TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Dışarıda neler oluyor?

 

Biz içeride olağan hızımızla “normalleşmeye” çalışıyoruz. Darbe girişimi sonrasında 3. haftaya girerken bir yandan işin soruşturma ve kovuşturma evresi hızla devam ederken, diğer yandan da ekonomi cephesinde hem hasar tespit hem de yeni stratejiler ortaya konuyor. Darbe girişimi sonrası piyasaların ilk hafta yaşadıkları şokun yavaş yavaş atlatıldığını görüyoruz. İlk 10 günde yabancı yatırımcının panikleyerek yaklaşık 10 milyar dolara yakın döviz aldığını görmüştük. Bu trend durmuşa benziyor. Dolar kurunun 3’lü seviyelerin altına indiği bu günlerde, yabancı taraftan daha fazla döviz talebi gelmiyor. Büyük çoğunluğu yurtiçi yerli yatırımcı tarafından satılan 10 milyar dolarlık döviz, yabancı yatırımcının hararetini almış gözüküyor. Diğer yandan tahvil bono piyasasında uzun vadeli devlet tahvillerinde hâlâ bir miktar satış görülüyor olsa da, genel olarak bu piyasada da paniğin bittiğini görüyoruz.

BİZ TOPARLAMAYA ÇALIŞIRKEN, DIŞARISI KARIŞIYOR

İçeride biz normalleşmeye çalışırken, dışarıda “çarşı pazar” yeniden karıştı. Bu karışıklığın genel olarak iki ana sebebi var.

İlk tedirginlik konusu, ABD’de geçen cuma açıklanan ve büyük bir hayal kırıklığı yaratan II. Çeyrek büyüme verisi ve AB’nin bir önceki çeyreğe göre yarı yarıya azalan büyüme rakamları, küresel piyasalar için tam bir şok oldu. Şu ana kadar küresel ekonomilerde “En kötüsü geride kaldı. Bundan sonra yavaş da olsa toparlanma geliyor” diye hazırlanan piyasa, şimdi bu rakamları gördükten sonra yeniden “karalar bağlamış” durumda. Öyle ya, bu kadar basılan likidite bile ABD’ye yüzde 2 büyüme getiremiyorsa portföyle konulan bunca hisse senedi, tahvil ne olacak?

Piyasalar açısından ikinci tedirginlik konusu ise, Avrupalı bankaların durumu. Çok kısa bir süre önce AB’de de bankalara stres testi yapıldı. Birkaç banka dışında testte, AB için yüzde 7.5 olarak kabul edilen çekirdek sermaye oranının tutturulduğu görüldü. Ancak piyasalar testin yeterince kuvvetli olmadığı, gerçek manada olası riskleri içermediği sebebiyle tatmin olmadılar. Ayrıca piyasalar tarafından yeterince kuvvetli risk analizi yapılmadığı için eleştirilen stres testinde dahi, Commerz Bank, Deutsche Bank, UniCredit gibi bankaların çok küçük marjlarla testi geçtiği görüldü. Bugün gelinen noktada ise, piyasalarda çok net hissedilen bir “Avrupalı bankaların sermaye ve kârlılık” sorunu var. Bütün AB bankalarına yayılmış toplam 1 trilyon Euro’luk “sorunlu krediler”le nasıl başa çıkılacağını kimse bilmiyor. Bu da bankalara sürekli satış getiriyor. Yıl başından beri bakıldığında, Deutsche Bank’ın yüzde 49, UniCredit’in yüzde 63 aşağıda olduğunu görüyoruz. İşte bu durum da piyasaların şu ara yaşadığı en büyük sıkıntılardan bir diğeri.

 

DIŞ POLİTİKA ŞİFRELERİ

Türkiye 15 Temmuz’da yaşadığı darbe girişiminin ardından yaralarını sarmaya çalışırken, herkesin gözü dış politikada ülkemizin atacağı adımların ne yönde olacağında. Devlet yönetiminde en üst makamdan başlayarak ısrarla ifade edilen “darbe girişiminde yurtdışı unsurların yer aldığı” ifadesinde.

Şu anda ekonomi çevreleri dahil her mecliste, FETÖ/PDY’nin merkezinin ABD’de bulunuyor olması ve “Türkiye’nin Fethullah Gülen’in iadesi talebine ABD’nin şu ana kadar sıcak bakmaması Türk dış politikasında bir kırılma ya da yön değişikliği yaratır mı?” sorusunun cevabı aranıyor. Bu sorunun benzerlerinin ve tahmini cevaplarının da yabancı raporlarında yer aldığını görüyorum. Hatta bu minvalde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki hafta Rusya’da Putin ile yapacağı görüşmeye ayrı bir ekstra bir önem atfedildiğini de görüyorum. Bu sorulara bir nebze de cevap olabileceğini düşündüğüm cevap Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’tan geldi. Kurtulmuş, yabancı analistlerin bu merakını gidermek için şöyle dedi: “Türkiye Batı ile dost kalacak kadar uzun bir tarihe, Doğu ile köprüleri atmayacak kadar geniş bir öngörüye sahiptir.” Bence güzel cevap. Ama “Batılı analist dostlarımızı” ikna eder mi? Göreceğiz.

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
04 Ağustos 2016 Perşembe, 01:20 Misafir müdür yazılarını ve yorumlarını ilgi ile izliyorum. SİZVE ASLI HANIMEFENDİ TEK KELİMEYLE HARİKA BİR İKİLİ OLUŞTURUYORSUNUZ. AMAN NAZAR DEGMESİN. SEVGİ - SAYGILARIMLA. Şahin BOZAR
Yukarı