TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Almanlar bu işe nasıl ikna oldu?

Geçen haftanın beni en çok düşündüren sorusu buydu. Avrupa Merkez Bankası’nın 67 yaşındaki İtalyan başkanı Mario Draghi, piyasa profesyonellerinin beklediğinin çok üzerinde bir parasal genişleme açıkladı. Kime rağmen? Alman Şansölyesi Angela Merkel’e, Alman Merkez Bankası Başkanı Jens Weidmann’a rağmen. 

Peki bu iş nasıl oldu? Gelin ayrıntılara bakalım. 

Önce kısa bir matematik. Avrupa Merkez Bankası 45 milyarı Euro devlet tahvili, 5 milyar Euro’su özel sektör tahvili, kalanı da ipotekli tahvillerden oluşmak üzere aylık 60 milyar Euro tahvil alacak. Nereden alacak? İkinci piyasadan yani bankalar ve aracı kurumlardan. Ne kadar süre alım yapacak? Mart 2015’ten itibaren 19 ay boyunca. Toplam ne kadar alacak? 850 milyar Euro’su devlet tahvili geri kalanı şirket tahvili, ipotekli tahviller vs olmak üzere 1.140 trilyon Euro. 

HANGİ ÜLKE TAHVİLİNDEN NE KADAR ALINACAK? 

İşte Almanların “ikna sürecindeki” ilk ayrıntı. 850 milyar Euro’luk devlet tahvili alımı, Avrupa Merkez Bankası’nın sermayesine hangi ülke ne kadar katkıda bulunduysa ona göre belirlenecek. Örnek; Avrupa Merkez Bankası’nın Ocak 2014 itibarıyla 7.7 milyar Euro’luk ödenmiş sermayesi var. Bunun kabaca 2 milyar Euro’sunu Almanlar, 1.5 milyar Euro’sunu Fransızlar koymuş. İşte bu sebeple de, 950 milyar Euro’luk tahvil alımının % 25’i Almanlara, % 20’si Fransızlara gidecek. Hatta bunların yanına ekonomik problemi olmayan Avusturya, Finlandiya ve Hollanda’nın toplam % 10’unu da eklersek, 850 milyar Euro’nun % 55’i aslında “hiç de ihtiyacı olmayan” ülkelerin tahvillerine gidecek. 

Yani Almanların paketin büyüklüğünü “çok da dert etmemesinin” ilk sebebi bu! 

TAHVİL ALIMLARINI KİM YAPACAK? 

İşin püf noktasına yaklaşıyoruz. Tahvil alımlarının ilgili üye merkez bankaları yapacak. Örnek İspanya Merkez Bankası İspanya adına toplam 110 milyar Euro’luk İspanyol tahvili alımını yapacak. Bu tahvillerin olası bir batma (default) durumunda riskin büyüğü İspanyol Merkez Bankası’nın (AMB) üzerinde olacak. Avrupa Merkez Bankası’nın devlet tahvilleri için aldığı maksimum risk % 8 kalan özel sektör ve varlığa dayalı tahvillerin batması durumunda ise AMB’nin aldığı risk sadece % 12. 

Kısaca toplam 1.140 trilyon Euro’luk tahvil alım programında AMB’nin (dolayısı ile en büyük ortak Almanya’nın) batma durumunda aldığı risk 100 milyar Euro ile sınırlı. 

Anlaşılacağı üzere Almanya Draghi’nin “Bravo!, Büyük cesaret!” diye satılan tahvil alım programını, kendisini çok düşündürecek bir şey olmadığı için kabul etmiş gözüküyor. 

PEKİ DRAGHI’NİN PLANI TUTAR MI?

Bu sorunun cevabı da uzun bir yazı gerektirir ama kısa cevap “Çok zor!” 

Avrupa’da para politikaları ile halledilebilecek olanlar çok az. Sorun ne daha fazla likidite, ne de daha düşük faiz. 

Sorunun kaynağında mali politikalar yatıyor. Yani vergi indirimleri, kamu harcamaları, yatırım teşvikleri gibi. Bunlar var mı?

Nein!

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
27 Ocak 2015 Salı, 03:45 Misafir Peki neden nein cünkü weimarer republik sonra deutsches reich bu nedenle nein Birazdaha eskilere gidersek roma imparatorlugu
26 Ocak 2015 Pazartesi, 21:24 Misafir tasarruf,tasarruf diyerek paramızı erittiler.yetmedi suni göstergelerle elimizden almaya çalışıyorlar.göstergelere bakarmısınız döviz yukarı faiz aşağı hemde kısa vadeli 80 milyar dolar borcu çevirecek olan bir ülke.yerli ve yabancı finansçılar birlik olmuş paramızı çalmaya çalışıyorlar ancak bu sefer yok olacaklar.
26 Ocak 2015 Pazartesi, 13:00 Misafir sorun anomalik paradoks biz şimdi cambaza bakıyoruz birkaç aya kalmaz piyasalar aşagı yapar kimse en yüksekten almak istemez, mb ler borsaların esiri olmuş böyle gitmez bu halka kırılacak,ne demiş atalarımız ,,biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar.
Yukarı