TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Brexit sonrası dünya eskisi gibi olmayacak

 

Brexit’i gördük, neymiş öğrendik! İngilizlerin gerçekten şakası yokmuş. Referandumdan “AB’den çıkalım” çıktı. Beklenmeyen sonuca piyasaların tepkisi sert oldu. Peki piyasa fiyatlaması bitti mi? Bence “hayır”. Bundan sonra ne olacak? Kimsenin bilemediği yer burası. Merkez bankaları, IMF herkes uyarılarda bulunuyor. “Panik yapmayın” diyor, piyasaya likidite temin edilmeye çalışılıyor. Ama bunların ne kadar yeterli olacağı muamma.

Kararın İngiltere’de yaratacağı siyasi kırılma ve politik belirsizliğin tahminlerden büyük olacağı, çıkan tablodan okunuyor. Başbakan Cameron’ın “Kim dağıttı ise o toplasın” anlamına gelen “istifa” çıkışı sonrası iktidardaki Muhafazakâr Parti’de sular kaynamaya başladı. Yeni genel başkanlığa en yakın aday, “Çıkalım” kampının en ateşli savunucularından Boris Johnson, referandum sonrası ağır eleştiri altında. Anlaşılan o ki, Johson’un da “ayrılalım” sonucuna karşı hazırlığı yokmuş.

Özellikle İskoçya ve Kuzey İrlanda’dan gelen, “AB yoksa biz de yokuz. Bağımsızlık için yeniden referanduma gidelim” çağrıları Johnson’un başını ağrıtıyor. Referandumdan zafer kazanmış edasıyla çıkan Johnson şimdi, “Karar çıktı ama bunu hemen uygulamaya gerek yok” diyor. İşçi Partisi’nde de deprem yaşanmakta. Partinin Brexit’te, “kalalım” cephesinde yeterince ağırlığını koyamamış olması ve Jeremy Corbyn’in liderliğinin sorgulanması, parti içindeki gölge kabineden 11 ismin istifa etmesine neden oldu.

Brexit sonrası Avrupa tarafı da karıştı. Fransa, İtalya ve İspanya bir an önce İngiltere’nin çıkış sürecinin başlatılmasını isterken Almanya biraz daha zamana yayma peşinde. Görüldüğü üzere Brexit sonrası hem İngiltere’de hem de AB tarafında çok büyük sarsıntılara gebe siyasi gelişmeler yaşanıyor. Bu gelişmelerin akabinde AB’nin geleceğinden, yeni oluşabilecek küçük birlikteliklere kadar çok fazla şeyi tartışıyor olabiliriz.

TÜRKİYE NASIL ETKİLENİR?

İngiltere yıllık ihracatımızın yüzde 8’ini yaptığımız bir pazar. İngiltere AB’den çıkarsa bu pazara Gümrük Birliği çerçevesinde mal satan; otomotiv, tekstil, hazır giyim gibi sektörler yeniden ciddi ticaret anlaşmaları yapmak durumunda kalacaklar. Bu anlaşmaların ne kadar hızlı ve ne kadar uygulamada uyumlu olacağı soru işareti.

İngiltere gibi son derece rekabetçi bir pazara düşük kâr marjlarıyla mal satan bu şirketlerin, Brexit sonrası yüzde 10 devalüe olan İngiliz Sterlini ile bu pazarda tutunabilmeleri de kolay olmayacaktır. Bir başka açı da turizm sektörü. Türkiye turizmde zaten “kayıp” yılını yaşıyor. 2015’te 31 milyar dolarlık turizm geliri bulunan Türkiye’ye gelen yabancı misafirler arasında 3. sırada İngilizleri görüyoruz. Kendilerini dolar ve Euro bazında ciddi fakirleşmiş hissedecek İngilizlerin tatil tercihleri de değişecektir.

Brexit’in Türkiye’ye siyasi etkileri de olacaktır. AB ile müzakerelerde belli bir yere gelip tıkanan Türkiye’yle, İngiltere’siz yürümek zorunda kalabilecek olan AB’nin daha “yakından” ilgilenmek durumunda kalacağı aşikâr. Özellikle Geri Kabul Anlaşması’yla AB ile kritik bir döneme giren Türkiye, İngiltere’nin ayrılmasına yol açan mülteci akınının durdurulmasında çok önemli yer tutuyor. AB’nin bir başka yol kazasına tahammülü olmadığı düşünülürse AB-Türkiye ilişkilerinin hızlanması beklenebilir. Ancak diğer yandan, Brexit sonrası AB içinde iyiden iyiye kendini gösterecek olan milliyetçi akımların ve anti AB partilerin yükselişi de Türkiye’nin AB ile yapacağı görüşmelerin hızını kesecektir. Bu sebeple Brexit sonrası AB yolculuğunda ipler bizde değil. Avantajlarımız var ancak bunları “kullanıp kullanamayacağımız” zamanla ortaya çıkacak.

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Brexit son tahlilde tamiri pek mümkün olmayan yaralar açtı. Konu ekonomik olmaktan çok daha büyük. Siyasi sonuçları Türkiye dahil birçok bölge ülkesinin mevcut planlarını altüst edebilecek kadar önemli. İngilizler “mülteci istilası ve çokbaşlılık” konularını bahane ederek Brexit’i onayladı ve bir anlamda “Pandora’nın kutusu”nu açtı. Kutu bir kez açıldı mı, içinden ne çıkar bilemeyiz.

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
30 Haziran 2016 Perşembe, 03:38 Misafir avrupa birliğinin ekonomik gücü ingilterenin ayrılışı ile azalacaktır. Aynı zamanda amerika natoyu, daha çokda ingiltereyi kullanarak batı avrupadaki nato üyesi ülkelerinin savunma harcamalarını arttırması için yoğun baskı yapıyordu, Şu anda amerikanın avrupa birliği ülkelerine karşı ingiltereyi kullanma opsiyonu artık yok... Dolayısıyla Amerika avrupa birliğindeki ülkelerin savunma harcamalarını (Rusya tehditini kullanarak)arttırmalarını nasıl sağlayacak , amerikanın avrupada diplomasi anlamında sözünü geçirmesi zorlaşabilir…Nato’nun da geleceği ilerleyen zamanda sorgulanabilir…
Yukarı