TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Zirve sonrası dalgalı seyre devam

 

Hafta boyunca Ankara’da herkes bir üstüne brifing verdi. Zirveler düzenlendi. 130 sayfalık sunumlar yapıldı ve resmi açıklama ile duyuruldu ki, “Konu tatlıya bağlanmıştır”.

Uzun süredir gündemi meşgul eden ve her Merkez Bankası faiz kararının ardından siyasilerin “Bu faiz indirimi yetmez” minvalinde ifade edilen demeçler piyasayı bir süredir endişelendirmeye başlamıştı. Bir ara eleştirilerin dozu iyice artınca, ekonomi yönetimindeki önemli isimlerin “istifalarına” kadar spekülasyonlar aldı yürüdü. Dolayısı ile “konunun tatlıya bağlanmış olması” son derece iyi bir gelişmedir.

Öyledir öyle olmasına da, 17 Mart Merkez Bankası faiz toplantısını görmeden tam olarak piyasanın bu konuda ikna olması kolay değil.

Neden?

Piyasa için önümüzdeki hafta kritik. 17 Mart’ta TCMB faiz kararı, arkasında da 18 Mart’ta ABD’de FED toplantısı var. FED toplantısında büyük ihtimalle tutanaklardan “sabır” (patient) ifadesi çıkacak ve mart sonrası büyük ihtimalle haziran sonrası FED’in ilk faiz artırımının önü açılmış olacak. Bundan bir gün önce ise TCMB 2015 yılın 3. faiz kararını açıklayacak. İlk 2 toplantıda 75 baz puan faiz indiren ve birçok kez “çekingen olmak, korkak davranmak ve piyasanın arkasında kalmakla” itham edilen Merkez Bankası hazırda her şey “tatlıya bağlanmışken” nasıl bir karar alacak?

Piyasanın beklentisi mevcut koşullar göz önüne alındığında faiz indirimi yapılmaması ya da sadece 25 baz puanlık bir indirimle yetinilmesi şeklinde.

NEDİR BU KOŞULLAR?

ABD Doları’nın, Türk Lirası, Meksika Pezosu, Endonezya Rupisi karşısında tüm zamanların, Euro karşısında son 12.5 yılın, Brezilya Reali karşısında son 12 yılın, İngiliz Pound’u karşısında son 5 yılın zirvesine çıktığı bir dönemden geçiyoruz.

ABD kısa vadeli tahvil faizlerinin (1 ve 2 yıl) son 4 yılın zirvesine çıktığı günlerdeyiz.

Yunanistan’ın Euro Bölgesi ile yollarının ayrılmasına her geçen gün daha fazla yaklaşıldığının anlaşıldığı zamanlardayız.

Ayrıca, gelişmekte olan ülkeler fonlarından mart ayı itibarıyla yaşanan 5 milyar dolarlık çıkış, Bloomberg NEWS’ın haberine göre 800 milyar dolarlık büyüklüğü ile dünyanın en büyük kamu fonu olan Norveç Sovereign Fonu’nun Avrupa, Rusya ve Türkiye’deki payını azaltıyor olması gibi gelişmeleri de yakın zamanda yaşadığımız olumsuz duruma ekleyebiliriz.

Şimdi bu şartları muhtemelen göze alacak olan Merkez Bankası bu hafta nasıl bir karar alacak? Açıklanacak herhangi bir karar “tatlıya bağlanan” konunun yeniden alevlenmesine yol açar mı?

İşte piyasanın bu soruların cevabını almadan tam olarak “konuyu” gündeminden düşürmesi pek mümkün görünmüyor.

KUR NEREDE DURUR?

Bu hengâme içinde herkesin aradığı bir cevap da bu. Dolar / TL’de yükseliş nerede durur? Geçen hafta içinde BloombergHT izleyicilerinden de, 3 günlüğüne gittiğim Cannes uluslararası gayrimenkul fuarına katılan Türk işadamlarından da, Uludağ’da yapılmakta olan Ekonomi Zirvesi’nden de en çok gelen soru “kurun seviyesiydi”.

Bu sorunun net bir cevabı yok. Ancak net olan şu “kendi göbeğimizi kendimiz kes(e)miyoruz”. Bütün kurlar gibi TL de dolara karşı değer kaybediyor.

Daha kaybeder mi? Olabilir. Çünkü ABD Doları’na dünya genelinde inanılmaz bir kaçış var. Peki biz herkes kadar mı değer kaybediyoruz? Hayır, en fazla kaybedenler arasındayız. TCMB bunu engelleyebilir mi? Çok fazla yaptırımı yok. En fazla günlük dalgalanmayı azaltabilir.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
18 Mart 2015 Çarşamba, 13:21 Misafir Cuneyt bey cok dogru yorumlariniz var..Altin konusunda onumuzdeki 3 yili nasil gordugunuze dair bir yazi bekliyoruz..saygilarimla..erdem
Yukarı