TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Bulaşıcılık etkisi

Yabancılar buna “contagion” diyor. Ne demek peki contagion? Finans literatüründe bu ifade “önce bir ya da birkaç sorunlu varlık sınıfında başlayan satışların yaşanan paniğin arkasından, bahsedilen sorunla alakası olmayan göreceği sağlıklı diğer varlıklara sıçraması” olarak ifade edilir.

Karışık mı oldu?

Güncel bir örnek üzerinden gidelim. Geçtiğimiz temmuz ayından beri petrol fiyatları geriliyor. Temmuz ayından bugüne % 40’lık bir kayıp var petrolde. Diğer yandan Rus Rublesi de temmuz ayından beri değer kaybediyor. Ondaki değer kaybı da aynı dönemde % 50’yi aştı. Yani bulaşıcılık etkisi teorisine göre, sorunlu varlık sınıfı olarak “petrol düşüşünden negatif etkilenen Rus Rublesi” ortaya çıkıyor. Geçelim teorinin ikinci bölümüne. Rus Rublesi’ndeki kayıplar öyle bir notlaya geldi ki, aralık ayına kadar bu satışlara kayıtsız kalan başta Türkiye, Hindistan gibi petrol tüketicisi ülkelerin sermaye piyasalarında, son 2 haftadır panik satışlar görülmeye başlandı. Aslında petrol fiyatlarındaki düşüşten cari açık, enflasyon gibi konularda pozitif faydalanacak ülkeler bir yatırımcının satış dalgasından kaçamıyor. İşte buna “contagion” deniyor.

PETROLDE DİP NERESİ?

Cuma akşamı kapanışta ABD ham tipi petrol fiyatlarında 60 doların altına inilmiş ve 58 dolardan kapanış yapılmıştı. Brent petrolde son fiyat 62 dolardan geçti. Brent petrolde yılbaşından beri yaşanan kayıp ise % 45’i buldu. Bu arada hafta içinde hem OPEC’in, hem de Uluslararası Enerji Ajansı’nın (UEA) küresel petrol talebi konusunda görüşlerini aşağıya revize ettiğini gördük. Küresel enerji ihtiyacının arza göre çok daha az arttığını ifade eden UEA, “Şu an ortalama günlük 30 milyon varil petrol üreten OPEC ülkelerinin 2015 yılında 1.4 milyon (% 12 daha az) üretim yapması lazım” diyor. Ancak OPEC ülkelerinin hiçbirinin petrol üretimini kesmek gibi bir kararı söz konusu değil. Diğer yandan OPEC üyesi olmayan petrol üreticilerinin de başta ABD olmak üzere 2015 yılında düşen petrol fiyatlarına rağmen üretimi günlük ortalama 700 bin varil artırması bekleniyor.

Kısaca petrol arzı artıyor, talep artmıyor ve petrol fiyatları soluksuz düşmeye devam ediyor. Morgan Stanley’in raporunda en kötü ihtimalle 2015 yılında Brent petrolün 43 dolara kadar gerileyebileceği, ancak yıl ortalamasının 70 dolar olacağı beklentisi var. Bloomberg’e tahmin giren yatırım kurumlarının 2015 yılı için Brent petrol beklentisi ise 65 dolar.

Petrol fiyatlarında bu düşüş yatırımcının yukarıda anlattığımız bulaşıcılık etkisi psikolojisine girmesine neden oldu. Bu hafta özellikle dozunu artıran, aslında aralık başından beri devam eden bu psikolojinin de kökünde Rusya yatıyor. Hafta içinde faizini 100 baz puan artırarak %10.5’e çeken böylece 2 ay içinde toplam 250 baz puan faiz artırmak zorunda kalan Rusya, rubledeki kanamayı durduramıyor. Yılbaşından beri 100 milyar dolara yakın rezerv harcamasına ve ciddi faiz artışına rağmen, rubledeki değer kaybı % 45’in üzerinde, Rus Borsası yılbaşından beri % 45 değer kaybetmiş ve 10 yıllık tahvil faizleri son 6 yılın en yükseği % 13’e çıkmış vaziyette. Yani Rusya’da işler hiç iyi değil. Yatırımcının Rusya ile ilgi geçmişe dönük hatıraları ise “pek iyi değil.” 1998 yılında yine petrol fiyatlarında yaşanan şok düşüş ve Rus Rublesi’nin o zamanlar aşırı değerli tutulması sonucu yaşanan “Ruble krizi” sonrasında Rus hükümeti rubleyi devalüe etmek zorunda kalmış ve yabancı para cinsinden borçlarını ise zorunlu yapılandırmaya gitmişti. Kısaca moratoryum ilan etmiş ve “Borçlarımı ödeyemiyorum” demişti.

BUGÜN 98’DEKİ RUSYA’DAN ÇOK DAHA İYİ DURUMDA

Yatırımcı, 400 milyar doların üzerindeki rezervi ve % 10’lar seviyesindeki kamu borcu ile dünyanın 8. büyük ekonomisi olan Rusya’nın bundan 15 sene önceki durumuna göre çok daha iyi durumda olduğunu biliyor. Dolayısıyla bugün Rusya resmine bakıp “Moratoryum olacak” endişesi yaşayan yok.

Ancak..

Rus şirketlerinin son 15 yılda hızlı büyümeleri sonucunda ihraç ettikleri çok ciddi bir tahvil ve bono stokları var. Rusya’nın hızlı büyümesi ve ciddi sermaye çekmesi başta Rus bankaları olmak üzere Rus enerji, telekomünikasyon şirketlerinin Batı’dan yüklü borçlanmasına yol açtı. İşte şimdi sıkıntı çeken Rus şirketleri. Rusya’nın 2. büyük bankası Sberbank’ın dolar cinsinden 10 yıllık tahvil faizi % 12’ye çıktı. Bir başka Rus bankası VTB’nin 8 yıllık dolar cinsinden faizi % 12.5’te. Rus enerji şirketi Rosneft’in 8 yıllık dolar cinsi tahvil faizi % 8’i aştı.

Bağlıyorum...

Bulaşıcılık etkisi ciddidir. Bugün “Rusya, Ukrayna” der, yarın “Brezilya, Meksika” der.

Sonraki gün ise hiç suçu olmayan kenarda duranları vurur.

Yukarı