TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Ortadoğu’daki gerginlik vites büyütüyor

 

S.Arabistan ile İran arasında yılın ilk günlerinde yaşanan gerginlik bir anda gündemin ilk maddesi oldu. Arabistan doğumlu ve Krallığa muhalif tavırlarıyla öne çıkan Şii din adamı El Nimr’in, S.Arabistan tarafından idam edilmesi üzerine ortalık kızıştı. Bunun üzerine Tahran’da yağmalanan S.Arabistan büyükelçiliği geldi. Ardından bölgede ipler hızla gerildi. S.Arabistan’ın İran’la olan diplomatik ilişkilerini kestiği açıklamasının ardından Bahreyn ve Sudan da bu karara katıldığını açıkladı. Son olarak da Birleşik Arap Emirliği, Tahran’la olan diplomatik ilişkisini düşürdüğünü açıkladı. Diplomasi dışında da bölgede tansiyon artmış vaziyette. Suudiler İran’la olan tüm ticari ilişkilerini kestiklerini ve hava trafiğini de durdurduklarını açıkladılar.

 

BEKLENMEYEN BİR GELİŞME Mİ?

Yılın ilk günü OPEC’in 2 güçlü ülkesi arasında yaşanan bu gelişme siyasi arenada olduğu kadar piyasalarda da etkili oldu. Petrol fiyatlarında yaşanan sert dalgalanma yanında Çin’den gelen düşük üretim verilerinin de etkisiyle hisse senetlerinde kayıplar yüzde 3’leri buldu. Diğer yandan ABD’de yakından takip edilen ve adı korku endeksine çıkan VIX endeksi bir günde yüzde 25 yükseldi.

Piyasaların bu kadar çekindiği, “en kötüsü geride kaldı” diye ümitli bir şekilde girilen 2016’nın bir anda bir nevi kâbusa dönmesine neden olan konulardan birini, S.Arabistan-İran gerginliğini nasıl okumak lazım? Konu bir defaya mahsus, ilk anda sert fiyatlanan ama daha sonra üzeri küllenecek bir hadise midir? Ortadoğu’da Suriye üzerinde konuşlanan Rusya ve diğer Batılı müttefiklerin, oyunu Körfez ülkeleri dahil tüm Ortadoğu’ya yayma ihtimali var mı?

İşte bu soruların cevapları siyaset ve diplomasiyi etkileyeceği kadar ekonomileri de bir o kadar etkileyecek.

 

KİM KİMİNLE TİCARET YAPIYOR?

Ortadoğu ve Körfez bölgesini bir bütün olarak düşündüğümüzde, 750 milyar dolarlık ekonomisiyle bölgenin en büyük oyuncusu, S.Arabistan. Gelirlerinin yüzde 70’ini petrol satışından karşılayan ülkenin 10 yıl önceki GSMH büyüklüğü sadece 350 milyar dolarmış. Hatırlatalım 10 sene önce de petrol fiyatları 40 dolar seviyesindeydi. Ülke petrol fiyatı hızla aşağıya gelince ciddi bir gelir kaybına uğradı. 2013’te yüzde 18 cari fazla veren ülke 2015’te yüzde 5 cari açık verir duruma geçti. Diğer yandan petrol gelirlerinin azalması bütçeyi de fena vurdu. S.Arabistan bütçede kesinti yapmayınca 2013’te yüzde 10 fazla veren bütçe bu sene yüzde 10 açık verecek. S.Arabistan’ın ihracattaki en büyük üç partneri sırasıyla Çin, Japonya ve ABD. İthalatta ise Çin yine birinci sırada. Daha sonra ABD ve Hindistan geliyor. OPEC’in bir numaralı petrol üreticisi olan S.Arabistan’ın günlük 12.5 milyon varil petrol üretim kapasitesi var. Ancak halihazırda bunun 10 milyonu kullanılıyor.

Bölgenin diğer büyük oyuncusu İran, 425 milyar dolarlık bir GSMH’ye sahip. OPEC’in 5. büyük petrol üreticisi. P5+1 toplantılarından çıkan karar sonrası izolasyonu kaldırılan İran’ın günlük 2.9 milyon varil petrol üretim kapasitesi var. Hepsini de kullanıyor. Birkaç yıl içinde teknoloji yatırımıyla 5 milyon varile çıkması bekleniyor. Ancak S.Arabistan’dan farklı olarak varil başına petrol çıkarma maliyeti yüksek, 100 $ seviyesinde. Dolayısıyla İran için bu fiyatlar daha fazla üretim durumunda “zarar” anlamına geliyor. İran’ın da ihracattaki en büyük partneri Çin. Daha sonra Hindistan ve Türkiye geliyor. İthalatta ise BAE, Çin ve Hindistan öne çıkan üç ülke.

 

SÜNNİ VE Şİİ GERGİNLİĞİ

İran’da Şii nüfus neredeyse yüzde 100. Bahreyn’de yüzde 65, Irak’ta yüzde 60. Yemen’de ise yüzde 40 seviyesinde. S.Arabistan’da ise Sünni nüfusun ağırlığı yüksek, yüzde 90. Suriye’de yönetim Şii, ama yüzde 70 oranında Sünni bir nüfus söz konusu. Suriye’de yaşanan yıkımın altında bu Sünni-Şii gerginliği olduğu düşünülürse, Irak’ın defakto olarak 3’e bölünmüş olmasının sebebi yine aynı mevzuu. Bu açıdan bakıldığında Sünni-Şii gerginliğinin İran ve S.Arabistan gibi iki önemli oyuncuya atılıyor olması ciddi ve endişe verici bir gelişme.

2016 yılı için sayılan riskler açısından “mezhep savaşları” çok adı geçmeyen, ama ortaya çıkması durumunda küresel ölçüde büyük tedirginlik yaratacak bir konu başlığı olarak geçiyor. Bilginize.

 

Yukarı