TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Gözler FED’de, akıllar seçimlerde

 

Herkesin aklı fikri FED’de. Bizim Merkez Bankası Başkanı’nın adını bilmeyen ahalimiz, FED Başkanı Yellen hakkında karakter analizi yapıyor. “Kabineyi say” desen, 3 isim ancak söyleyebilecek olan vatandaşımız, FED üyelerini “şahin” mi, “güvercin” mi diye ayırt etmeye kalkıyor. Diğer yandan yaklaşan seçimler ve olası sonuçları da sokaktaki vatandaşın ekonomi tahminlerinde yer etmeye başlamış.

Bu sebeple bu cumartesi yazımızın konusu, “görülen acil lüzum üzerine” akıllardaki FED ve iç piyasadaki gelişmelerin piyasalara etkileri üzerine olsun.

-FED faizleri artıracak mı? Ne zaman?

Bloomberg’ün dünya genelinde saygın ekonomistlerle yaptığı ankete göre yüzde 70 eylül ayında, yüzde 10 ise haziran ayında ilk faiz artırımını bekliyor. Kalan yüzde 20’nin yarısı 2015 Ekim ya da Aralık diyor, diğer yarısı ise 2016’ya kalır.

-Dolar daha fazla değer kazanır mı?

ABD Doları’nın 6 majör ülke kuruna karşı değerini belirleyen dolar endeksi, yüzde 20’nin üzerinde değer kaybetti. Şu an 96 seviyelerinde olan ve 1 ay kadar önce 100’lere kadar çıkan bu endeks, son 12 yılın en değerli ABD Doları anlamına geliyor. ABD’nin ticaret hacmiyle hesaplanan ticari kur ise “2004’ten beri en değerli ABD Doları oluştu” diyor. Kısaca FED’in faiz artırımı büyük oranda fiyatlandı. Şu an FED faizinin yüzde 0-0.25 arasında olduğunu hatırlatarak, 2015 yılı içinde en fazla 50 baz puan (2 kez artırım) mevcut dolar endeksinde “büyük oranda” fiyatlanmış durumda. Ancak bu doların gevşeyeceği anlamına gelmeyecektir. Olsa olsa bir süreliğine “yatay seyir” diye yorumlanabilir. Çünkü eğer ABD ekonomisi için işler yolunda giderse 2016 ve 2017’de sırasıyla FED faizinde 100 baz puan ve 120 baz puanlık artışlar bekleniyor ki bu da daha değerli ABD Doları anlamına gelecektir.

-ABD faizleri ne durumda? Bizde faizler daha fazla artar mı?

İşte bundan sonra canımızı sıkabilecek konu. Son 1 ayda bütün gelişmiş ülke tahvil faizleri artıyor. Nisan ayı boyunca 10 yıllık tahvil faizlerinde İngiltere’de 30, İtalya’da 25, ABD’de 24, Almanya’da 20 baz puan artış oldu. Bunlar kulağa düşük gelebilir ama oransal olarak 1 ay için ciddi yükselişler. FED’in faiz artırımını bu zamana kadar görmezlikten gelen tahvil piyasası, Avrupa’da da işlerin yavaştan yoluna giriyor olması beklentisiyle uykudan uyandı. Bu yükselişin devamı bizi vurur. İçeride 2 yıllık tahvil faizleri zaten 2 haneye çıktı. Korkarım ki bütün getiri eğrisi (10 yıla kadar) yakın zamanda yüzde 10 bandına oturacak.

-Türk Lirası’nın değer kaybı devam edecek mi?

Yılbaşından beri en kötü performans gösteren gelişen ülke (EM) kuru TL. Nisan ayında hemen tüm EM kurları ABD Doları’na karşı aylık bazda değer kazanırken biz nette değer kaybettik. Bunun bir anlamı var: Türk varlıklarını şu an FED’den ziyade iç politika ve bize özgü hikâyeler etkiliyor. Yani seçimler.

Anketler açıklandıkça HDP’nin barajı aşması ve AK Parti’nin de yüzde 44-45 bandının altında kaldığı takdirde ciddi bir “276 milletvekili” sıkıntısı oluşabileceği konuşuluyor.

Kişisel tercihler açısından, orta vadede Türk siyasetinde normalleşme açısından olası bir koalisyon ihtimali farklı değerlendirilebilir. Hatta birçokları açısından ilerisi için “pozitif” olarak da adlandırılabilir. Ancak biz “şimdilik” bu tartışmaya girmeyelim ve konuyu “piyasa fiyatlaması” çerçevesinde işleyelim. 12 yıllık tek parti iktidarı, alışılmış kadrolar ve tahmin edilebilir ekonomi politikalarının ardından piyasa için olası bir koalisyon durumda bir sürü “belirsizlik” ortaya çıkacak ve genel anlamda “belirsizlik” piyasa için “artı risk primidir!”

Ancak bir kez daha hatırlatıyorum; piyasalar kısa vadede belirsizliği sevmezler ve satarlar. Ancak orta ve uzun vadede eğer belirsizliği ortadan kaldıracak, risk primini azaltacak yeni oluşumlar ortaya çıkarsa bunu da hızla pozitif fiyatlarlar.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
02 Mayıs 2015 Cumartesi, 19:33 Misafir Kisacasi işler kötüye gidiyor tl de kalmayin
Yukarı