TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Cannes’da yarışan projeler değil ülkelerin imajı

 

Dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı olan MIPIM’in 27’ncisi Fransa’nın Cannes şehrinde yapılıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen ve gayrimenkul sektörüne yatırım yapmaya niyetli yatırımcılar, yine projelerini tanıtmak için dünyanın farklı yerlerinden gelen sektör temsilcileriyle bu fuarda buluşuyor.

Fuarın lokomotifleri, hemen girişte büyük çadırlara kurulmuş ve içindeki dev maketlerle projelerini tanıtan şehirler: Paris, Londra, Barcelona, Berlin ve İstanbul. Burada durup İstanbul’a biraz yer açmak gerekiyor.

İlk kez 2009 yılında Cannes’a gelen İstanbul ekibi, 2014 yılından itibaren fuara damgasını vurmaya başlıyor. İstanbul Ticaret Odası’nın 96 metrekarelik dev İstanbul maketiyle Cannes’da gayrimenkul yatırımcılarının dikkatini çekmeyi başaran İstanbul çadırı, 2016 yılında da 600 metrekarelik büyüklüğü ve Paris ile Londra’nın tam arasındaki lokasyonuyla çıtayı biraz daha yükseltmiş.

20’NİN ÜZERİNDE ŞİRKET 8 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

İstanbul çadırının seneler içinde Cannes’ın en iddialı lokasyonlarından biri olması, Türkiye’den daha fazla katılımın olmasını sağlamış. 23 Türk inşaat şirketi bu sene Cannes’da stant açıp yatırımcının karşısına çıkarken bana daha enteresan geleni, Türkiye’den gelen büyükşehir belediyelerinin katılımı oldu. İçlerinde Antalya, Bursa, Balıkesir, Ordu, Hatay gibi büyükşehir belediyelerinin de olduğu 8 şehir, belediye başkanı ve diğer ilgililerle projelerini anlatmak üzere yatırımcının karşına çıkmış.

Bu şehirler arasında benim en çok ilgimi çeken iki proje ise Ordu ve Hatay’ınkiler. Nüfusunun neredeyse yarısı kadar Suriyeli mülteciyi ağırlayan Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın fuarın ilk günü gündeme bomba gibi düşen “Rusya, Suriye’den çekiliyor” haberini aldığında verdiği tepki, “Cannes’ın şimdi bir anlamı oldu” şeklindeydi.

İnanç turizminin merkezi olmayı hedefleyen Hatay, savaş sonrası “Ortadoğu’ya Türkiye’den açılan kapı ve lojistik üssü” olmanın peşinde. Ordu ise bölgenin önemli çekim merkezi olacak Türkiye’nin tek deniz üzerine kurulan ORGİ Havalimanı ve çevresinde oluşacak yeni projeleri öne çıkarmış.

GRAND PARİS Mİ, İSTANBUL’UN YENİ HAVALİMANI MI?

Birbirine komşu ve rakip iki çadır: Paris ve İstanbul. Her ikisinde de iki iddialı mega proje. Her ikisi de 32 milyar Euro değerinde.

2007 yılında Sarkozy’nin başlattığı, 12 milyon Parislinin yaşam kalitesini iyileştirmek için ulaşım ve barınmayı içeren dev projenin adı “Grand Paris”. Binlerce yeni ofis ve ev yapımının planlandığı bu proje sonunda Paris’in “daha yaşanılabilir ve akıllı şehir” olması hedefleniyor.

İstanbul’un mega projesi ise bilindiği üzere yeni havalimanı. İlk etapta 90 milyon yolcunun taşınmasına olanak verecek ve etrafında yeni bir çekim merkezi oluşturacak bu proje, 2016 MIPIM’de İstanbul’un en önemli kozu.

Çadır, proje, ilgi, motivasyon hepsi tamam, hatta şahsen gözlemledim ki yatırımcı ilgisi de var. Ancak bunlar yetmiyor.

Patlayan bombalar, terörle mücadele, bireysel hak ve özgürlükler konusu ile dış politika tercihlerimiz, başta İstanbul olmak üzere bütün projelerimizin akıbetini belirleyecek. Yani tek rakibimiz “kendimiz”.

Yukarı