TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

It takes two to tango! (Tango için iki kişiye ihtiyaç var)


Başlık biraz absürd oldu değil mi? İlk etapta kulağa öyle gelebileceğini kabul ediyorum. Ama lütfen okumaya devam edin çünkü maruzatımı ilerleyen cümlelerde anlatıyor olacağım.

Seçmen “koalisyon” dedi, piyasa terste kaldı.

Seçimlerden önce son işlem günü olan cuma günü kapanış itibarıyla Türk varlıklarının fiyatlarına bir bakalım.

Türkiye 10 yıllık tahvil faizi yüzde 9.10, 5 yıllık Türkiye CDS (risk primi) 218, sepet kur (% 50 Dolar TL + % 50 Euro TL) 2.83 ve Borsa endeksi 81.943.

Şimdi de 5 işlem günü sonra , seçimden “tek parti iktidarı” değil de, “koalisyon” çıktıktan sonraki resme bakalım. Geçen hafta cuma günü kapanışlarına göre, 10 yıllık tahvil 15 baz puan yukarıda, yüzde 9.25, risk primi 10 baz puan yukarıda 228, sepet kur yüzde 2 yukarıda 2.89 ve BIST100 endeksi de yüzde 1.2 aşağıda 80.500.

Görüldüğü üzere seçim öncesi piyasa anketlerinde “tek başına iktidar ve 330’dan daha fazla milletvekili” olasılığından sonra en kötü 2. seçenek olarak öne çıkan “koalisyon” ihtimali ilk hafta sonunda Türk varlıklarına “sınırlı” bir satış getirmiş. Kısaca korkulan olmamış. Peki aynı hafta dünyada neler olmuş? Belki genel küresel piyasalar için olumlu bir haftayı geride bırakmış, dolayısıyla Türkiye de “koalisyon” sonucunu sınırlı bir kayıpla atlatmıştır? Cevap: Olumsuz! Yani hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin piyasalarında geçen hafta sert satışlar yaşanmış. Bir yandan Yunanistan’ın batma ihtimalinin her gün biraz daha artması, diğer yandan küresel ekonomilerde (ABD, Euro) gelen iyi verilerle son 1 yılın en yükseğine ulaşan Amerikan ve Alman tahvil faizleri, geçen haftanın genel seyrinin “satış” yönlü oluşmasına yol açmış.

O zaman manzara netleşiyor ve durum tespitimizi yapıyoruz: Koalisyon ihtimalinin, piyasaları ilk hafta sonunda bozmadığı aksine Türk varlıklarını daha kırılgan yapmak yerine “siyasi ve toplumsal huzur, uzlaşının ortaya çıkması ihtimalinin” pozitif fiyatlandığını görüyoruz.

Ancak...

Her zaman olduğu gibi “şeytan ayrıntılarda gizlidir” diyerek muhalefet şerhlerimizi koyalım. İlk uyarı “koalisyon kolay olamayacak”. Piyasanın hızlı ve acısız bir süreç sonunda koalisyon kurulacağı yönünde bir beklentisi var. Şahsen, hafta boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun açıklamaları ile olası koalisyon görüşmelerinde 1. parti durumunda olan AK Parti’nin yapıcı ve istekli bir tutum izleyeceğini gösterdiğini gördüm. Bu söylemler de piyasada zaten pozitif olarak fiyatlandı. Bu noktada akla İngilizlerin meşhur lafı geliyor “It takes two to tango” yani tango için iki kişiye ihtiyaç var! Piyasanın hayalindeki “büyük koalisyon” için CHP ne diyor? CHP’nin seçimler öncesi yargı, yolsuzluklar, Cumhurbaşkanlığı makamı görev ve yetkileri konusundaki vaatleri bu koalisyon içinde nasıl yer alacak? Bir diğer alternatif MHP. MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin “Hesaplaşmadan helalleşme olmaz” açıklamaları ve barış süreci konusundaki “net ve anti” söylemleri AK Parti’de nasıl yankı bulacak? HDP, AK Parti ile koalisyon kurmayacağını açıkladığı için son ihtimal olarak CHP-MHP-HDP koalisyonu kalıyor ki onun da “yolsuzluklar dosyası” ortak payda olmakla beraber HDP ve MHP’nin Barış Süreci kapsamında yan yana gelmesi şu an için imkânsız görünüyor. Bu da ikinci durum tespitimiz olsun: Piyasaların satın almak istediği ve ilk haftadan da bunu fiyatlara yedirdiği koalisyon süreci, “beklenenin aksine” kanuni süre olan 45 günün son saatine kadar gidebilir. Bu da piyasaların bu süre içinde dalgalanmaya devam edeceği anlamına gelecektir.

GENEL RAPOR

Normalleşen, uzlaşan, birbirini dinleyen, daha geniş katılımlı ve farklı fikirlerle yönetilen bir Türkiye, vatandaşından komşusuna, iş dünyasından ekonomi erkine kadar herkesi memnun edebilir. Yeter ki herkes seçmenin söylediği, üzerine düşen “yeni görevin” farkında olsun.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
13 Haziran 2015 Cumartesi, 17:57 Misafir Hocam cok ıyı anlatmıssın ama Burdan ne anlamalıyız AKP CHP demıyorsun 3 sılahsor mümkün degıl MHP AKP bahcelı ıntaharı ıle mümkün AKP HDP asla bıldıgımız seylerı sıraladın bılmedıgımız senaryo olgu ceker onura ben demem dedın!! Ben soyleyım sen de Kurtul erken secım (ekım Aralık )
Yukarı