TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Brexit mi? Lehman mı?

 

Avrupa’nın 2. büyük, yerkürenin 5. büyük ekonomisi Birleşik Krallık, olmaz denileni yaptı ve 17.4 milyon vatandaşının oyu ile AB’den çıkışı, “Brexit”i referandumda onayladı. İngiltere, Avrupa Birliği’nin orijinal hali olan ve 1993 yılındaki Maastricht anlaşması sonucu ortaya çıkan Avrupa macerasından böylece ayrılmış oldu.

Brexit sonrası ne olacak?

Bu sorunun cevabı çok uzun ama kısaca değinmek istersek 4 ana kategoriye indirebiliriz.

İNGİLTERE’DE HÜKÜMET KRİZİ

Referandum fikrini ortaya atan ama daha sonra “Kalalım” cephesini destekleyen Başbakan Cameron, Brexit yenilgisinin ardından ekim ayında istifa ediyor. Daha 6 ay önce Muhafazakâr Parti’ye büyük zafer kazandıran ve “Yıllarca Başbakan kalır” denilen Cameron kendi ayağına sıktığı kurşun sonucu saf dışı kalıyor. Yerine büyük ihtimalle parti içinde seveni kadar sevmeyeni olan eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson gelecek. Bu durumda da İngiltere’de siyaset sahnesinin yeniden ısınması beklenecektir.

PİYASALAR ALTÜST

Brexit kararının ardından, İngiliz Sterlini gün içinde ABD Doları karşısında son 30 yılın en düşük değeri olan 1.33’lere kadar geriledi. İngiliz bankaları RBS, Barclays günü yüzde 20’lere yakın kayıplarla kapattılar. Diğer yandan Avrupa piyasaları da çöktü. İngiltere’nin en büyük ticaret partneri olan Almanya’nın DAX hisse senedi endeksi yüzde 6, olası bir AB “çözülme” sürecinde en fazla etkilenecek olan İtalya ve İspanya’da borsalar yüzde 10’un üzerinde düştü. Güvenli limanlar ise hemen devreye girdi. Altın bir günde yüzde 5, gümüş yüzde 7 yükseldi. Merkez bankaları da daha önce Lehman krizinde olduğu gibi yine devreye girdiler. FED piyasaya “dolar likiditesi” sağlayacağını açıkladı. ECB ve Japon Merkez Bankası dahil diğer birçok merkez bankası da FED ile karşılıklı “swap” işlemi yaparak yatırımcının panik modundaki “ABD Doları” ihtiyacını karşılamaya çalışıyor.

AB’DE ‘ANTİ’ RÜZGÂRI

Brexit’in sloganı “Take control” yani “Kontrol sende olsun” şeklindeydi. İngilizler referandumda “çıkalım” opsiyonunu seçerek bir yandan da ülke yönetiminde kontrolü yeniden ele almış oldular. Bu hafta sonu da İspanya’da genel seçimler 6 ay aranın ardından yeniden yapılıyor. Geçen seçimlerde partiler arasında herhangi bir iktidar formülü oluşamadığı için yenilenen bu seçimde aslında 40 yıllık İspanyol establishment’ini temsil eden eski Başbakan Rajoy ile son 5 yıl içinde ortaya çıkan “anti AB – anti kemer sıkma” söylemleri sükse yapan Podemos yarışıyor. Brexit sonrası Podemos’un seçimlerden büyük bir zaferle çıkması şaşırtıcı olmayacaktır. Diğer yandan 6 ay sonra hem Geert Wilders’ın sağcı partisinin hızla güçlendiği Hollanda’da hem de Le Pen idaresindeki yıldızı yükselen sağcı ve anti AB National Front Partisi’nin yarıştığı Fransa’da seçimler var. Bu seçimlerin de Brexit sonucundan etkilenmesi, AB’nin çok daha güçlü anti AB, anti mülteci, anti genişleyici partiler tarafından kuşatılması hiç sürpriz olmayacaktır.

İNGİLTERE’SİZ AB DAHA ETKİSİZ OLACAKTIR

İngiltere tek başına toplam AB GSMH’sinin yüzde 17’sini üretiyordu. İngiltere gibi AB’ye dahil ama ortak para birimine girmeyen diğer ülkeler de ayrıca bir yüzde 15’lik katkı sağlıyor toplam GSMH’ye. Şimdi İngiltere’nin olmadığı bir AB’de Almanya ve onunla koordine giden bir Fransa toplam ekonominin neredeyse toplam yüzde 40’ını oluşturacaklar. Diğer yandan İngiltere nükleer güç olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne oturan Fransa ile birlikte 2. AB ülkesiydi. Bu durumda Fransa bu konseyde AB’nin tek temsilcisi kalacak. Son olarak da ABD’nin Avrupa kıtasında en büyük müttefiki olan İngiltere’nin artık AB’ye bağlı olmayacak oluşu da birliğin siyasi ve ekonomik etkisinin sorgulanacağı günlerin yakın olduğunu söylüyor olabilir.

Sonuç...

Daha önce de belirtmiştim. Brexit, Lehman’dan daha büyük bir kriz. Lehman krizi para politikaları ve bir miktar da mali politikalar ile bir şekilde tatlıya bağlandı. Ancak Brexit siyasi bir karar ve bildiğimiz birçok dengenin değişmesine yol açabilecek kapasitesi var.

 

Yukarı