TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

30 Haziran sonrası İran


30 Haziran’da İran’a yıllardır süren yaptırımlar kalkıyor. 2006 yılından beri AB, ABD ve Dünya Bankası’nın İran’a uygulamakta olduğu ekonomik yaptırımlar mart ayında İsviçre’de yapılan ön anlaşma gereği kalkıyor. Bu tarihten sonra AB’nin petrol ambargosu ve ekonomik ve finansal yaptırımları kalkarken İran’ın uluslararası para transfer sistemi olan SWIFT’e olan erişimi yeniden sağlanıyor. Bu çerçevede ABD de peyderpey İran üzerindeki ambargolarını kaldıracak.

İRAN NE DURUMDA?


Son 10 yılı oldukça zorlu şartlarla geçen, uzun ekonomik ambargo ve yaptırımlar İran ekonomisini zor durumda bıraktı. 2000’li yılların ilk yarısında ortalama yüzde 5-6 büyüyen İran ekonomisinin o tarihten sonra ortalama büyümesi yüzde 2.5’e kadar düştü. 2012’de yüzde 6, 2013’te ise yüzde 1.7 daralan İran geçen sene yüzde 3 büyümeyi başardı. Ancak bu sene bu rakamın yine yüzde 1’lere düşmesi bekleniyor.

İran’ın toplam GSYH’si 400 milyar dolar. 80 milyon nüfusu ve 400 milyar dolar GSYH’si ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin S. Arabistan’dan sonra 2. büyük ekonomisi. 2011 yılında 500 milyar dolara kadar çıkan GSYH hem yaptırımların ve ambargoların hızlanması hem de petrol fiyatlarında yaşanan düşüşler sonrası yüzde 20 oranında küçüldü. Ülke ekonomisi nükleer enerjide kullanılan hidrokarbon teknolojisi, kimya sektörü, tarım ve hizmetler sektörü üzerinden dönüyor.

Bütçede 110 dolar seviyesinde gösterilen petrol fiyatlarının şok düşüşü, İran hükümetinin bu yıl akaryakıt fiyatlarına yüzde 40 zam yapmasına neden olmuş. Bu da tabii enflasyonu tetikliyor. Gerçi İran’da bir ara yüzde 40’lara kadar yükselen bir enflasyon olduğu düşünülürse şu anki yüzde 15’ler makul görülebilir. Ancak bu oranların ne kadar gerçek enflasyonu yansıttığı tartışılır.

Diğer yandan ülkede yüzde 25’i bulan resmi işsizlik var. Bu oranın yüzde 10’lara gerilemesi için İran’ın 10 sene boyunca ortalama yüzde 10’lar seviyesinde büyümesi gerekiyor.

Büyüme demişken İran’da hükümetin yakın zamanda açıkladığı ekonomik kalkınma paketinden bahsetmeden geçmeyelim. Ambargoların kalkmasından sonra devreye girecek olan bu pakette başta otoyollar olmak üzere, demiryolu ve diğer ulaşım altyapısının tamamlanması, nükleer enerji santrallarının devreye sokulması ve daha ileri teknoloji ile petrol ve doğalgaz arama çalışmalarının yapılması yer alıyor. Sadece petrol ve doğalgaz arama çalışmaları için harcaması gereken paranın 100 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor.

PETROL SATIŞI

Bir OPEC üyesi olan İran halihazırda günlük 2.8 milyon varil petrol üretiyor. 2006’dan önce bu üretim günlük 4 milyon varil seviyesindeymiş. Yani ambargoların İran’a maliyeti günlük minimum 1 milyon varillik petrol üretim kaybı olmuş. Uluslararası Enerji Ajansı uzmanı Ernest Moniz bu 1 milyon varillik kaybın ambargolar sonrası “bugünden yarına” hemen artmayacağını ama çok uzun olmayan bir vadede İran’ın yeniden bu güce kavuşacağını söylüyor.

BİZİMLE OLAN DURUM


Yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a bir ziyaret yaptı. Halihazırda en fazla ticaret hacmimizin olduğu, 10 milyar dolarlık ithalat karşılığında ise 4 milyar dolarlık ihracat yapabildiğimiz İran ile 5 sene içinde 30 milyar dolarlık hedef belirlendi. Hedef olarak da turizm, enerji, bankacılık, petrokimya, ulaştırma ve otomotiv seçildi.

Yukarıdaki İran resmine bakıldığında bizim de İran’a yakınlığımız göz önünde bulundurulduğunda 30 milyar dolar olamayacak bir hedef değil. Binlerce kilometre ötedeki Çin ile yaklaşık 30 milyar dolarlık ticaret hacmimiz olduğuna göre İran ile de olabilir. Özellikle bankacılık sektöründe hiç ummadığımız bir pazar bulabiliriz. İran’ın bu dönemde ciddi bir özelleştirme yapacağı, şirket satın alma konusunda hareketli günlerin yaşanacağı ve şirket finansmanı, sukuk ihracı gibi konuların çok revaçta olacağı düşünülürse İran bizim için çok önemli bir pazar olabilir.

Yukarı