TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Merkez faizi indirdi sıra kredilerde

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) mart ayı para piyasası toplantısında piyasanın genel beklentisine (Ben de beklemiyordum!) sürpriz olarak faiz koridorunun üst bandını 25 baz puan düşürerek yüzde 10.50’ye çekti. Böylece Nisan 2015’ten beri ilk kez, faiz koridorunda bir değişiklik yapılmış oldu.

BU İNDİRİM NE ANLAMA GELİYOR?

Güzel soru... Ama cevabını tam olarak bilemiyoruz. Üst bandın 25 baz puan aşağıya gelmiş olması acaba faiz indirimi sürecinin başladığı anlamına gelir mi? TCMB buna net cevap vermiyor. Onun yerine “Yüksek seyreden çekirdek enflasyonu” işaret edip, “Burası düşmeden faiz indirim süreci başladı diyemeyiz” diye ifade ediyor.

PEKİ, 25 BAZ PUANLIK FAİZ İNDİRİMİ KREDİLERE YANSIR MI?

Normal seyri içinde, ortalama piyasayı 90 - 100 milyar TL fonlayan TCMB’nin en büyük oyun kurucu olduğu aşikâr. Dolayısıyla bu likiditeyi piyasaya hangi faiz oranıyla verdiği de önemli. Ancak burada gözden kaçmaması gereken iki önemli husus var.

İlk konu; 25 baz puanlık faiz indirimi, piyasanın TCMB’de karşıladığı likiditenin maliyetini ne kadar düşüreceği mevzuu. TCMB’nin buna verdiği bir cevap var “Düşürmeyecek!” TCMB’nin bugün ekonomistlere yaptığı sunumda ifade ettiği gibi, çekirdek enflasyonda kayda değer bir düşüş görülmediği takdirde mevcut yüzde 9’lar civarında seyreden fonlama oranı değişmeyecek.

İkinci husus ise bankacılık sektörünün “risk alma iştahı”. Türk bankacılık sektörünün 2015 yılı toplam kârı yaklaşık 25 milyar TL. Bu kârı elde etmek için bankacılık sektörünün tuttuğu toplam aktif büyüklüğü 2.3 trilyon TL. Türk bankacılık sektörü 2015 yılı sonunda Türk ekonomisine yaklaşık 1.5 trilyon TL’lik kredi vermiş. Bunun dışında kalan kabaca 800 milyar TL’yi de; devlet tahvili, zorunlu karşılıklar ve diğer aktiflere dağıtmış. Türk bankacılık sektörünün yukarıda adları geçen aktifleri yaratabilmesi için en büyük dayanağı 1.2 trilyon TL civarında olan mevduatlar. Arkasından da yurtdışından alınan borçlar ve 260 milyar TL büyüklüğünde “özsermayesi” geliyor.

ÖZSERMAYE KÂRLILIĞI RİSK İŞTAHINI DÜŞÜRÜYOR

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 2015 sonu rakamlarına göre sektörün özkaynak kârlılık oranı yüzde 11’lerde. Yerli özel bankalarda bu oran yüzde 10’lara geriliyor. En yüksek olduğu yer ise yüzde 13.5’lerle kamu bankalarında. Bankalar Birliği’nin raporuna göre yüzde 10’lara kadar gerileyen özkaynak kârlılığı rakibimiz sayılan; Brezilya, Endonezya, Güney Afrika’dan düşük Hindistan ile aynı seviyede.

34 adet mevduat, 13 adet kalkınma ve yatırım, 5 adet katılım olmak üzere toplam 52 bankanın, 12.000 şube ile faaliyet gösterdiği Türk bankacılık sektörü “özkaynak maliyetinin altında” bir kârlılık oranıyla iş yapıyor.

SORUNLU KREDİLER ARTIYOR

Türk bankacılık sektöründe toplam kredi / mevduat oranı yüzde 120’dir. Bunun üzerine bir de “gayri nakdi kredi ve yükümlülükleri” eklerseniz bu oran yüzde 140’ları bulur. Dolayısıyla şunu net ifade etmeliyiz ki; bankacılık sektörünün yeni krediler için kaynak yaratma ihtimali yakın zamanda çok olası gözükmüyor.

Bir de buna mevcut kaynakların yüksek maliyetlerini ekleyelim. TCMB’nin yayınladığı rakamlara göre (3 aya kadar vade ile ortalama oran) yüzde 12’ler seviyesinde mevduat toplayan Türk bankacılık sektörü, TCMB’den de ortalama yüzde 9’lar civarında kaynak bulabilmekte. Bu oranların üzerinde bir de geçen seneye göre yüzde 30 artan takipteki krediler devreye girince, bankacılık sektörü için yeni risk almak (uzun vadeli kredi vermek) için iştahının iyice düşük olduğunu görüyoruz.

Eğer reel sektör taze ve düşük faizli krediler bekliyorsa bunun sanırım ilk mercii TCMB’nin faiz indirimleri değil. Devreye girecek reformlar ve artan tasarruf sonucu ülkenin düşen risk primi düşük faizli kredinin anahtarı olacaktır.

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
29 Mart 2016 Salı, 17:11 Misafir Bes yildir kamu bankalari ziraai esnaf kredilerini yapilandiriyor kimse yatirmiyor erteleme yapiliyor sonu hayir olsun Ama hayir gorunmuyor Bu islerin en iyi yonu kefillik ve odunc bitti hersey nakit selamlar
28 Mart 2016 Pazartesi, 10:56 Misafir ben indirime indirim demem indirim alt bantta olmadıkça. üstadım kredilerde faiz indirimi olabilmesi için piyasanın paraya boğulması lazım. bu sıkılıkta bankalar kredi verecek parayı nereden bulacakta faiz indirimi olacak. bankaların kullandığı sendikasyonları iyi izlemek lazım. düşük faiz ile aldıkları sendikasyonlar kur farkına çarpıldı. kimse ne kazandığını hesaplayamıyor.
26 Mart 2016 Cumartesi, 11:08 Misafir merkez bankasının yaptığı faiz indirimi reel sektörün taze ve düşük faizli kredi beklentisini karşılamıyacaksa merkez bankası bu faiz indirimini neden yaptı... diğer önemli bir konu da sıfırdan yeni yatırım yapacak ve uzun dönemli risk alacak doğrudan yabancı yatırım sermayesi ülkemize gelmiyor... sonuçta 2016 yılında ülkemizde büyüme beklentilerin altında olacak gibi...
Yukarı