TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Mersin notları

 

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi’nin ortalığı karıştırdığı, petrolün 40 doları aşıp altının 1270 doları gördüğü geçen haftanın son gününü Mersin’de geçirdim.

Bloomberg HT Anadolu Günleri serüveninin ilk durağı olan Mersin’de hafta boyunca kanal olarak şehrin ekonomisinin nabzını tuttuk.

Bir taraftan Suriye’den gelen yoğun göçün, diğer yandan yüzde 15’leri zorlayan işsizliğin olduğu Mersin, mikrofonu kime tuttuysak birbirinden enteresan hikâyeler dinlediğimiz bir şehir olarak notlarımız arasına girdi.

 

ZENGİN SURİYELİLER MERSİN’İ TERCİH ETMİŞ

Savaş öncesi 2006 yılında Mersin Ticaret Odası’nın girişimiyle Lapseki ile Mersin arasında karşılıklı feribot uygulaması yapılıyormuş.

Bu vesileyle Lazkiye ahalisi savaş öncesi Mersin’i tanıma fırsatı bulmuş.

Kriz çıkıp Suriye yaşanmaz bir hal aldığında başta Lazkiyeliler olmak üzere Mersin çok ciddi göç almış. Ama ne göç?

Şu an 1 milyonluk şehir merkezinde 300 bin Suriyeli yaşıyor.

Gelenlerin tamamı olmasa da ciddi bir kısmı varlıklı.

Mersin Ticaret Odası’nın önderliğinde bu varlıklı Suriyelilerin şehir ekonomisine adaptasyonu sağlanmış.

Şu an Mersin’de sahibi Suriyeli 600 şirket kurulmuş.

Suriyeliler şirket kurmakla kalmamış, kendi yaşam standartlarına uygun ev/bina yaptırmaktan kendi okullarına açmaya kadar işi ilerletmişler.

 

MERSİN’İN SURİYE’YE İHRACATI 150 MİLYON DOLAR

Rakamda bir hata yok. Savaşın hüküm sürdüğü Suriye’ye Mersin’de kurulan 600 şirket vasıtasıyla toplam 150 milyon dolarlık ihracat yapılmış.

Bu rakamın bu sene artması ve daha fazla şirket kurulması bekleniyor.

Yakın zamanda demir-çelik sektöründe Mersin’de yaşanan büyük bir şirketin iflası, bankaların başta demir-çelik ve çimento olmak üzere şehirdeki şirketlere mesafeli bakmalarına yol açmış.

Şirketler, bankaların kendilerine yeni kredi açmadığını, var olan kredileri bile geri çekmeyi teklif edenlerin bulunduğunu söylüyorlar.

 

AYLIK 500 TL’NİN ALTINDA GELİRİ OLANLARIN ORANI % 7

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Mersin’de işsizlik kadar gelir dağılımı bozukluğunun da altını çiziyor.

“Mersin il nüfusunun % 7’sinin yıllık geliri 6 bin TL’nin altında” diyor.

Kabaca 140 bin kişi 500 TL ile ayı geçirmeye çalışıyor.

Hem yüksek enflasyon hem de gelir dağılımı adaletsizliğinin yüksek oluşu, şehrin “elektriğini” artırıyor. Göç ise bu riski ikiye katlıyor.

Toplam 1.8 milyar dolarlık ihracatı ve Türkiye’nin 2. büyük limanıyla Mersin, Rusya krizini narenciye ihracatında mucizevi şekilde iyi atlatmış.

Bu iyi haber, ancak ihracatçı narenciye, hububat ve kesme çiçekte çok önemli bir pazar olan Rusya’nın yerine ne koyacağını bilmiyor.

Dolayısıyla bu konuda bir miktar karamsarlık var. Ancak Rusya ile bir şekilde eski günlere dönüleceği beklentisi de yüksek.

Akdeniz’in ihracat üssü Mersin pek iyi günler geçirmiyor.

İş dünyası moralini bozmamaya çalışsa da gözler Ankara’da, kulaklar Rusya’dan gelebilecek “yeni mal siparişlerinde”.

Umarım işler Mersinlilerin umut ettiği gibi olur.

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
14 Mart 2016 Pazartesi, 19:43 Misafir kardeş zengin suriyelileri mış lı anlatmışsın.masala benziyor.
13 Mart 2016 Pazar, 14:55 Misafir mersin gibi adanada da rusya krizi dolayısıyla narenciye ve yaş meyve-sebze ihracatında 70%'e varan düşüşler oldu ,bankaların şirketlere geçmişe oranla biraz daha mesafeli durmasının bir nedeni de iflas erteleme yasasının şu andaki haliyle süistimale açık olmasından olabilir... bu nedenle önümüzdeki günlerde icra-iflas kanununun uygulanmasındaki yasal boşlukları düzeltmek amacıyla birtakım değişiklikler yapılacak sanırım...
Yukarı