TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

‘Gümrük Birliği’ni askıya alırız’

 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, BloombergHT’de konuğumuz oldu. Bakanla dış ticaret ve seçimler sonrası Türk ekonomisi üzerine uzun bir sohbet yaptık. Bilindiği gibi Ekonomi Bakanı Zeybekci zaman zaman verdiği demeçlerle piyasaların “hop oturup, hop kalkmasına” neden olmuştur. Bakanın özellikle kurun seviyesi, Merkez Bankası’nın görev tanımı ve piyasa faizleri konularında, “net ve bir o kadar da sert görüşlerini” destekleyenler kadar şiddetle karşı çıkanlar da olmuştur. Bakanın BloombergHT’ye verdiği bu son mülakat da, ekonomi dünyasında yine çok tartışma yaratmaya aday gözüküyor.

‘AMERİKAN İŞGALİ ANLAMINA GELİR’

Bakan Zeybekci ABD ile AB arasında imzalanacak olan serbest ticaret anlaşması (TTIP) konusunda çok angaje. Mevcut durum AB ile ABD’nin imzalayacağı anlaşma sonrasında Türkiye’nin dışarıda kalması ile sonuçlanıyor. Türkiye’nin AB ile imzalamış olduğu Gümrük Birliği anlaşmasının şartları ve mevzuatı, ABD’nin TTIP içinde Türkiye’ye serbest olarak mal satabileceği ancak karşılığında Türkiye’nin ABD’ye aynı şartlarla mal satmasının mümkün olmadığı bir yapıda kurulmuş. Kısaca biz pazarız onlar oyuncu.

Ancak işin bir de başka bir tarafı var ki; Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 40’ı Euro Bölgesi’nden geliyor. 2014 sonu itibarıyla yaptığımız 150 milyar dolarlık ihracatın 67 milyar dolarlık kısmı AB’den geliyor. Son 4 senedir sadece AB’ye yaptığımız ihracatın büyüklüğü 250 milyar dolar, Türkiye’nin GSYH’sının 1/3’ü kadar.

Bakan Zeybekci, TTIP serbest anlaşması hakkında son derece sert konuştu ve “ ...eğer Türkiye dışarıda kalırsa ticari olarak Amerikan mallarının işgali ile sonuçlanır” dedi.

Zeybekci, bu durumu AB yetkilileri ile defalarca konuştuklarını ve AB başkentlerini tek tek gezerek bu durumun düzeltilmesi gerektiğini belirtti ve ekledi “ ... kendilerinin anlayacağı dilden konuşuyoruz. Eğer bu çarpık durum düzeltilmezse Gümrük Birliği’ni askıya alırız”.

ÇİN MALLARI TAKİPTE

Bakan Zeybekci ile konuştuğumuz bir başka konu da, benim yakın zamanda yazdığım “Çin’e verdiğimiz yüksek miktarlı ticaret açığı” oldu. Yıllık 23 milyar dolara yakın ticaret açığı verdiğimiz ve enerji ya da hammadde ithal etmediğimiz Çin, Bakan Zeybekci’nin de radarında. Alınan tedbirler sonrasında geçen seneye göre başta Çin olmak üzere Uzakdoğu Asya’dan ithal edilen bazı ürünlerin (örnek ayakkabı) geçen seneye göre yarı yarıya indirildiğini belirten Zeybekci, Türkiye’nin kendi imkânlarıyla rahatlıkla yapacağı ve sonucunda en az 30 milyar dolarlık ithalat azalışını sağlayacak kapasitesi olduğunu belirtti.

Anlaşılan o ki seçimler sonrasında dış ticaret ve özelinde de ihracat kalemleri gündemde olacak. Küresel ölçekte yaşanan soğuma, arka arkaya imzalanan Serbest Ticaret Anlaşmaları ve kur savaşları bütün ülkeleri olduğu gibi Türkiye’nin de gözünü bu konuya çevirmesine yol açmış. İhracat yapmak için elzem olan ve çoğu zaman ithal etmek durumunda kaldığımız birçok üründe KKDF oranının yüzde 0’a indirilmesi, ihracatçıya EximBank üzerinden verilen finansman desteği ve yeni ticari partnerler bulması konusundaki devlet desteği çok yerinde hamleler.

Ancak...

Bakan Zeybekci’nin dediği gibi montaj sanayiine dönüşmüş bir ihracat yapımız var. Bizde olmayan hammadde ve enerjiyi, pahalı döviz ile ithal edip üzerine de ciddi bir katma değer işleyemeden satıyoruz. Tespit doğru.

Peki tedavi?

Orada da iyi niyetli hamleler var. Ancak, eğitim sistemimiz düzelmeden, pozitif bilime yatırım yapmadan, yatırımcının kafasındaki “soruları” çözmeden ve en önemlisi kendi insanımıza yatırım yapmadan “ne yapsak boş!”

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
14 Nisan 2015 Salı, 10:52 Misafir Birader bu kadar üstü kapalı , bu kadar dolambaçlı eleştirirsen Bakanı , ekonomik ve bilimsel gerceklerin sebebi kristal gibi açıktır
Yukarı