TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

8 Haziran sabahı

Türkiye tarihinin en kritik seçimlerinden biri yarın gerçekleşecek. Haftalardır devam eden seçim vaatleri ve meydanlarda liderlerin birbirine yaptıkları salvolar bitecek ve Türkiye’nin 63. hükümetini kimin ya da kimlerin kuracağı ortaya çıkacak.

Seçim sonuçları eminim ki çok tartışılacak. İktidar partisi seçim sathında son 12 yıldır görmediği kadar diri ve iddialı bir muhalefet gördü meydanlarda. Özellikle HDP’nin seçimlere parti olarak girme kararı alması ve barajı aşması durumunda Meclis aritmetiğinin ciddi değişecek olması 2015 Genel Seçimleri’nin kilit konusu oldu.

KİM NE DEDİ?

Seçim kampanyalarında öne 2 konu çıktı; barış sürecinin devamı ve ekonomi. İlk konunun bence çok tartışılır bir tarafı yok. Bu saatten sonra burada geri adım atmak bana göre pek mümkün görünmüyor. Ama bu konuyu siyasi uzmanlara bırakalım.

Gelelim diğer konuya seçimlere damga varan ekonomi konusuna. İktidar partisi seçimlerde “istikrar” vurgusunu ağzından düşürmedi. Özellikle Maliye Bakanı Şimşek ve Başbakan Yardımcısı Babacan seçim kampanyası boyunca şunu vurguladı: “Politik istikrar bozulursa ekonomik istikrar da bozulur.” Özellikle Babacan’ın “Ekonominin sıcak paraya olan bağımlılığı ve yabancı fon akışı durursa ekonomi krize glrebilir” vurgusu akıllarda kalan söylemlerden biriydi. Diğer yandan AK Parti kampanya sırasında 3 dönem devam eden iktidar boyunca yapılan ekonomik kazanımlar ve icraatları öne çıkarırken “Onlar konuşur, biz yaparız” mesajı verilmeye çalışıldı. Muhalefet partilerinin de gündeminde ekonomi vardı. Özellikle anamuhalefet partisi CHP’nin “1.500 TL asgari ücret ve emeklilere 2 maaş ikramiye” yine MHP’nin “asgari ücrette 1.400 TL minimum” vaatleri akılda kalan vurgulardı. Muhalefetin asgari ücretin artırılması, kredi kartı borçlarında af gibi düşük gelirli seçmene oynadığı ekonomik vaatlerinin yanında istihdam artışına yönelik projeleri de oldu. CHP’nin “Merkez Türkiye” projesi Türkiye’nin jeopolitik avantajı üzerine kurgulanmış lojistik üs olmayı ve Anadolu’nun ortasında yeni bir ticaret üssü yaratmayı hedefliyor. Proje gerçekleşir mi? Dünya ticaret devleri buna ne der? Bilmiyoruz. Ama üzerinde çalışılmasını gerektirecek bir proje olarak öne çıktı.

ORTAK TESPİT ‘DENİZ BİTTİ’

Başbakan Yardımcısı Babacan’ın da belirtiği gibi Türkiye’nin son 10 yıldır sürdürdüğü “katma değer üretmeyen ihracat, inşaat ve gayrimenkul sektörü üzerinden yürüyen iç piyasa ve bol kredi üzerinden beslenen tüketim çılgınlığı” artık bitmeli. Muhalefet partilerinin de katıldığı bu saptama bence bu seçimlerin en büyük kazancı. BloombergHT ekranlarında ağırladığımız AK Parti, CHP ve MHP ekonomi kurmaylarının üzerinde uzlaştıkları nadir konulardan biri “Türk ekonomisi için yeni bir hikâyeye sahip olunması ve yeni yörüngesine oturtulması” oldu.

8 HAZİRAN SABAHI NE OLACAK?

Seçimleri bitirmiş ve işimize dönmüş olacağız. Kazananı tebrik edeceğiz, aradığını bulamayanlar ise “şapkalarını önlerine koyup” düşünecekler. Demokrasi kazanacak ve Türkiye’nin çağdaş, modern ve Atatürk’ün önümüze koyduğu muhasır medeniyetler hedefine nasıl ulaşacağını tartışıyor olacağız. Ve bir kez daha hep beraber şunu hatırlayacağız: “Bu ülke hepimizin.”

Yukarı