TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Düşük petrol bize yâr olacak mı?

 

BloombergHT ekranından son dakika şöyle geçti: “Ham tip petrol, günü, yüzde 4 kayıpla 30 doların altında kapattı.” Ajans hem Brent petrolün hem de Amerikan tipi ham petrolün son iki gündeki kaybının yüzde 10’u bulduğunu yazıyordu.

Aynı saatlerde dünyanın enerji devlerinden Hollandalı Royal Dutch Shell’in kredi notu derecelendirme şirketi S&P tarafından A+’ya düşürüldü ki, bu şirketin 100 yıllık derecelendirme tarihinde aldığı en düşük not oldu. Yine benzer saat dilimlerinde bu sefer İngiliz enerji devi BP bir açıklama yapıyordu: “... Şirketimizin 2015 yıl sonu zararı 6.5 milyar dolar. Bu son 20 yılda açıkladığımız en kötü rakam. Maliyet azaltmak adına 2017 yılına kadar 3.000 kişiyi işten çıkaracağız.”

Paralel evrende seyahate devam edelim. Gelirlerinin yüzde 80’i petrol üzerinden olan Nijerya, Dünya Bankası’ndan 3.5 milyar dolarlık acil kredi talebinde bulundu. Döviz rezervlerinin yüzde 50’si eriyen Nijerya’nın bütçe açığı 15 milyar doları bulmuş durumda. Bir başka petrol zengini Azerbaycan’ın da, para birimi manatta yüzde 90 devalüasyon gerçekleştirmesine rağmen, IMF’ye kurtarma paketi için başvurduğu iddiaları ortada dolaşıyor. Petrol zengini S. Arabistan’ın rezervleri 1 yıl içinde 100 milyar dolardan fazla eridi ve piyasa ABD Doları’na çıpalı riyalde yüzde 10’dan az olmamak şartıyla bir devalüasyon bekliyor.

Şirketi, ülkesi fark etmiyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş dünyanın birçok noktasında oldukça sert ve yıkıcı bir şekilde hissediliyor.

 

DÜŞEN PETROL FİYATLARINDA KAZANAN YOK MU?

Teoride petrol üreticisi ya da satıcısı değilsen, hadi bir adım daha ileri gidelim; petrol üreticisiysen düşen petrol fiyatlarının seni etkilememesi lazım!

Ancak pratikte durum farklı seyrediyor.

Günümüzde küresel ekonomi hiç olmadığı kadar gelişen ülkelere bağlı bir büyüme modeli ile yaşıyor. Eskiden petrol fiyatları düştüğünde üreticilerin kayıpları, bu işten kârlı çıkan tüketicilerin kazançları ile örtüşür ve küresel ekonomiler için ciddi bir sorun çıkarmazdı. Ancak günümüzde Çin, Hindistan ve Türkiye’yi bir kenara koyacak olursak gelişen ülkelerin hemen hemen tamamı petrol, doğalgaz ya da emtia zengini durumda. Gelişen ekonomilerin de artık küresel GSMH’nin yüzde 40’ını oluşturduğu düşünülürse, petrol ya da emtia fiyatlarındaki düşüşün toplam ticarette nasıl bir durgunluk yarattığını hayal edebilirsiniz. Bir hatırlatma daha yapayım, 1990 yılında IMF istatistiklerine göre gelişen ülkelerin küresel GSMH’ye katkısı sadece yüzde 20’ymiş.

Dünya Bankası’nın hesaplarına göre 4 milyar insan düşen petrol fiyatları sayesinde daha ucuz enerji kaynaklarını kullanabilecek. Böylece yakacak için ya da ulaşım için daha az para harcayınca diğer ihtiyaçlar ve harcamalar için de daha fazla para kalacak. Zamanla çarpan etkisinin de devreye girmesiyle bu harcamaların küresel ekonomiyi canlandıracağı düşünülüyor. Merrill Lynch’in hesabına göre petrol fiyatlarının düşmesi sonucu 3 trilyon dolar para petrol üreticilerinin cebinden çıkıp yerküredeki 4 milyar tüketiciye dağılmış vaziyette. Bu insanlık tarihinde görülen en büyük “varlık transferi”.

Ancak orta vadede hepimizin lehine çalışacak olan petrol kaynaklı varlık transferine rağmen, kısa vadede sancılı günler bizi bekliyor. Birçok şirketin battığı, binlerce insanın işsiz kaldığı hatta ülkelerin krize girdiğini göreceğiz. Maalesef her gülün bir dikeni var!

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
03 Şubat 2016 Çarşamba, 19:33 Misafir düşen petrol fiyatlarında tüketicinin lehine bir avantaj olmaz nedeni de ülkemizdeki petrol fiyatlarinin oldukca fazla bir kismi vergilerden olusuyor. gene o da türkiye ekonomisindeki yüzde 28.72lik kayıt dışılıgin (oecd`nin 34 ülkesinin en yükseği) olmasinin etkisinden kaynaklaniyor...bence ekonomideki kayıt dışılık en fazla 10% olmali...
Yukarı