TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Büyüme sorunu

 

IMF’nin ardından OECD de küresel büyüme beklentilerini düşürdü. Her iki kurum da bu sene içinde 2. kez büyüme rakamlarını revize etmek zorunda kaldı. Kısaca işler iyi gitmiyor.

 

IMF: “2009’DAN BERİ EN KÖTÜ BÜYÜME”

Küresel ekonomilerin toparlanamadığı yönündeki ilk uyarı geçen hafta IMF’den gelmişti. IMF’ye göre 2015 yıl sonu küresel büyüme rakamı, son 6 yılın en düşüğü olacak. Sene sonu küresel büyüme oranı yüzde 3.1 olacak diyen IMF, bu rakamın düşük gelmesinin sebebinin, gelişen ülkeler olduğunu belirtmişti. Bu sene gelişmiş ülkeler 2010 yılından beri en yüksek büyüme oranını yakalamış olmasına rağmen, başta Rusya ve Brezilya olmak üzere gelişmekte olan ülkelerin büyümesi üst üste 5. sene düştü. IMF, ABD için yüzde 2.6, Avrupa içinse yüzde 1.6’lık büyüme bekliyor. IMF’nin Çin’de 2015’te beklediği büyüme ise yüzde 6.3.

 

OECD: “BU SENE BÜYÜME YÜZDE 3’ÜN ALTINDA KALACAK”

IMF’nin ardından Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) de küresel büyüme tahminini aşağıya doğru revize etti. OECD’nin büyüme tahminini aşağıya düşürürken baz aldığı nokta, küresel ticaret hacminde yaşanan yavaşlamaydı. OECD istatistiklerine göre dünya ticaretinde 2013 ve 2014’te yüzde 3.5 düzeyinde yaşanan yıllık artış, bu sene yüzde 2’lere kadar gerilemiş vaziyette. Özellikle Çin’in ithalatının yüzde 18’lere varan ölçüde azalıyor olmasının küresel ticarete etkisi sert olmuş.

OECD’nin tahminlerine göre Çin’in dış ticaretinde yaşanan yavaşlama, küresel ticarette 1 puanlık düşüşe sebep olmuş vaziyette. OECD’nin son açıkladığı tahminlere göre 2015 yılında küresel ekonomi yüzde 2.9, Çin yüzde 6.8, ABD yüzde 2.5, Avrupa ise yüzde 1.5 büyüyecek. 2016 yılında ise OECD küresel ekonominin yüzde 3.3 büyümesini beklerken, ABD ve Avrupa’nın biraz daha toparlamasını, Çin’in ise yüzde 6.5’lere düşmesini bekliyor.

 

TÜRKİYE BU RESMİN NERESİNDE?

Son 4 yıldır bizde ortalama büyüme yüzde 3. Son açıklanan tahminlere göre 2015 yılı için S&P’nin Türkiye büyüme tahmini yüzde 2.6. OECD’ye göre bu rakam yüzde 3.1, IMF’ye göre ise yüzde 3 seviyesinde. “2016’da durum ne olur?” diye baktığımızda, IMF yüzde 2.9 beklerken, OECD ise yüzde 3.4 bekliyor.

Eğer bu beklentiler doğru çıkarsa Türkiye’nin 2010-2016 yılları arasındaki büyüme oranı yine yüzde 3 olacak.

 

TÜRKİYE’Yİ YÜZDE 3 BÜYÜME KESER Mİ?

İşte konunun en can alıcı kısmına geldik. İşsizliğimizin genç nüfusta yüzde 20’leri zorladığı, manşette de yüzde 10’un üzerinde olduğu bir noktada yapılan araştırmalara göre yüzde 4.5’lerin altında bir büyüme daha fazla işsizlik anlamına gelecek. Ekonomimiz her yıl 1 milyonun üzerinde istihdam yaratıyor olsa da, genç nüfusun yoğunluğu bu rakamın 1.5 milyonun altında olmamasını gerektiriyor.

 

BÜYÜMEYİ NASIL ARTIRACAĞIZ?

Geldik ikinci can alıcı kısma. Bu sorunun iki cevabı var.

İlk cevabı kısa vadede etkili ama kalıcılığı şüpheli olan yöntem. Bu yöntem, “içeride faizlerin düşürülmesi ve tüketim harcamalarının artırılmasını, asgari ücret ve emekli maaş artışları ile bunun dopinglenmesini” öngörüyor. Türkiye ekonomisinin yüzde 70 oranında tüketim harcamalarının etkisiyle hareketlendiği düşünülürse, bahsi geçen yöntemin etkili olacağı aşikâr. Yan etkileri, artabilecek cari açık ve enflasyon. Kalıcılığı, şüpheli.

Diğer yöntem ise uzun vadede etkili olacak üretim ve özellikle de ihracat üzerinden elde edilecek bir büyüme. Bu yöntemde büyüme, üretimin teşvik edilmesi, stokların artırılması ve daha sonra ise tüketimin canlanması şeklinde geliyor. Artısı, uzun vadede kalıcı ve rekabetçi bir büyüme. Eksi tarafı ise büyümeye etkisinin kısa vadede gözlenmemesi.

Bizim yolumuz hangisi olacak? Bekleyip göreceğiz.

 

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
11 Kasım 2015 Çarşamba, 15:10 Misafir gelişmekte olan ülke olarak en az 5% büyümemiz gerekirken , büyüyemiyoruz , bunun nedenlerinden birini inşaat sektöründe daha kolay kazanç olması sebebiyle birçok sanayicinin inşaat sektörüne girmesi diye düşünüyorum , sanayi sektörünün biraz daha önde olması gerek inşaat sektöründen ki hem sürekli istihdam yaratsın hem de yaratılan istihdam nitelikli olsun.
Yukarı