TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

G20 ve bilek güreşi

 

Türkiye’nin başkanlığında yarın Antalya’da başlayacak olan G20 Zirvesi için dünya liderleri Türkiye’ye geliyor. Kimler yok ki? ABD Başkanı Obama, Rusya Federasyonu Başkanı Putin, İngiltere Başbakanı Cameron, Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ve diğer dünya liderleri, 2 gün boyunca dünya siyasetinin ve ekonomisinin temel konu başlıklarını tartışacaklar.

GÜNDEM GÖÇMEN DALGASI

G20’nin kendi gündeminde, adil gelir dağılımından istihdam artıracak projelerin teşvikine kadar birçok önemli başlık var. Ancak son dönemde Suriye’den Avrupa’ya artan göç dalgası ve Suriye’de yaşanan yönetim boşluğu, G20’nin ana gündemini oluşturacak gibi görünüyor.

BusinessHT’nin Birleşmiş Milletler istatistiklerine dayandırdığı haberine göre, Akdeniz ülkelerinden Avrupa’ya ulaşan mülteci sayısı son 1 yılda 3 kat artmış. Avrupa’ya iltica etmek isteyen mülteci sayısı 2015 yılında 790 bine ulaşırken, bu yolculuk sırasında ölen ya da kaybolanların sayısı da 3500 kişi.

EN FAZLA GÖÇ ALMANYA’YA

2015 yılında Avrupa’da, II. Dünya Savaşı’ndan bugüne kadar görülen en yüksek yıllık göç rakamına ulaşılmış. Sene sonuna doğru 1 milyonun üzerine mültecinin Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göç etmiş olması bekleniyor. Göç edenlerin yüzde 40’ı Suriye’den, kalanları ise Afganistan, Lübnan ve Kuzey Afrika ülkelerinden.

Suriyeli mültecilerin Avrupa’ya giriş yaparken en sık kullandıkları güzergâh, Türkiye üzerinden Yunanistan, daha sonra Makedonya, Sırbistan ve Macaristan. Mültecilerin bu serüvenin sonunda en çok ulaşmak istedikleri adres ise Almanya. 2015 sonunda kadar Almanya’nın 800 bin civarında göç alması bekleniyor.

Avrupa’nın en güçlü politikacısı olarak ifade edilen Alman Şansölyesi Merkel’in başı, göç olayıyla ciddi dertte. Kendi partisinde çok önemli bir yere sahip olan Maliye Bakanı Schauble, “Almanya’nın göç politikaları korkarım ki daha fazla mültecinin çığ gibi artmasına neden olacak” diyerek Merkel’i sert bir şekilde eleştirdi. Bu arada göç politikası konusunda eleştirilerin artışı, anketlerde Merkel’in desteğini düşürüyor. Yapılan anketlerde Merkel’e olan destek, son 4 yılın en düşüğünde.

Mülteci akınıyla boğuşan ve başta İngiltere olmak üzere birçok üyesinin, “AB’nin göç politikası bizi bağlamaz” demeye başladığı Avrupa’da sular kaynıyor. Durumun ciddiyeti nedeniyle Merkel de “sorunu kaynağında çözmek” amacıyla Türkiye ile masaya oturmak için Antalya’da.

TÜRKİYE’NİN AB’DEN İSTEKLERİ

Türkiye, resmi rakamlara göre 2 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bugüne kadar Türkiye’nin, mültecilerin ihtiyaçları için bütçeden ayırdığı kaynak 7 milyar Euro. Bu işin harcama kısmı. Politika tarafına bakıldığında Türkiye, Suriye sınırı içinde güvenli bölge oluşturulmasını, böylece hem daha fazla göçün engellenmesini hem de halihazırdaki misafirlerin geri dönüşünün mümkün kılınmasını istiyor.

AB tarafında ise maddi yükün omuzlanması kısmında sorun yok gibi. Konuşulan rakamlar 3 milyar Euro’ya kadar bu yükün AB tarafından karşılanacağı yönünde. Ancak Suriye’de güvenli bölge oluşturulması konusunda AB’nin Türkiye’ye yeşil ışık yaktığını görmüyoruz. Keza ABD’nin de, bu bölgedeki Kürt unsurlarla devam ettirdiği stratejik ortaklık, “güvenli bölge” projesini zora sokuyor. Son dönemde konuya iyice dahil olan Rusya’nın da Suriye topraklarında Esad’a muhalif olabilecek bir oluşuma sıcak bakmadığı aşikâr.

Bu çerçeveden bakıldığında, bu hafta sonu Antalya’da sıcak çatışmaların yaşandığı bölgenin hemen yakınında, Suriye ihtilafı konusunda taban tabana zıt fikirde olan süper güçler, mülteci akınını durdurmak isteyen Avrupa ve sıcak ateşin dibinde kendini korumaya çalışan bir ev sahibi Türkiye var.

Bu hafta sonu yaşanacaklar, ileride yıllarca konuşacağımız çok şeye gebe sanki...

 

Yukarı