TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

İngiltere’nin kritik seçimleri ve biz

 

Seçimin en önemli konularının başında ekonomi ve partilerin bu konudaki vaatleri geliyor. Bloomberg HT olarak biz de bu 1.5 ay boyunca seçime katılan 4 partinin ekonomi kurmaylarını yayınımıza davet ettik. AK Parti’de yeni dönemde ekonomide önemli bir rol alması beklenen eski Borsa İstanbul Başkan Dr. İbrahim Turan, CHP’nin iddialı ekonomi bildirgesine imzasını atan Prof. Selin Sayek Böke, MHP’nin ekonomi kurmayı eski Merkez Bankası Başkan Durmuş Yılmaz ve 2015 seçimlerinin en fazla tartışılan partisi HDP’nin ekonomideki yeni sesi Sezai Temelli, Bloomberg HT’de olacak.

Ben de bu yayınları ve partilerin ekonomi bildirgelerini süzgeçten geçirip bu köşede yorumlamaya çalışacağım.

Şimdi bu kısa hatırlatmayı yaptıktan sonra Avrupa’nın bir başka ucuna, 7 Mayıs’ta seçimlere gidecek olan İngiltere’ye uzanalım. Türkiye’nin AB sürecinde önemli destekçilerinden ve en fazla ihracat yaptığı ilk 5 ülke arasında olan İngiltere’deki seçimler, İngilizleri olduğu kadar bizi de ilgilendiriyor.

Önce kısa bir özet... 2009 Lehman krizi sonrası ekonomik durgunluğun şiddetli yaşandığı İngiltere’de, 70 sene sonra bir ilk yaşandı ve 2010 seçimlerinde koalisyon çıktı. David Cameron’un liderliğindeki Muhafazakâr Parti yüzde 36 oyla seçimlerden birinci çıkmasına rağmen parlamentoda gerekli 326 vekil sayısını yakalayamadı. Seçimlerde İşçi Partisi yüzde 29 oy almış ve flaş sonucu ise yüzde 25 ile Liberal Demokratlar elde etmişti. Cameron, Liberaller ile hükümet kurdu ve birçoğunun “1 yıldan uzun ömürlü olmaz” dediği hükümet 2015’e kadar geldi.

Şu anki durum... Seçimlere 15 gün kala anketler şöyle diyor: Cameron’un Muhafazakâr Parti’si yüzde 34 (tahmini 275 vekil), Ed Miliband’ın İşçi Partisi yüzde 32 (tahmini 272 vekil), Nigel Farage’nin Milliyetçi UKIP’i yüzde 11 (tahmini 4 vekil), Clegg’in Liberal Demokrat Partisi ise yüzde 10’larda (tahmini 28 vekil). Seçimlerin kilit partisi İskoç Milliyetçiler’in (SNP) oy oranı yüzde 9’larda ancak parlamentoda İskoç oyları için ayrılan 59 vekilin 55’ini alacak gibi görünüyorlar.

Kim ne diyor?

Muhafazakar Parti: Aslında son 5 senede ekonomi alanında iyi iş çıkardılar. Ekonomi yeniden yüzde 3 büyümeye başladı, işsizlik yüzde 5’lere geriledi. Yüzde 50’lerde olan gelir vergisini 45’e düşürdüler. Daha fazla düşürmeyi taahhüt ediyorlar

Cameron’a en büyük eleştiri, bankacılık sektörü başta olmak üzere sermayenin kayırıldığı ve bütçe dengesinin büyük oranda sosyal yardımlar ve kamu harcamalarında yapılan kesintiler sonucu oluştuğu yönünde. Cameron diğer büyük eleştriyi, sağlık sisteminin (NHS) düştüğü sıkıntılı durumdan alıyor.

Ayrıca Cameron, AB konusu ve göçmenlik yasalarında da oldukça sert. AB’nin bu haliyle İngiltere’nin yararına olmadığını düşünüyor ve 1 yıl içinde AB için referandum öngörüyor. Göçmenlik yasasının ise mutlaka gözden geçirilmesini istiyor. Muhafazakâr Parti’nin oyları genel olarak (İskoçya hariç) bütün ülkeye dağılmış görünüyor.

İşçi Partisi: Ed Miliband anketlerde partisini iktidara ortak hale getirmiş. Miliband vergi artışını savunuyor. Gelir vergisinde yeniden yüzde 50’lik üst banda dönüşmesini, kurumlar vergisinin artırılmasını ve “süper tax” diye bilinen banka bonuslarına uygulanan verginin 2 yıl daha kalmasını istiyor. Buna karşılık bütçede kemerlerin daha fazla sıkılmamasını ve NHS başta olmak üzere sağlık, sosyal ve diğer kamu harcamalarını artırılmasını dile getiriyor. AB’de ise kesinlikle kalınmasını istiyor. İşçi Partisi, Londra başta olmak üzere kuzeyde sahil kesiminde daha başarılı.

İskoç Milliyetçi Parti: SNP, 50’ye yakın vekiliyle İşçi Partisi’ni destekleyeceğini açıkladı. Ancak Miliband, SNP’nin geçen seneki İskoçya bağımsızlık referandumunda “ayrılık oyu” kullanması sebebiyle bu çağrıya şimdilik evet demiyor. İşçi Partisi’nin ekonomi manifestosuna yakın bir duruş sergileyen SNP’ye İskoçlar hariç İngiltere genelinde kuşkulu bir bakış var.

Sonuç...

Seçim sonrası İngiltere’de anti göçmenlik, anti AB konuları çok tartışılacak görünüyor. Yerli sermayenin korunması, IŞİD konusunda ortak bir tavır şimdiden sergileniyor. Olası sonuçlara göre din ve ırk konusunda geniş bir toleransın hâkim olduğu İngiltere’de daha sert bir yönetimin de oluşması ihtimal dahilinde.

Yukarı