TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Yaz biterken

 

Yarın eylül ayına gireceğiz. Bizim için her anlamda çok sıcak bir yaz ayı geride kaldı. Mayıs ayında yaşanan hükümet değişikliği, yurdun farklı yerlerinde yaşanan terör eylemleri, İstanbul’da havalimanına yapılan saldırı, temmuz ayında yaşadığımız darbe girişimi ve nihayetinde TSK’nın muhalif güçlere lojistik destek verdiği Suriye’ye yapılan sınır ötesi operasyon. Bir başka ülkenin 3-5 yılda yaşayabileceği (gelişmiş ülkeler için darbe kalkışması akla bile gelmez tabii) olaylar, bizlere 3-4 aylık hafıza tazelemesi ile ulaşılabilecek kadar yakındalar.

Türk milleti olarak, sokaktaki vatandaşından işadamına kadar bir testten geçiyoruz. Bir nevi sınanma. Geriye bakmadan hızla ileriye doğru hamle yapmaya çalışıyoruz. Herkesin ağzında aynı cümle: “Hele şu günleri bir atlatalım. İlerisi aydınlık gözüküyor.”

 

15 TEMMUZ SONRASI...

Darbe girişimi sonrası milletçe verilen “birlik ve beraberlik” görüntüsü, ekonomi başta olmak üzere birçok alanda Türkiye adına bu sıcak yazın hararetinin daha fazla artmamasını sağladı. Nasıl mı? Beraber hatırlayalım isterseniz. Darbe girişimi sonrası “Türkiye Batı’dan uzaklaşıyor. NATO üyeliği askıya alınsın!” ya da “Darbe girişimi tiyatro, Türkiye’de insanlar kutuplaşıyor!” söylemleri başta Batı basını olmak üzere her yerde manşetlerdeydi. Küresel piyasaların büyük oyuncularının darbe girişimi sonrasında yazdıkları raporlarda “...Türkiye’de sermaye kontrolleri yolda. Türk şirketlerinin ciddi bir borç çevirememe riski var!” şeklinde uyarılar görüyorduk.

 

PEKİ YAZ BİTERKEN NEREDEYİZ?

Dış politikada Rusya başta olmak üzere birçok ülke ile yapılan ilişkilerin tamirini içeren stratejik hamleler, ABD 2. Başkanı Biden’ın Ankara ziyareti sonrası “Buraya geç gelmiş olmaktan dolayı üzgünüm. Türkiye’nin ABD’den daha iyi ve güvenilir bir dostu yoktur” kadara varan açıklamaları ve bütün müttefiklerin onayını alan, Türkiye’nin “Suriye masasında ben de varım” anlamına gelen sınır ötesi operasyonu...

İşte sıcak yaz ayları biterken özellikle Yenikapı mitinginde iktidarı ve muhalefeti ile verilen ortak resim sayesinde gelinen yer burası! Artık yukarıda yazdığım Batı basınındaki manşetler çıkmıyor. Raporların tonu değişti. Türkiye hakkındaki yazılar çok daha dengeli çıkıyor.

 

EYLÜL - EKİMDE BİZİ NE BEKLİYOR?

İşte eylül - ekim ayları “Hele şu günleri atlatalım” denilen sürenin 2. ve bir anlamda en önemli kısmını oluşturuyor. Yazın sonunu hep beraber iyi getirdik. Tabir-i caiz ise oyunu ceza sahamızdan uzaklaştırıp orta sahaya yığdık. Şimdi ikinci yarı başlayacak ve bizi ekonomi ve piyasalar anlamında şu gelişmeler bekliyor

FED yeniden sahalara döndü. FED başkanları Yellen ve Fisher’in açıklamaları gösteriyor ki, FED’in faiz artırımları yeniden başlıyor. Önümüzdeki 5-6 ayda iyi ihtimalle 1, kötü ihtimalle 2-3 kez FED faiz artırabilir. Bizim Merkez Bankası’nın oldukça güvercin bir faiz politikası uyguladığı bir ortamda FED’in kalk borusu bizi zorlayabilir. Başta siyasilerin olmak üzere içerideki “faiz indirim” beklentilerini dengede tutmamız gerekebilir.

Suriye operasyonu. Şu ana kadar Türkiye’nin Özgür Suriye Ordusu’na lojistik destek verdiği Suriye operasyonu başta ABD olmak üzere herkesin desteklediği bir durumda. Türkiye bu konuda “Bölge IŞİD’den temizlenecek ve PYD Fırat’ın batısına geçecek” tezini ve bu konuda kendisine verilen teminatı hatırlatıyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde tamamlayıp en kısa sürede bu tezimizi gerçekleştirerek bölgeyi Suriyeli unsurlara bırakmamız Türkiye için uluslararası konjonktürde büyük bir artı olacaktır. Operasyon zamanının uzaması, müttefiklerle yaşanabilecek anlaşmazlıklar ise bizim için aşılması gereken yeni sorunları doğurabilir.

Zor olanı geride bıraktık. İkinci yarıya daha moralli ve güçlü başlıyoruz. Ama eylül ve ekim aylarında da tam saha pres ile ekonomi başta olmak üzere her alanda aktif mücadele etmemiz gerekiyor.

 

Yukarı