TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Seçimlere doğru Türk piyasaları

 

Önce piyasada son 1 haftadır neler oluyor ona bakalım...

Her şey nisan başında başladı. Dolar endeksi 97’li seviyelerde dolaşıyordu. Dışarı sakin, içeride ise göreceli bir sükûnet vardı. Ancak bu çok uzun sürmedi ve 8 Nisan’da açıklanan FED tutanaklarıyla keyifler kaçtı. Tutanakları okuyan piyasa, FED’in faiz artırımında şakasının olmadığını anladı ve “şafak o an attı”. O tarihten sonra ise dolar endeksi yeniden yükseldi, ta ki geçen cumaya kadar.

Son 1 haftadır piyasada yeniden “FED bu verilere bakar faizi artıramaz” beklentisi oluştu. Ay başından beri ABD’den gelen verilerin bir miktar zayıf olması ve “Güçlenen dolar ABD’nin ihracat kalemini negatif etkiliyor” görüşünün yeniden ağırlık kazanması, piyasanın çarşamba günü açıklanacak FED faizi kararı öncesinde yeniden ümitlenmesine neden oldu.

Diğer yandan Yunanistan’dan gelen “12 Mayıs öncesi Troika ile son dakika anlaşması olabileceği” beklentileri de doların Euro’ya karşı değer kaybetmesine yol açıyor.

İşte bu haberlerin eşliğinde Dolar Endeksi ayın başında yaptığımız kazanımları geri verdi ve yeniden 96.00 seviyelerine geriledi. Kısaca piyasa mayıs ayı öncesinde yeniden “ümitlendi”.

TÜRK VARLIKLARI NİSANDA NEGATİF AYRIŞTI

Yukarıdaki hikâyeyi Türk varlıklarına uyarladığımızda resmin farklı olduğunu görüyoruz. Birçok ülke kurunun dolara karşı ay boyunca kaybettiklerini geri aldıklarını gözlemlerken, TL’deki toparlanma sınırlı kaldı.

Aynı durum faiz cephesinde de geçerli. Ay boyunca gelişmekte olan ülkelerde yükselen lokal faizlerin, son 1 hafta içinde ciddi toparladığını ancak Türk tahvillerinde aynı durumun geçerli olmadığını görüyoruz.

PİYASA, SATIN ALACAK HİKÂYE ARIYOR

Görüldüğü gibi son 1 ayın bize verdiği tahribat yüksek. Bunun nedeni ise seçim sürecine yaklaşıyor olmamız ve piyasanın bir türlü “alacak hikâyeyi” bulamıyor olması.

12 yıl boyunca devam eden bir iktidarın yeniden tek başına yönetime gelecek oyu alıp alamayacağı, olası bir koalisyon durumunda hangi partilerin bir araya gelebilecekleri, HDP’nin baraj altında kalması durumunda barış süreci ve Anayasa değişiklikleri gibi konular, Türk yatırımcının üzerine kafa yorduğu ve çözüm bulamadığı noktalar.

Bu ana başlıkların altında ise, seçimlerden sonra ekonomi ekibinde kimler olacağı; yüzde 2- 4 bandına takılmış olan büyümenin bu rakamların üzerine yeniden nasıl çıkarılacağı; özel sektörün ciddi miktarda bulunan döviz borcunun kurun yeni seviyesiyle sorun çıkarıp çıkarmayacağı ek soruları da kafalarda yer etmiş vaziyette.

Dolayısıyla Türk varlıkları için 7 Haziran tarihine kadar ayırt edici ve fiyatlara son halini verecek olan konu, FED’den ziyade seçimler ve sonuçları olacak gibi gözüküyor.

Yukarı