TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Seçimler, siyasi istikrar ve rakamlar

 

Seçimlerin sonuna yaklaştıkça özellikle iktidar partisinden gelen “Siyasi istikrar olmadan ekonomik istikrar olmaz. Son 12 yıllık kazanımlar elden avuçtan kaçar gider” minvalinde söylemler duyuyoruz.

Dün Ankara’da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile yaptığımız mülakatta da öne çıkan konu “istikrar” meselesiydi. Babacan’ın birkaç defa tekrar ettiği söylem, “piyasaların tek parti iktidarını en iyi olasılık olarak fiyatladığı ve bu seçimlerin 12 yıl içinde yapılanların en kritiği” olduğu şeklinde özetlenebilir. Alışık olmadığımız bir şekilde Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, özellikle koalisyon dönemlerinde ekonomide yaşanan olumsuzlukları hatırlatarak ve kararsız seçmenin kritik önemde olduğunu belirterek “İstikrarın bozulmamasını istiyorsanız ona göre oy kullanın” diye ekledi.

Şimdi bu noktada hafızaları bir tazeleyelim.

1991 seçimlerinde Anavatan Partisi’nin 8 sene kesintisiz tek parti iktidarından sonra yapılan seçimlerde kurulan ve 49. hükümet olan DYPSHP koalisyonunun ardından tam 9 hükümet kuruldu ve bozuldu. Birçoğu koalisyon hükümeti, az sayıda da azınlık hükümetinin yer aldığı, en uzununun 2.5 yıl en kısasının ise 3 ay sürdüğü tam 9 hükümet, Türkiye’yi 1991’den 2002’ye kadar yönetti. En sonunda 2002’de kurulan ve 58. hükümet olan AK Parti iktidarıyla yeniden “tek parti iktidarına” geçiş yapıldı ve mevcut 62. hükümet ile son 12.5 senedir bu durum devam ediyor.

Dolayısıyla Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın, “siyasi istikrar” ile ne demek istediği sanırım yukarıdaki paragrafta net olarak anlaşılıyor.

Şimdi gelelim politik istikrar olmadan ekonomik istikrar olmaz konusuna.

Burada önce 1983-1991 tarihinde ANAP iktidarı ve 2002-2013 yılları arasında AK Parti iktidarına göz atalım. ANAP iktidarı dönemine baktığımızda 1987 tarihi baz alındığında 8 senenin büyüme ortalaması yüzde 5. Sonraki tek parti dönemi AK Parti’de ise 12 senenin ortalaması yüzde 4.3 düzeyinde.

1991-2002 arasında yaşanan koalisyonlar döneminde ise GSYH rakamında yine 1987 rakamları baz alındığında yıllık ortalama yüzde 2.4’lük bir artış yaşanmış.

Demek ki son 31 yıl içinde tek parti iktidarı ile gittiğimiz 8 +12 yılda, sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 4.3 büyürken, aradaki 11 senelik koalisyon dönemlerinde büyüme yarıya, yüzde 2.4’e düşmüş. Demek ki Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Siyasi istikrar ekonomik başarı getirir” tezinde de haklı.

Ancak...

Şeytan ayrıntılarda gizlidir derler ya, gelin biraz satır aralarına bakalım.

2009 krizinde yüzde 5’e yakın daralan Türk ekonomisi, Merkez Bankası’nın faizleri düşürmesi ve FED’in genişleyici para politikaları sayesinde 2010 ve 2011 yıllarında sert yükseldi. 2 sene arka arkaya yüzde 9’a yakın büyüyen Türk ekonomisi o tarihten sonra tabiri caiz ise “duruyor”.

Son 3 senedir ortalama büyüme yüzde 3. 2015 yılının yarısını da geride bırakırken görünen tablo aynı. Yüzde 3 büyüme bu senenin de “maksimum” olacağı nokta gibi gözüküyor.

Yani AK Parti iktidarının ilk 9 senesinde yüzde 5.3 büyüyen Türkiye ekonomisi, son 3.5 yıldır yüzde 3 ile gidiyor. Neredeyse 90’lı yılların koalisyon dönemine eşit.

Diğer yandan son 3-4 yılda büyüme düşmesine rağmen mali disiplin, bütçe açığı gibi konularda 90’larla mukayese edilemeyecek bir üstünlük hâlâ geçerli. 250 milyar dolardan 800 milyar dolara çıkarılan GSYH, yüzde 35’lere düşürülen kamu borcu da son 12 yılın karnesine artı yazılacak konular.

Ancak madalyonun bir de öbür tarafı var, her zaman olduğu gibi

60 dolara düşen petrole rağmen yıllık 5’lerdeki cari açık, kamu ve özel toplam 400 milyar dolarlık borç, son 10 senedir ortalama yüzde 8’lerin altına indiremediğimiz enflasyon da tek parti iktidarı karnesinin negatif tarafı.

Bağlıyorum.

Siyasi istikrar sadece Türkiye’de değil bütün küresel ekonomilerde başarı için ön şart. Ancak tek şart değil. Yukarıdaki örneklerde gördüğümüz gibi konjonktürel gelişmeler, toplum huzuru, ekonominin öncelikleri ve yatırımcı algısı da başarılı bir ekonomi yönetimi için en az “tek parti iktidarı” kadar elzem şartlar.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
05 Haziran 2015 Cuma, 14:20 Misafir Dolar yorum
05 Haziran 2015 Cuma, 12:04 Misafir bu ülkenin kaderini belirleyen emekliler ve askeri ücretle çalışanlardır eğer bun lar hallerinden memnunsa yeniden akp yi iktadar yaparlar
05 Haziran 2015 Cuma, 00:03 kursat.uvez@pobox.com babacan'in siyasi istikrar diye tanimladigi ve ortaya atilan politik slogan, siyasi ortama bile pek bir fayda saglamadi. turkiye icin bunun yarattigi, siyasi ve sosyal gelisimin duraklamasi, demokrasinin cok geri gitmesi. bunun sonrasi, tabiki ekonomik duraklama+cokus, ki son 1-2 yilda buda olustu, yakin/orta gelecekte artarak kotulesecek bence. isin traji-komik yani, babacan'in buna, siyasi istikrar iddasina , aslinda inanmasi. asagida benzer konuda bir yazi, tartismali yazardan bir yazi, baskasini bulamadimda. http://grahamefuller.com/stabilitys-a-good-thing-isnt-it/
Yukarı