TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

‘Made in China’ zor durumda

 

Biliyorum, herkesin aklı fikri koalisyon görüşmelerinde. Akılda hep aynı soru: Hükümet mi kurulacak, erken seçime mi gideceğiz? Bu konuda bu köşede çok şey yazdım. Küresel krizin derinleştiği bir noktada neden seçime gitme lüksümüzün olmadığını elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Bu sebeple bugün Türkiye için önemli bir başka gelişmeyi anlatmak istiyorum.

 

TEKSTİL İŞİ ABD’YE KAYIYOR

Bildiğiniz üzere Türkiye’nin en önemli ihracat maddelerinden biri tekstildir. Yıllık yaklaşık 9 milyar dolarlık tekstil ihracatımız var. Bunun yanına bir de 19 milyar doları bulan hazır giyim ve konfeksiyonu koyarsak toplam ihracatımızın yüzde 17’si kadar bir rakam eder. Özellikle tekstil işinde Türkiye’de 1990’larda başlayan büyük atak, 2000’li yıllarda artan işçilik maliyetleri, teknolojinin takip edilmemesi ve herkesin aynı anda bu sektöre girmesi sebebiyle ciddi bir çöküş yaşadı ve bu konuda liderlik Çin’e kaptırıldı.

 

ŞİMDİ ÇİN’İN BAŞI DERTTE!

NYT’nin geçenlerde çok geniş bir yer ayırdığı ve günün en fazla okunan haberinin başlığı, “Çin tekstil devleri, pamuğun olduğu yere geliyor” idi. 25 yıl önce Çin’in Hangzhou Eyaleti’nde kurulan ve iplik-elyaf üreten Keer Group, toplam 200 milyon dolarlık üretim bandını ABD’nin Carolina Eyaleti’ne taşıdı. Üstelik Keer Group bu konuda yalnız değil. Son 14 yıl içinde Çinli firmaların ABD’de yaptıkları yatırım 46 milyar doları bulmuş. Sadece Carolina’da 20’ye yakın Çinli firma tekstil işinde üretim yapıyor.

Peki Çinli bir iplik üreticisini hangi sebepler ABD’ye taşımış olabilir?

Keer Goup’un CEO’su Zhu Shanqing bu konuda oldukça dertli.

İlk şikâyet noktası Çin’de artan işçilik maliyetleri. Çin’de tekstil işçisinin maliyeti 10 yıl önceye göre ortalama 3 kat artmış ve saatlik ücret 12 dolara çıkmış. Bunun ABD’deki karşılığı 22 dolar ve aynı dönemde burada işçilik maliyetleri sadece yüzde 30 artmış. Bir diğer konu ise teşvikler. ABD pamuk üreticisine teşvik veriyor. Hem de oldukça ciddi oranlarda. ABD’de bu teşviklerden payını alan diğer bir ürün de şeker. Bu iki tarım ürününde ABD pazar payını yükseltmek için her şeyi yapıyor. Bu sebeple de Çinli ipik üreticisi Keer Group için ucuz ve kaliteli Amerikan pamuğunun olduğu bölgede üretim yapmak avantajlı hale geliyor.

Bir başka önemli konu ise ABD’nin stratejik ticaret anlaşmaları. Bilindiği üzere ABD, 11 Asya ülkesiyle Trans Pasific Anlaşması yapıyor. Bu anlaşma kapsamında ABD, bu anlaşmaya dahil olan ülkelere pazarını açıyor. Örneğin Vietnam, Filipinler ya da Malezya’da üretilen iplik ya da elyaf, ABD’deki bir kumaş üreticisine rahatlıkla vergiden muaf olarak satılabilecek. Ancak bu ülkeler arasında Çin yok. Dolayısıyla Keer Group gibi yapmayıp da üretimini Çin’de yapan bir tekstil şirketi, bu 12 üye ülkeye mal satmak isterse belli başlı bazı kotalarla karşılaşacak. Bir başka ifadeyle 100 milyar dolarlık ABD tekstil ve hazır giyim pazarından mahrum kalacak. ABD bu konuda oldukça dikkatli ve bir o kadar da acımasız. TPP’ye dahil olan ülkelerin yaptıkları üretimde, TPP dışında üretilmiş herhangi bir girdi maddesi olmamasına kadar didikliyor. Görüldüğü gibi bir dönem “Daha ucuzunu yapmak mümkün değil” denilen Made in China’nın tahtı sallanıyor. Hem de Çinli firmalar başka ülkelerde üretim yapmaya mecbur kalıyor, böylece sermayenin ve üretimin yeniden dağılması sağlanmış oluyor.

Peki Türkiye olarak bize ne yapıyoruz? Ya da yapabileceğimiz bir şey var mı? O da bir sonraki yazının konusu olsun.


Yukarı