TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Avrupa 2016’ya çok sıkıntılı giriyor

 

2015’i bitirmeye sayılı günler kaldı. Sene boyunca birçok enteresan gelişme oldu. FED faizleri artırdı, Avrupa’yı mülteciler bastı, büyük şehirlerde bombalar patladı, petrol fiyatları çakıldı, Ortadoğu’da 3. dünya savaşı provaları yapıldı. Bir sene de “Bu kadar da olmaz” denecek ne varsa oldu. Bu sebeple 2015 büyük ihtimalle tarihe unutulmaz yıllardan biri olarak geçecek. Bu kadar gelişme arasından benim öne çıkarmak istediğim 2015’in atlanmaması gereken olgusu ise “Avrupa’da seçim sonuçları ve değişen siyasi söylem”.

 

GÜNEY AVRUPA ÇATIRDIYOR

Önce Yunanistan fire verdi. Brüksel’den gelen her türlü baskıya rağmen Yunan halkı yıl başında yapılan seçimlerde sadece 6 yıllık bir mazisi olan ve anti kemer sıkma politikalarını önce çıkaran SYRİZA’yı hükümet yaptı. Yıllarca ülkeyi yönetmiş sistem partileri (establishment) olarak adlandırılan Yeni Demokrasi Partisi, PASOK gibi partiler hezimete uğradı. Son 6 yıldır siyasette olan, 41 yaşındaki Aleksis Çipras, AB’nin ana komuta merkezi Brüksel’e, Alman Şansölyesi Merkel’e, uluslararası yatırımcılara rağmen yüzde 37 oyla başbakan oldu. Ülke AB ile yeniden masaya oturdu. Kemerler bir miktar gevşetildi, reformlar zamana yayıldı ve AB üyesi olarak AB’nin fonları ile Yunanlar hayatlarına devam ettiler.

Yunanistan’dan sonra Portekiz geldi. Ekim ayında yapılan seçimleri son 4 yıldır iktidarda olan merkez sağ koalisyon kazandı. Ancak Başbakan Coelho mecliste mutlak çoğunluğu kaybetti. Portekiz’in son 4 yıldır uyguladığı kemer sıkma ve reform politikaları işsizliği düşürmüş, büyümeyi yeniden yüzde 2’lere yaklaştırmıştı, ama mevcut iktidara pahalıya patladı. Sonuçta hükümet sadece 1 ay görevde kalabildi. Kasım ayında sağ ittifakın kurduğu koalisyon, radikal sol partilerin verdiği güvensizlik oyuyla düştü. Sonuçta kemer sıkma politikalarına da AB’ye de karşı olan Sosyalistler, kasım sonunda Portekiz’de iktidar oldu.

Gelelim İspanya’ya. Geçen hafta yapılan seçimler İspanya’da şok etkisi yarattı. İspanya’nın demokrasi ile tanışmasından bugüne ilk kez establishment partiler; merkez sağ Muhafazakâr Halk Parti ve merkez sol Sosyalist İşçi Partisi tek başına iktidar olacak oyu alamadılar. Her iki parti bir araya da gelemediler. Sosyalistler, Başbakan Rahoy’un koalisyon çağrısını reddetti. Bu durumda gözler kemer sıkma karşıtı sol parti Podemos ve yine AB karşıtı çağrılarıyla öne çıkan Ciudadanos’a (Yurttaşlar) çevrildi. Birçok kişi İspanya’nın zayıf koalisyonlarla bir süre gittikten sona yeniden seçimlere gitmesinin kaçınılmaz olduğunu söylüyor.

Ve İtalya... Bilindiği üzere 2013 sonunda İtalya’da seçimler yapıldı. Seçimleri Berlusconi’nin başkanlığındaki merkez sağ koalisyon kaybetti. Merkez sol koalisyonu oluştu. Ancak koalisyonun içinde yaşanan olumsuzluklar sonrası Enrico Letta başbakanlık görevinden istifa etti ve yerine 39 yaşındaki Matteo Renzi geldi. Renzi’nin, başbakanlığına başladığında arkasına aldığı AB rüzgârıyla popülerlik oranı yüzde 70’lerdeydi. Ancak düşmeyen işsizlik, yüzde 1’leri bulmayan büyüme, tıpkı İspanya’da olduğu gibi Renzi’yi de zor durumda bıraktı. Destek yüzde 35’lere kadar düşmüş durumda ve üstelik Renzi AB’ye vermiş olduğu bütçe kesintisi ve vergi toplama sözlerini henüz yerine getirebilmiş değil. Yeni seçimler 2018’de ama önümüzdeki sene Renzi için çok zor geçecek.

 

DOĞU AVRUPA DA KAYNIYOR

Polonya ve Macaristan’da da benzer hikâyeler var. Macaristan uzun süredir muhafazakâr sağ Viktor Orban’ın yönetiminde popülist ve otoriter bir yönetime doğru gidiyor. Mülteci akınında “Hıristiyan olmayanlar kalamaz” diyen Orban, STK’ları “yabancıların para ile satın aldığı lobiler” olarak görüyor. Diğer yandan yakın zamanda Polonya’da yapılan seçimlerde 1989’dan beri en büyük seçim zaferini, Kaczynski liderliğindeki AB karşıtı muhafazakâr Hukuk ve Adalet Partisi (Law & Justice) kazandı. Katolik kiliseye yakın olan parti, sosyal yardımları artırma ve vergileri indirme vaadinde bulundu.

Avrupa karışık. En güçlü durumda gözüken Merkel bile ciddi bir destek sorunu yaşıyor. Mülteci akını ve gelmeyen ekonomik toparlanma Avrupa’da dengeleri değiştiriyor. 2016’da AB’de çok daha fazla çatlak ses duyulması ve başta Schengen olmak üzere birçok AB uygulamasının askıya alınması beni hiç şaşırtmaz.

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
27 Aralık 2015 Pazar, 19:26 Misafir bizde de isler pek iyiye gitmiyor ,özellikle rusya ile olan ucak krizinden sonra rus turistlerin ülkemize gelmemeleri sonucu turizm sektöründe 60 bin kişinin işsiz kalacagi tahmin ediliyor, yaş meyve-sebze kaybida olacak, 4,5-5 milyar dolar turizm,750 milyon dolar yaş meyve-sebze, toplam 5-6 milyar dolar kayip görünüyor,otomotiv ve bavul ticareti hariç...ayrıca mb piyasanın odaklandığı ve beklediği faizleri artırmadığı için, diğer gelişmekte olan ülke paraları dolar karşısında değer kazanırken, tl değer kaybetti.kur artışıda üretim maliyetlerinin artmasına neden olacaktir...
Yukarı