TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Seçimlerin sonunda politik risk bitiyor mu?

 

Sanırım herkesin aklında aynı konu var; seçimler. İş dünyası, piyasalar hatta sokaktaki vatandaş dahi aynı şeyi söylüyor “ ... şu seçimler bir geçsin de, ondan sonra karar veririz”. Yapılacak yeni yatırımlar, istihdam artışları hatta alınacak gayrimenkul kararı bile seçimlerden sonraya havale edilmiş vaziyette. Gerçi son açıklanan TÜİK verilerine göre İstanbul’da yüzde 27 artan konut fiyatları ya da otomobil satışlarında ilk 4 ayda yakalanan rekor satış rakamları bir yandan işlerin yolunda gittiğini söylese de, sanayi üretimi hiç de iyi sinyal vermiyor. Sanayi üretimi ile büyüme verisi arasındaki korelasyon bilindiği gibi oldukça yüksektir. 3 aylık ortalama rakamlara sanayi üretimine baktığımızda gördüğümüz resim bize “yıllık yüzde 1.5 düzeyinde büyüme var” diyor. 6 ay evvel bu rakam yüzde 4’ler seviyesindeydi.

İmalat sanayiinde ise durum daha vahim. Son 3 ayda alınan mal siparişlerinin yüzdesi ise nisan ayı itibarıyla yüzde 2’ye gerilemiş vaziyette. Diğer yandan altın hariç Türkiye’nin nisan ayı ihracat rakamı yıllık yüzde 10 gerilemeyi işaret ediyor.

Kısaca tüketim tarafında birkaç noktada kıpırdanma olsa da üretim tarafında tam anlamıyla bir “bekle gör” durumu var.

Peki sorun ne?

İlk akla gelen açıklama küresel ölçüde yaşanan durgunluğun yarattığı talep eksikliği ve FED’in faiz artışı sürecinin yaklaşıyor olmasının sebep olduğu piyasalardaki volatilite.

Ancak işin bir de seçimler boyutu var.. 2002 yılında yapılan genel seçimler sonrasında 2 kez daha genel seçim yapıldı. Şimdi ise son 13 yılda yapılacak olan 3. seçim. Yani zamanında yapılan normal bir genel seçim. Daha evvel yapılan seçimlerin arifesinde, ekonomide seçim sonuçlarına yönelik bir risk belirmemişti. Bu seçimlerde ise piyasa “satın alabileceği bir hikayeyi” iş dünyası ise “satışlarını artıracak, yatırımları hızlandıracak bir sonucu” bulmakta zorlanıyor.

Ak Yatırım’ın bu konuda yakın zamanda açıklamış olduğu bir raporunda şöyle deniyor: “... mevcut tek parti iktidarının devamı halinde dahi, AK Parti içinde yaşanabilecek olan güç dengeleri çatışması ve bunun yatırımcı güvenini azaltacak olması, seçimler sonrasında politik riskin devam etmesi anlamına gelecek.” Yine aynı raporda HDP’nin barajı aşması halinde AK Parti’nin “tek başına iktidar” ihtimalinin azalacağı belirtilirken, seçim sonuçları sonunda tek parti iktidarına yüzde 70 - 75, azınlık hükümeti ihtimaline ise yüzde 25 - 30 arası bir ihtimal verilmiş.

Raporun da belirttiği üzere Türkiye son 13 yıldır ilk kez sonucunu tahmin edemediği ve oluşabilecek olan her türlü sonuçta farklı senaryoların devreye girebileceği bir seçime gidiyor.

Küresel durgunluk, FED faktörü, güçlenen dolar yanında içeride de seçimlerle ilişkili çok sayıda soru işaretine maruz kalan ekonomi aktörlerinin ayağını gazdan çekip, hafifçe frene dokunmasının sebebi budur.

Peki seçim sonunda ayaklar yeniden gaza basar mı?

İşte yazının sonunda en kritik soruya geldik.

Önce kısa cevap: Hayır!

Piyasaların ya da genel olarak ekonominin aktörlerinin seçimlerde aradığı sonuç genelde aynıdır: “Güçlü, stabil, hızlı karar alabilen bir hükümet.” Biz kısaca buna tek parti iktidarı diyoruz. Ancak raporda da yazıldığı gibi Türkiye için seçim sonuçlarından çıkabilecek bir tek parti iktidarı dahi akıllardaki bütün soruları silmekte zorlanacak. Başkanlık sistemi tartışmaları, parti içi güç dengeleri, barış sürecinin akıbeti ve seçmenin polarizasyonu gibi konular “ekonomi ve sorunlarının” uzun bir süre muhatapsız kalmasına yol açabilir.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
12 Mayıs 2015 Salı, 19:30 Misafir bu sene ve gelecek sene de düşük büyüme yaşama olasılığı yüksek. türkiye yeniden orta gelir tuzağına yakalandı.bir yandan enflasyon, bir yandan işsizlik, halkın geçimini zora soktu.
12 Mayıs 2015 Salı, 02:00 kursat.uvez@pobox.com secimlerle tabiki risk bitmiyor. secimler, demokrasinin iyi isledigi durumlarda hizli degisiklige sebep olabilir. secimlerin benzeri durumlarda nasil kullanilip, insanlarin demokrasiye guvenini nasil azaltigi konusunda yazilar var. yukaridaki yorumlardan biriside onu ima ediyor. secimler, su anda sadece politik krizden cikilabilme yolunun acilmasina sebep olabilir, o kadar. bu bile yillar suren ,zorlu, ne yazik ki yasanmasi gereken bir surec.
10 Mayıs 2015 Pazar, 14:37 Misafir ya da otomobil satışlarında ilk 4 ayda yakalanan rekor satış rakamları bir yandan işlerin yolunda gittiğini söylese de, ikinci el piyasası niçin yüksek ve yükselmeye devam ediyor o zaman ?
Yukarı