TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Türkiye’nin OECD ile imtihanı

 

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü ya da İngilizce adı ile OECD. 1960’larda kurulmuş olan OECD’nin bugün Avrupa’dan Asya’ya, Amerika’dan Pasifik’e kadar uzanan toplam 34 üyesi var. Türkiye amacı üye ülkelerdeki halkın yaşam standartlarının geliştirilmesi akabinde de sürekli ve dengeli bir ekonomik gelişimin sağlanması olan OECD’nin 1961 yılından beri kurucu üyesidir.

OECD başta eğitim, iş güvenliği, yatırım olmak üzere tarım, rekabet hukuku, vergi yönetim, şeffaflık ve benzeri birçok alanda her yıl raporlar açıklar ve ülke ve sektör bazında da karşılaştırmalı veri setleri ortaya koyar.

Bu cumartesi sabahı bizim kurucu üyesi olduğumuz OECD’yi bu kadar detaylı anlatmamızın sebebi ise aşağıda okuyacağınız OECD Türkiye raporundan alınmış genel bir “Türkiye ve diğerleri” sıralamasını daha anlamlı hale getirmek.

OECD ASGARİ MAAŞLAR SIRALAMASI

34 üyeli OECD’de, asgari ücretlerin ABD Doları bazında 2013 sonu itibarıyla saatlik karşılaştırılması yapıldığında 4.45 dolar ile Türkiye 27. sırada. Bizim altımızda olan ülkeler Portekiz, Macaristan, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Şili, Estonya ve Meksika.

Bir de işin vergi kısmına bakalım. Burada maalesef elimizde 2010 sonu istatistikleri var. Bir kısmı SSK primi bir kısmı ise gelir vergisinden oluşan bu toplam vergi yüküne, OECD’ye üye olan ülkelerde asgari ücret üzerinde “ne kadar vergi yükü var?” diye baktığımızda Türkiye ortalama yüzde 22 vergi yükü ile 34 ülke arasında “asgari ücretten alınan vergi oranı” açısından oldukça yukarıda. Asgari ücretten kesilen toplam gelir vergisi ve sigorta primleri oranı Türkiye’den daha yüksek asgari ücreti veren Belçika’da yüzde 17, Fransa’da yüzde 16, İngiltere’de yüzde 13 seviyesinde.

Anlaşılacağı üzere Türkiye asgari ücrette OECD’de diplerde ama asgari ücretteki vergi yükü açısından listenin üstlerini sıralıyor.

GELELİM HANEHALKI GELİRLERİNE...

OECD rakamlarına göre Türkiye’de hanehalkının senelik geliri (mevduat, kira, faiz vb. hariç) ortalama 14.000 dolar. Bu rakam OECD averajı olan 26.000 doların yarısına yakın ve 34 üye arasında en kötü 2. sıraya tekabül ediyor.

Bir başka istatistik de çalışma saatlerinden. OECD ülkeleri içinde “uzun çalışma saati” olarak kabul edilen haftalık 50 saat ve üzerinde çalışmaya pek rastlanmıyor. Ancak Türkiye’de çalışan nüfusun yüzde 41’i haftalık 50 saatten daha fazla çalışıyor. OECD ülkelerinde “uzun saatler çalışıyorum” diyenlerin ortalaması ise sadece yüzde 9. Türkiye’de çalışan nüfusun bir yıllık toplam çalışma saati 1.855 saat. OECD ortalaması ise 1.765 saat. Yani OECD ortalamasına göre yılda ortalama yüzde 5 daha fazla çalışıyoruz.

OECD’de en uzun süre biz çalışıyoruz ama halkın geliri açısından en dipteyiz, ortalamanın oldukça altında maaş alıyoruz ama maaşın üzerinden en yüksek vergi kesinti oranlarından biri yine bizde.

İşte bu yüzden seçim meydanlarında en çok maaş artışları, kredi kartı afları, istihdam gibi konular konuşuluyor.

SORUN ORTA GELİR TUZAĞI SORUNU DEĞİL

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan hafta içinde küçük bir grup ile yemekli bir toplantı yaptı ve seçim sonrası için mesajlar verdi. AK Parti yeniden iktidar olur mu? Olsa da Ali Babacan dışarıdan görev alır mı? Bilmiyorum. Ancak Babacan’ın o yemekte verdiği mesajlar bence önemliydi. Babacan OECD ülkeleri arasında “10 bin dolarlık kişi başı gayri safi hasıla” rakamına ulaşan ama çalışan nüfusunda örgün öğretim yılı ortalaması 6.4 olan bizden başka bir ülke olmadığını söyledi. Yani “deniz bitti” dedi.

Bundan sonra çalışan nüfusumuza kaliteli eğitim, reel olarak artan maaşlar, daha az ama daha verimli çalışacakları platformlar yaratılmadan ne orta gelir tuzağından çıkabiliriz ne de gelişmiş ülke olabiliriz.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
26 Mayıs 2015 Salı, 02:20 Misafir oecd raporunda türkiyedeki atıl ve işsiz genç oranı yüzde 31.3. 34 ülkeyi kapsayan oecd ülkeleri ortalaması olarak atıl ve işsiz gençlerin oranı yüzde 15.5. bizden sonra yunanistan geliyor. ekonomisi kriz içinde olmasına rağmen, yunanistanda atıl ve işsiz gençlerin oranı bizden daha düşük yüzde 28.5. gelişmiş oecd ülkelerinde atıl ve işsiz gençlerin oranı düşük. insan gücü ve eğitim planlaması yapılmadığı için, işsizlik artıyor, ekonomide ortalama iş verimliliği azalıyor. işsizlik artışı ile işgücü piyasasında insanların kazandıkları gelirde ters orantılı olarak azaliyor.
Yukarı