TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Panik modu ve piyasa fiyatlamaları çelişiyor

 

Piyasaların çivisi çıktı. Oynaklıktan ya da sert satışlardan bahsetmiyorum. Bahsettiğim, aynı anda küresel sermaye piyasalarında oluşan fiyatlamalar ve bu fiyatların nasıl birbirinden farklı senaryolar içerdikleri. Birazdan ayrıntısına gireceğim ama baştan şunu belirteyim ki, bahsi geçen ve aynı anda ortaya çıkmaları çok muhtemel olmayan bu fiyatlamaların mevcut durumda oluşmuş olması bana hayra alamet gelmiyor. Benden uyarması.

 

GÜVENLİ LİMANLAR YENİDEN GÖZDE

İşler iyi gitmediği zaman yatırımcıların ellerinde bulundurdukları portföyün riskini azaltmak için ilk başvurdukları formül, bu riskli varlıkları satmak olmaz! Çünkü piyasada muhtemelen hemen herkes aynı riskli varlıkları bulunduruyordur ve aynı anda “sat” tuşuna basmaları hem büyük zarara hem de likiditenin kaybolmasına yol açacaktır. Bu yüzden riskin dengelenmesi açısından daha önce bu tür türbülanslarda değer kazanmış varlıklar alınır ve portföye konulur. İşte bunlara “güvenli liman” denir. Nedir bunlar? Altın, ABD ya da Almanya gibi ülkelerin tahvilleri, risksiz günlerde satılan carry trade paraları (düşük faizli ve düşük riskli para biriminin satılıp yüksek faizli yüksek riskli para biriminin alınması) akla gelenler.

Gelin şimdi biraz bu güvenli limanların son 2 aylık performanslarına bakalım. Son 4 senedir düşen ve seneye 1050 dolardan başlayan altın, 2 ayda yüzde 16 prim yaptı. Carry trade olarak kullanılan Japon Yeni, negatif faiz vermesine rağmen yatırımcısının yoğun ilgisine maruz kalıyor. Yenin sadece şubat ayında ABD Doları’na karşı değer kazancı yüzde 7.5 oldu. 2012’den beri hiç bu kadar güçlü yen görmemiştik. Bir başka güvenli liman ABD ve Alman tahvilleri. FED’in faiz artırma trendine girmiş olmasına rağmen ABD 10 yıllık tahvil faizleri son 5 haftadır düşüyor. 10 yıllık Alman Bundları da 6 haftadır değer kazanıyor. 10 yıllık Alman tahvillerinde son gelinen faiz yüzde 0.14 seviyesi.

Bunların hepsi aynı şeyi fiyatlıyor. Küresel ekonomilerde beklenen toparlanma bir türlü gelmiyor. Merkez bankalarının da para basma işlevi artık cevap vermiyor. Büyüme gelecek beklentisiyle portföylere alınan her şey anlamını yitiriyor.

 

PİYASA HİÇBİR ŞEY YOKMUŞ GİBİ DAVRANIYOR

Yukarıdaki panik fiyatlamasını yapan piyasa, diğer yandan “Hepimiz aynı gemideyiz ve hayat devam ediyor” modunu da elden bırakmıyor. Gelin bir de bu örneklere bakalım.

Son gelen verilerin de ortaya koyduğu bir gerçek şu ki, Avrupa’da büyüme oldukça yavaş geliyor. 2015’i yüzde 1.6 büyümeyle bitirdiği tahmin edilen AB’nin 2016 içinde en iyi ihtimalle yüzde 1.6 büyüyeceği bekleniyor. Üstelik 2017 için de en iyimser ihtimal, yüzde 1.7. Hatırlatma açısından kriz öncesi AB’de büyüme oranları yüzde 2.5-3 bandında geziniyordu.

AB için en büyük kayıplardan biri de Çin’le yapılan ticaretin azalması. Yıllık yaklaşık 330 milyar Euro toplam ticaretin olduğu Çin’e, her iki tarafta da büyümenin soğuması sebebiyle, ticarette yüzde 10’a yakın bir daralma var. Daha da önemlisi Çin’le çalışan Avrupalı orta ve küçük ölçekli şirketlerin ciddi bir kredi riski olması. Ancak bu kadar riske rağmen Avrupalı şirketlerin risk primini fiyatlayan CDS oranları (Markit iTraxx) 3 haftadır düşmeye devam ediyor. Bir başka risk ölçen endeks, ABD’de S&P 500’deki hisse senetlerinin oynaklığını hesaplayan, nam-ı diğer korku endeksi VIX. Bu endeksin fiyatladığı seviye yüzde 19. Yılbaşından beri bütün bu olup bitene karşı artış sadece yüzde 5.

Bu örneklere ek olarak son birkaç aydır satış görmüş olsalar da, S&P’nin gördüğü en yüksek seviyeden sadece yüzde 10, Alman Dax ve Japon Nikkei endekslerinden ise yüzde 20 aşağıda olduğunu görüyoruz. (Hem Nikkei’de hem de Alman Dax endeksinde 2011’den 2015 ortasına kadar endekslerin 2 katına çıktığını hatırlatmak isterim.)

Dolayısıyla yazının başında bahsettiğim panik moduna karşı, düzeltmelerin ne kadar sınırlı olduğunu görebilirsiniz.

Parasal genişlemelerin artık cazibesini yitirdiği, ekonomilerin toparlanmakta zorluk çektiği ve reel ekonomi toparlanmadan kimsenin mutlu olamayacağını kabul ediyorsanız bu fiyatlamaları da sorgulamanızı tavsiye ederim.

 

Yukarı