TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

7 Mayıs sonrası İngiltere...

 

Geçen yazımızda 7 Mayıs’ta İngiltere’de yapılacak seçimlerin ülke tarihi için son derece kritik olduğunu yazmıştım. Bu yazıda da örneklerle bunun sebeplerine girmek istiyorum.

HSBC ÜLKEDEN AYRILMAYI DÜŞÜNÜYOR

1996 yılında yani Hong-Kong’un yönetimi İngiltere’den Çin’e geçmeden 4 sene önce, merkezini Asya’dan Londra’ya taşıyan HSBC dün şok bir açıklama yaptı.

HSBC CEO’su Douglas Flint seçimler sonrası bankanın Head Office’ini (Genel Müdürlüğü) Londra’dan taşımak için araştırmalar yaptıklarını açıkladı.

Hem Muhafazakârların hem de İşçi Partisi’nin seçim bildirgesinde bankacılık sektörü için kriz zamanında konulan vergilerin devamı ve denetimlerin artırılması yönündeki taahhütler HSBC CEO’sunu bu araştırmayı yapmaya itmiş. Douglas Flint ayrıca Başbakan David Cameron’un seçimleri kazanırlarsa 1 yıl içinde “AB’de kalmayı referanduma” götüreceğini açıklamasını da çok önemsiyor ve AB dışında kalacak bir İngiltere’nin HSBC’nin merkezi olması fikrine sıcak bakmıyor.

250’den fazla yabancı bankanın faaliyet gösterdiği,150 bin kişinin çalıştığı Londra finans merkezi, HSBC’nin alacağı kararları bekliyor.

İNGİLİZ STERLİNİ’NİN DURUMU

ABD Doları’na karşı yıl başından bugüne yüzde 10 değer kaybeden sterlinde de gözler seçimlerde. Fonların seçimler öncesinde dokunmak istemediği İngiliz Sterlini’nde de, 7 Mayıs sonrası resim pek parlak değil. Geçen yıl bu zamanlarda 1 Pound 1.75 ABD Doları ederken şimdi parite 1.45’e kadar gerilemesine rağmen trader’lar hâlâ çekimser. Geçen yıl beklentilerin üzerinde yüzde 3 büyümesine rağmen sterlinin değersiz kalmasında öne çıkan konu, seçimler sonrası yaşanabilecekler. Döviz piyasasında işlem yapan trader’lar eğer İşci Partisi kazanırsa uygulayacağı gevşek mali politikaların sterline yaramayacağını düşünüyor. Muhafazakâr Parti’nin zaferi durumunda ise “AB referandumu” problemi var ki olası AB’den çıkış durumunun Sterlin’de sert kayıplara yol açması bekleniyor.

Kısaca İngiliz Sterlini için seçim sonrası resim parlak değil!

KUTUPLAŞMA MESELESİ

İngiliz gazetesi Guardian’ın bu hafta geniş bir şekilde ele aldığı konu, siyasette kutuplaşmaydı.

İşçi Partisi Lideri Ed Miliband’ın da Başbakan David Cameron’u eleştirdiği noktalardan biri bu: Siyasi söylemlerle seçmenlerin milliyetçiliğe yönlendirilmesi. Bu noktada Muhafazakâr Parti’nin “AB referandumu”, İskoç Milliyetçi Parti SNP’yi dışlar ve yükselen parti durumundaki İngiliz Milliyetçi UKİP’in tabanına uygun söylemleri yukarıda bahsi geçen “milliyetçi” akımların artmasına yol açıyor. Bu durumda da uzun süre sonra ilk kez İngiltere’de seçimlerde milliyetçiliğin ana temalardan birisi olduğunu görüyoruz.

Aldığı göç ile nüfusun yaşlanmasının önüne geçen, aynı göç ile kaliteli ve rekabetçi bir işgücü sağlayan ve hatta AB krizinden en önce çıkan İngiltere’nin son tahlili bu şekilde. Sözün özü seçimler sonrası resim maalesef çok net değil.

Yukarı