TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Zor günler...

 

Bu hafta sonu Türkiye’de en fazla konuşulan konulardan biri de dövizin geldiği seviyeydi. Cuma günü Dolar/Türk Lirası’nda bir ara parite yüzde 2.6 yükselerek 3.59’u gösterdi. Bu tüm zamanların rekor seviyesiydi. O sıralarda döviz piyasasında işlem yapan trader’larla görüştüğümüzde; 3.50 seviyesinden sonra likiditenin hızla kuruduğu, yabancı oyuncuların yaptığı dolar alımı ve yerli yatırımcıların da satış tarafından çekilmesiyle döviz piyasasında panik başlamış. Gelin “Dün ne oldu?” sorusunu anlamak için biraz daha geriye gidip döviz piyasasındaki son birkaç aylık gelişmelere bir göz atalım.

YURTDIŞINDA DA İÇERİDE DE KİMSE ELİNDEKİ DOLARI VERMEK İSTEMİYOR

Bir süredir yabancı tarafı gerek “fast money” denilen kısa süreli spekülatif işlem yapmayı tercih eden fonların, gerekse sonradan “reel money” denilen emeklilik fonu gibi yatırımcıların TL yerine dövizi tercih ettiğini görüyoruz. Buna karşılık yerli yatırımcı da uzun süredir döviz satıyor. Geçtiğimiz nisan ayında 162 milyar dolarla rekor seviyede olan yurtiçindeki toplam döviz mevduatı kasım sonu itibarıyla 140 milyar dolara kadar gerilemiş vaziyette.

Bu erimenin son 15-16 milyar doları ise 15 Temmuz sonrasında yaşanan kurdaki yükseliş sırasında vatandaşın döviz bozmasıyla gerçekleşti. Bu dönemde bankaların bilançolarındaki pasif hanesinde döviz kalemi azalmış, ancak aktifindeki döviz kredilerinde herhangi bir değişiklik olmadı. Geçen mayıs ayında yabancı para kredi-yabancı para mevduat oranı 0.85’lerde iken DTH kayıpları sonrasında bugün bu oran 1’e çıkmış. Yani eldeki DTH kredi stokuna ancak yeter olmuş.

Bu süreçte döviz arayışına giren bankalar swap piyasasında alıcı oldu ve ellerindeki Türk Lirası’nı verip özelikle yurtdışından döviz alma tercihine gittiler. Bir de bunun üzerine Trump sonrası küresel piyasalarda ABD Doları’nın anavatanına geri dönme tercihi ve ABD faizlerinin hızlı yükselmesi geldi. Bu da Türkiye dahil bütün gelişen piyasalarda daha önce rahatlıkla bulunan ABD Doları’nın yeniden “herkesin aradığı” bir enstrüman oldu.

Kısaca, yurtdışında ABD Doları’nın herkes için “geçer akçe” olduğu durumda bir de üstüne içeride vatandaşın TL’ye dönmesiyle şu an döviz piyasasında kimse elindeki dövizi vermek istemiyor.

GÖZLER YİNE TCMB’DE...

Merkez Bankası, sadece 2 hafta önce piyasaları şaşırtarak 50 baz puanlık faiz artışı yaptı. O tarihte kur 3.44 civarındaydı. TCMB’nin hamlesi piyasalara güven vermiş ve kurda bir stabilizasyon yaratmış olsa da arkasından gelen açıklamalar, Petrol fiyatlarındaki artış gibi konular sebebiyle kur yeniden yükseldi.

Şimdi piyasa bir kez daha TCMB’ye bakıyor. Bir önceki toplantıda “enflasyon hedefinin tehlikeye girmesi ve fiyat istikrarının tehdit altında olması” sebeplerini öne çıkararak faiz artıran TCMB, kur 3.60’ı zorlarken benzer endişeler duyacak mı?

Bence bu sorunun cevabı “evet”. Ancak burada büyük bir soru işareti var. Konu sadece TCMB’nin alacağı faiz ve likidite önlemleriyle çözülebilecek bir boyutta mı? İşte bu sorunun cevabı da “hayır”.

İlk paragrafta ifade ettiğim, “Küresel ve yerel piyasalarda kimse elindeki doları vermek istemiyor” açıklamasının yanında, içeride yatırımcıların almak istedikleri bir risk daha var gibi. Türkiye’de önümüzdeki 6 ay boyunca Anayasa değişikliği, Meclis oylaması, referandum gibi bir süreç yaşanırken Türk piyasasına yatırım yapan yatırımcı bu süre içinde dışarıda kalmayı yeğliyor gibi gözüküyor. Özellikle yabancı yatırımcı bu konuda oldukça karamsar.

Bu sebeple hem yerli hem de yabancı yatırımcının önümüzdeki 3-6 aylık süreçte mutlaka iyi bilgilendirilmesi ve ikna edilmesi gerekiyor. Biz içeride belki bu hareketli günlere alıştık ama yabancı yatırımcı özelinde bu çok fazla “detay ve gürültü” olarak algılanıyor.

BU YAZIYA YORUM YAZ
06 Aralık 2016 Salı, 14:04MisafirKurun bu kadar yükselmesinde bizim hiçmi payımız yok.Faizi bukadar düşürmek için aceleci davranırsan netice böyle olur.Geçmişte yaşadığımız krizlerden ders çıkarmamız lazım.Ekonominin kanunları acımasızdır.
05 Aralık 2016 Pazartesi, 12:10Misafirtebrik ederim ipe sapa gelmez haber yapan bu gazeteden bu güzel tespit i görünce sasirdim dogrusu cüneyt basaran i tebrik ediyorum tez zamanda kendine iyi bir yer ara yoksa sayfa doldurmak icin ABD deki yapma cicek fiyatlarinin TÜRKIYE deki enflasyona etkisi gibi sacma sapan haber yapan gazeteye yakismiyorsun
Yukarı