TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Moody’s sonrası durum değerlendirmesi

 

İlk şoku atlattık sanırım. Moody’s sağ gösterip sol vurdu ve nihayetinde 3 yıl önce bize verdiği “yatırım yapılabilir ülke” Baa3 notunu, tam 18 ay boyunca “Bak dikkat et, düşüreceğim” diye uyardıktan sonra geçen hafta sonu bizden geri aldı. Şimdi ki notumuz ne? Baa1, yani Moody’s’in açıklamasına göre “spekülatif seviye”. Eğer bu noktayla ilgili, “Moody’s’in kararı Türk ekonomisinin makro verileriyle uyumlu değil” ya da “Yıllarca yatırım yapılabilir ülke notumuz mu vardı?” gibi argümanları artık kullandık ve bir kenara koymaya hazırsak hep beraber kolları sıvayalım ve bir kısa “gelecek analizi” yapalım.

Artık küresel sermaye piyasalarında öne çıkan 3 derecelendirme kurumundan sadece birinin, Fitch’in yatırım yapılabilir ülke notuna sahip olduğumuza göre hayatımızda neler değişecek?

Türk varlıklarından çıkış olacak mı?

İşte akla gelen ilk soru bu. Bununla ilgili JP Morgan’ın bir analizi var. Türkiye dahil “yatırım yapılabilir ülkeler” sepetine yatırım yapan fonların takip ettiği EMBIG-IG endeksini ele alan JP’ye göre, burada Türkiye’nin yüzde 7.5 olan oranı sıfırlanacak, bu da yaklaşık 3.5 milyar dolarlık bir tahvil satışı anlamına geliyor. Tabii bu zamana yayılmış bir satış olacaktır. Yabancı yatırımcının toplam tahvil stoku yüzde 20’lerde ve bahsi geçen 3-4 milyar dolarlık çıkışların büyük sıkıntı yaratması beklenmez. Ancak yabancı yatırımcıların çoğunlukta olduğu uzun vadeli tahvil faizlerinde baskı yapabilir. Diğer taraftan yabancı sahipliği yüzde 60’ların üzerindeki hisse senedinde benzer bir zorunluluk içinde bir fonun olmadığı belirtiliyor. Moody’s notunun kaybedilmesi, Türkiye’de yatırım yapan hisse fonları için “otomatik satış” anlamı yaratmıyor. Ancak şirket değerlemelerini negatif etkileyeceği için baskı yaratabilir.

MALİYETLER ARTACAK MI?

Burada maliyet artışı iki türlü olabilir. Örnek olarak Türk bankalarının yurtdışından yaptıkları sendikasyonların maliyetlerinde bir 25-50 baz puanlık artışlar söz konusu olabilir. Örnek Businessht’nin haberine göre bugün gerçekleşen Vakıfbank’ın 257 günlük sendikasyon kredisinde Moody’s sonrası maliyetlerin ortalama 25 baz puan arttığı belirtiliyor. Diğer taraftan bir başka maliyet artışı da Hazine ihalelerinde görüldü. Bu hafta Moody’s sonrası yapılan hazine ihalelerinde beklenenin oldukça üzerinde talep gelmesine rağmen özellikle 10 yıl vadeli tahvil ihalelerinde bir ay önceki aynı ihaleye göre yaklaşık 25 baz puan yükselişle yüzde 9.90’dan satış gerçekleşti. TCMB’nin faiz indirimlerine rağmen, Moody’s sonrası artan CDS oranları (Türkiye’nin 5 yıllık CDS’si 265 ile 2 ayın zirvesinde) uzun vadeli tahvillerde faizi yüksek tutuyor.

TÜRKİYE’NİN YENİ YERİ

Grafikte görüldüğü gibi Türkiye artık Hindistan, Endonezya ve G.Afrika ile aynı ligde değil. Moody’s sonrası yeni ligimiz Brezilya, Rusya, Portekiz, Paraguay gibi ülkeler. Daha önce bulunduğumuz ligdeki ülkelerin büyüme oranları bizden daha iyiymiş; bakınız Hindistan ve Endonezya. Zaten Moody’s de “düşen büyüme oranımızı” sebep gösterdi. Yeni ligimizde (umarım çok kalmayız burada) genel olarak düşük büyümeler, hatta daralmalar var.

Bizim bu ligde kalıcı olmadığımızı göstermek için mevcut yüzde 3’leri bir an önce yüzde 4 ve üstüne taşımamız lazım. Ama nasıl? İşte burada da ipuçlarını tablo veriyor. Enflasyon ve cari açık yaratmadan. Çünkü kendimizi ait hissetmediğimiz bu yeni ligdekilere göre bile cari açığımız yüksek. Yani dış şoklara kırılganlığımız fazla. Ayrıca bize zaman zaman çok fazla gelmeyen enflasyon bu lig için bile “hissedilir oranda yüksek”.

Durum bu. Artık iş zamanı. Kaybedecek ne zaman ne de cephanemiz var.

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
28 Eylül 2016 Çarşamba, 22:40 Misafir :):):)
28 Eylül 2016 Çarşamba, 15:59 Misafir Sizin de yazınızda belirttiğiniz gibi artık iş zamanı... Türkiye daha fazla ihracat yapıp dış finansman ihtiyacını azaltmalıdır…
Yukarı