TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Hükümet kurulurken piyasalar ve dünya yerinde durmayacak!


Meclis Başkanlığı seçimleri tamamlandı. Piyasaların, “Acaba koalisyon için bir ipucu yakalayabilir miyiz?” diye baktığı seçim, tam olarak bu ipucunu vermedi. Meclis’te en fazla milletvekiline sahip parti durumunda olan AK Parti’nin adayı İsmet Yılmaz, diğer partilerin herhangi bir ortak aday göstermemesi sonucu 4. turda en fazla oyu alarak başkan seçildi. MHP’nin son turda geçersiz oy kullanarak AK Parti adayının seçilmesine olanak sağlamasının siyasi ve ilkesel olarak birçok açıklaması olabilir. Ancak şurası net ki; piyasa açısından Meclis Başkanlığı seçimleri “beklentiler ve fiyatlananlar” açısında istenilen sonucu veremedi.

Biz bunları şimdilik bir kenara koyup piyasa açısından Meclis Başkanlığı seçimleri sonrası gündeme bir bakalım.

KOALİSYON SÜRECİ BAŞLIYOR

Önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na hükümet kurmak için ilk görevi verecek ve böylece 45 güne kadar çıkabilecek olan süreç başlayacak. Davutoğlu’nun yaptığı açıklamalardan, AK Parti’nin CHP ya da MHP ile koalisyon kurabileceğini anlıyoruz. Diğer yandan yine AK Parti kanadından gelen açıklamalarda, tabanın MHP ile yapılacak bir koalisyona daha yakın olduğu, ancak üst yönetimde CHP opsiyonunun da tamamen kapatılmamasına rağmen “zor olduğu” ifade ediliyor.

45 günün sonunda ne olur?

Bunu kimse bilmiyor. Ama opsiyonlar belli.

İlk kuvvetli ihtimal, AK Parti-MHP koalisyonu olur. Bu noktada MHP’nin seçim dönemi öne çıkardığı “hassasiyetler” ve bunun AK Parti’de bulacağı yankı, “çözüm süreci”nin akıbeti gibi konular belirleyici olacak. Ekonomi dünyası açısından eğer bu koalisyon gerçekleşirse, “Erken seçim yok ve hükümet kuruldu” algısı pozitif bir unsur olarak öne çıkacaktır. Daha sonra bakanlıkların dağılımı, özellikle ekonomiyle ilgili bakanlıklar ve hükümet programı değerlendirilir. Ancak bu olasılıkta yaşanacak olan “ilk pozitif değerlendirmenin” şiddeti ve kalıcılığı, başta Suriye konusunda olmak üzere dış politikada alınacak kararlar ve çözüm sürecinin akıbeti ile orantılı olacaktır.

Diğer ihtimal, AK Parti-CHP koalisyonu. Bu ihtimali piyasa ilk etapta fiyatlamaya başladı. Seçimlerin ardından ilk hafta sonunda piyasaları en fazla heyecanlandıran ihtimal bu oldu. Geniş bir toplumsal destek sağlaması, dış politikada daha “dengeli” bir yol haritasının belirlenebilecek olması ve ekonomi yönetiminde iki tarafta da iyi isimlerin bulunması, bu koalisyonun piyasa tarafında artı tarafları. Yerli ve yabancı yatırımcının bu olasılığı çok daha yüksek tondan pozitif fiyatlayacağı aşikâr. Ancak çözüm sürecinin akıbeti, yine bu koalisyon için önemli bir değerlendirme noktası olacaktır.

Son ihtimal, erken seçim. İşte bu ihtimali piyasa fiyatlamadı. En erken ihtimalle kasım ortasında yapılabilecek bir erken seçim, piyasaların şu anki fiyatlarında yok. Eğer bu gerçekleşirse, FED’in olası eylül faiz artırımını, Yunanistan’ın olası Euro’dan çıkma ihtimalini ve artçı şokları, Rusya-ABD yaptırım gerginliğini, Suriye konusunu ve diğer tüm şokları hükümetsiz karşılamak zorunda kalacağız. Diğer yandan içeride ekonomi cephesinde yılbaşından beri kaybı yüzde 10’ları aşan ihracatın durumu, yüzde 2-3 bandında tıkanan büyüme ve şirketlerin oldukça ciddi sayılacak döviz borcu gibi konular da yine hükümetsiz geçebilecek bir 5-6 ayda değerlendirilmek zorunda kalacak. Dolayısıyla ne ekonomi dünyası ne de piyasalar için bu iyi ve istenilen bir senaryo değil. Bir felaket mi olur? Hayır. Ancak Türk ekonomisinin şu anki yerel ve küresel risklere karşı korunaklılık oranı 10 üzerinden 7-8 ise, hükümetsiz kaybedilen bir 5 aylık süre sonrasında bir seçim, hatta nihayetinde benzer bir sonuçla karşılaşma ihtimali, bu oranı 5’lere kadar çekebilir.

Seçmen tercihini yaptı. Şimdi sıra siyasetçilerde. Ekonomi dünyası sizi yakından takip ediyor sayın milletvekilleri, bunu lütfen bilin.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
08 Temmuz 2015 Çarşamba, 06:27 Misafir akp-mhp koalisyonu sanki daha fazla olacak gibi , mhp nin one surmus oldugu sartlari akp kabul ederse uzun omurlu bile olabilir, sayin bahcelinin aciklamalari sanki boyle anlasiliyor. koalisyon partileri arasinda iyi bir diyalog ortaminin kurulmasina bagli hükümetin saglikli bir sekilde kurulabilmesi.
Yukarı