TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

FED faiz artışı, bizim için iyi haber olabilir

 

Herkesin gözü FED’de. ABD’de ekim ayı istihdam verisi beklenenden çok daha iyi gelince piyasanın etekleri zil çalmaya başladı. Sonuçta ABD’de işsizlik yüzde 5’e düşmüş, hatta haftalık maaşlardaki artış da yüzde 2.5’e yükseldi. Bu iki veri de 2008 kriz öncesi seviyelerden daha iyi durumda.

Bugün gelen veriden sonra acaba aralık ayında FED ne yapacak? Faiz artırımı biraz daha ötelenir mi? Yoksa 6.5 yıl sonra artık ABD’de faizler artıyor mu? Beynimizi yiyen bu soru aslında işin magazin kısmı. Bu köşeden defalarca belirttiğim gibi FED’in aralık ayında ya da daha sonra faiz artırıyor olması bizim için sadece tali bir konu. Neticede bu faiz artacak. Önemli olan, ne kadar hızlı artacağı. Benim baz senaryomda FED faiz artışları 2016 boyunca son derece yavaş bir şekilde artacak. Şu an yüzde 0 olan faizlerin 2016 sonunda en iyi ihtimalle yüzde 1, 2017 sonunda ise yüzde 2’ye ancak değeceğini düşünüyorum. Eğer 2008 faiz indirimleri öncesinde, yani küresel ekonomik krizin yaşanmadığı dönemde ABD’de dolar faizlerinin yüzde 4-5’ler bandında olduğu düşünülürse bundan 2 sene sonra gelinebilecek yer, bu oranın yarısından düşük olacak.

 

FAİZ ARTIŞI GELİRSE NE OLUR?

1- Merkez bankalarının kredisi artar. FED’in 2008’den beri ABD ekonomisini “0” faizle desteklediğini ve son 5 yılda da bilançosunu tam 3 katına çıkardığını biliyoruz. ABD’nin arkasından, önce İngiltere, daha sonra Japonya, en sonunda da Avrupa’nın benzer şekilde “sıfır ya da negatif faiz”e geçtikleri ve parasal genişleme politikasını uyguladığını da biliyoruz. Son 6 yıldır FED’in önderliğinde küresel merkez bankaları, para politikalarıyla durgunluğu aşmaya çalışıyor. Bu sebeple FED’in bu politikayla başarıya ulaşmış olması ve ABD ekonomisinin toparlanıyor olduğunu görmek çok önemli. Bu örnek, diğer merkez bankalarının politikalarının da piyasalar tarafından satın alınmasını sağlayacak.

2- Küresel durgunluk hikâyesi çöker. Diğer korkulan konu, bunca para basılmasına rağmen küresel ekonomilerin toparlanamayacağı, istihdamın artmayacağı ve düşük enflasyon/düşük büyüme sarmalında uzun süre gidileceği senaryosuydu. Bu senaryonun gerçekleşip gerçekleşmediğini henüz bilmiyoruz. Sonuçta Avrupa’da hâlâ yüzde 1, Japonya’da ise yüzde 1.5 büyüme var. Ayrıca her iki coğrafyada sıfıra yakın enflasyon söz konusu. Ancak ABD’de durum farklı. İstihdam artıyor, maaşlar artıyor ve tahmin odur ki, enflasyon da yavaş yavaş artacak. ABD örneğinden şu çıkarımı yapabiliriz: “Küresel ekonomilerde beklenenden yavaş bir toparlanma ve enflasyonda artış söz konusu.” Küresel durgunluk “out”, yavaş toparlanma “in”.

 

PİYASALAR NASIL TEPKİ VERİR?

Piyasalarda faiz artışı gelmeden yapılacak ilk fiyatlama, ABD tahvil faizlerinde yükseliş ve ABD Doları’nda değer kazanması şeklinde gerçekleşecektir. Yine büyük ihtimal, gelişen ülke kurları başta olmak üzere, Euro, Yen dahil birçok kurda sert satışlar gözlemlenebilir. Avrupa tahvil piyasasında faizlerde bir yükseliş öngörmek de çok sürpriz olmaz.

Ancak bu tepkiler çok uzun sürmeyecektir. Aralık ayında FED’in olası faiz artışı açıklamasının ardından “bundan sonraki artışların yavaş ve kademeli olacağı” açıklamasıyla durum sakinleşecektir.

 

FAİZ ARTIŞI BİZİM İÇİN İYİ

İşte esas hikâye burada başlar. Seçimler tamamlandı, tek parti hükümeti çıktı. Görünen bir gelecekte yeniden seçime gitmek zorunda olmayacak bir hükümetin kurulduğunu göreceğiz. Başbakan Davutoğlu’nun açıklamalarına göre, bu hükümetin ekonomi başta olmak üzere hukuk, demokrasi, bireysel hak ve özgürlükler gibi alanlarda önceliği “reformlar” olacak. 2016’da küresel yatırımcının artık, “Bu FED ne zaman faiz artıracak?” diye sormak yerine, “Faizler çok yavaş artacak, bu senaryoda ben portföyüme ne alsam?” diye sorguladığı bir ortama giriyor olacağız.

İşte bu noktada, yatırımcı karşısında düşük enerji fiyatlarından yararlanan, bütçe açığı yok denecek kadar az, cari açığını düşürmüş, kamu borcu düşük bir ülke ve önceliği “reform” olan bir hükümet bulacak.

 

SONUÇ

Piyasalar açısından siyasi istikrar, sadece Meclis’te sayısal olarak yeterli çoğunluğu sağlamış bir iktidar anlamına gelmiyor. Gelişmekte olan ülkeler arasında, gerekli reformları yapmaya muktedir, bugünü değil geleceği hesaplayan, toplumsal uzlaşmayı sağlamış bir hükümet, FED’in faiz artırdığı bir ortamda dahi ilgi görecektir.

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
10 Kasım 2015 Salı, 22:00 Misafir üç yorum üçüde cuk oturmuş.
10 Kasım 2015 Salı, 07:32 Misafir sizce yıl sonu dolar 3 lira olacak mı
09 Kasım 2015 Pazartesi, 23:05 Misafir fed ne kadar faiz arttirimina giderse dışarıya gidecek yabancı sermaye o kadar fazla olacaktir, fed faiz artışı 25 baz puan olursa, doların 3.20 tl olmasi kuvvetle muhtemel...
Yukarı