TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Avrupa’da işler iyi gitmiyor

 

Geçen hafta mart ayı ihracat verileri açıklandı. Mart ayında ihracat yüzde 2.6 artmış. TİM’in verilerine göre Türkiye mart ayında en fazla ihracatı sırasıyla Almanya, İngiltere, Irak, İtalya ve ABD’ye yapmış. Almanya’ya ihracat yüzde 12.4, İtalya’ya da yüzde 15 arttı. Bu artışlar sonrası Türkiye’nin toplam ihracatında Avrupa’nın payı yüzde 49’ları buldu. Avrupa ekonomisinde yaşanan toparlama Türkiye’nin de yüzünü güldürüyor.

Peki Avrupa pazarında bu toparlama devam eder miÌ

Önce Avrupa’nın lokomotifi olan Almanya ile başlayalım. Kriz sırasında işsizliği yüzde 9’lara varan Almanya, bu oranı kriz öncesinden de iyi bir seviye olan yüzde 4.5’lere kadar indirmiş vaziyette. Yani istihdam tarafında Almanya’da bir sıkıntı yok. Büyüme tarafında ise Lehman krizi öncesi yüzde 2.5-3 bandında büyüyen ülke, 2016 yılında bunun yarısı kadar, yüzde 1.5’lik bir büyüme yakalayabilmiş durumda. Almanya çok ciddi bir ticaret fazlası veriyor. 2015 yılında Almanya’nın verdiği ticaret fazlası tam 250 milyar Euro. Yani GSMH’nin yüzde 8’i. Geçen yıl Almanya’nın ihracatı yüzde 6.4 artmış.

Ancak...

2016 yılında işler Almanya’da beklendiği gibi iyi gitmiyor. Bu senenin ilk 2 ayında ihracat yüzde 1.6 küçülmüş durumda. Ülkenin en önemli ticaret pazarı Çin. Avrupa Birliği’nin Çin’e yaptığı ihracat kabaca 160 milyar Euro. Bunun neredeyse yarısı (75 milyar Euro) Almanya tarafından yapılıyor. Ancak Çin’in büyüme rakamı yüzde 6.5’lere gerileyince Almanya’nın da bu ülkeye yaptığı ihracatta ciddi düşüş yaşandı. Ayrıca Almanya, petrol üreticisi ülkeler için oldukça önemli bir teknoloji ve makine üreticisi. Ancak petrol fiyatlarındaki düşüş bu ülkelerdeki yatırım iştahını kesince Almanya’nın bu bölgelere yaptığı ihracatta da bu sene ilk 3 ayda yüzde 7’lik düşüş gözlendi.

Kısaca, Almanya’da ihracata odaklı ekonomi, Çin ve petrol üreticisi ülkeler üzerinden ciddi negatif etkileniyor. Bu sene büyüme tahminleri ülke için yüzde 1.5’lerin altına revize edilmiş durumda.

Diğer ülkelerde de durum farklı değil...

Uluslararası yatırım kurumlarının AB için 2016 ve 2017 büyüme tahmini aynı yüzde 1.5. İhracat pazarımızı oluşturan ülkelere baktığımızda; Fransa’da yüzde 1.3, İtalya’da yüzde 1 ve İngiltere’de yüzde 2 seviyelerini görüyoruz. Bu ülkeler arasında yüzümüzü güldürebilecek tek yer, son zamanlarda ihracatımızı artırdığımız İspanya’daki yüzde 3 civarında gezinen büyüme.

BREXIT BİR BAŞKA ENDİŞE

İngiltere’nin AB’de kalıp kalmayacağı (Brexit), haziran ayında yapılacak referandumda ortaya çıkacak. Şu ana kadar olan anketler “AB’de kalma” oranının bir parça da olsa daha yukarıda olduğunu söylüyor. Ancak seçim yaklaştıkça “AB’den çıkalım” diyenlerin oranındaki artış herkesi tedirgin ediyor. Böyle bir durumda yapılan tahminler, İngiltere ekonomisinin yüzde 2-3 arasında daralabileceği ve bunu uzun bir süre “düşük büyümenin” takip edeceği yönünde.

Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) aylık 80 milyar Euro’luk tahvil alımı, bankalara uyguladığı eksi yüzde 0.4’lük faize rağmen istenen büyüme bir türlü gelmiyor. Üstelik yukarıda belirtiğim üzere AB için çok önemli bir itici güç olan Almanya ve referandum dolayısıyla İngiltere pazarları bu sene bizi zorlayabilir. Bu “pazar” bizim için çok önemli ve toplam ihracatımız içinde de ciddi yer tutuyor. Bu sebeple olası senaryolara karşı hazırlıklı olmamız lazım.

Yukarı