TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

AB’de çanlar çok sert çalıyor

 

Haber ajanslardan şöyle geçti: “19 üyelik Eurozone bölgesinde, aralık sonu itibarıyla açıklanan cari fazla, toplam GSMH’nin yüzde 3.4’üne ulaşarak 2002 yılından beri en yüksek seviyeye ulaştı.”

“Ne var bunda?” dediğinizi tahmin ediyorum. O zaman haberin içeriğinden biraz daha bahsediyorum. 2016 sonu itibarıyla 16.5 trilyon Euro olarak hesaplanan ve toplam dünya GSMH’sinin yüzde 22.8’ine tekabül eden Eurozone bölgesinin geçen sene vermiş olduğu cari fazla tam tamına 550 milyar Euro’yu aşmış.

Birlik kurulduğu 1999 yılında yaklaşık yüzde 2 cari açık verirken tam 17 yıl sonra yüzde 3.5 cari fazla verir hale gelmiş. Resim şimdi biraz daha netleşti mi? O zaman biraz daha detaya girelim. Eurozone’da verilen yıllık 550 milyar Euro’luk cari fazlanın 310 milyar Euro’su Almanya’dan geliyor. Cari fazlaya katkı veren Hollanda, Danimarka, İrlanda’dan geliyor. Diğer üyeler ise cari açık veriyor.

Şimdi gelelim AB ile ilgili ikinci mevzuya.

AB’nin 2. büyük ekonomisi Fransa, seçimlere hazırlanıyor. Seçimlerde şu anki anketlere göre önde giden aday yüzde 26 ile aşırı sağcı ve anti AB’ci Marine Le Pen. Ancak Fransa’da bilindiği üzere seçimler iki turlu yapılıyor ve beklenen ikinci turda merkezdeki diğer adayların ortak bir aday üzerinde çalışarak Le Pen’in önünü keseceği yönünde.

KAZAN KAYNIYOR

Kampanyalar başlarken merkez sağdan gelecek Sarkozy ya da Juppe’nin, diğer partilerin de desteğiyle ikinci turda aşırı sağdaki Le Pen’i geçebileceği düşünülmekteydi Ancak ikinci tura merkez sağ adayının daha düşük profilli adayı olan Francis Fillon kaldı. Bu haber zaten Fransız tahvilleri ve CDS’leri üzerinde bir baskı yaratmıştı. Bunun üzerine yeni ortaya çıkan mevzu ise Fillon’un üzerinde ikinci turda anlaşması beklenen sol tandanslı partilerin birbirleriyle ortaklık yaparak tek adayla ikinci tura kalma fikri oldu.

Bunun gerçekleşmesi durumunda korkulan “Le Pen zaferi” çok daha büyük ihtimal olarak masanın üzerinde belirmiş oldu. Bu haber üzerine Fransız tahvilleri son 1.5 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 1.15’lere çıkarken, Alman 10 yıllık tahvilleriyle arasındaki fark da 85 baz puana kadar yükseldi. Diğer yandan Fransa risk primi, 55 baz puanla son 3 yılın zirvesine çıktı.

Avrupa’yla ilgili son konu ise Yunanistan’ın kurtarılma paketinde gelinen yenileme dönemi.

AB maliye bakanları resmi bir açıklamayla, IMF ile birlikte Yunanistan’a yapılacak 7 milyar Euro’luk ödemenin önümüzdeki haftaya yetişmeyeceğini duyurdu. IMF bu konuda AB’nin imza atmadığı hiçbir anlaşmaya kendi başına girmeyeceğini açıkladı.

AB tarafı, özellikle Fransa ve Hollanda ise seçimler öncesinde “politik bir karar” olarak tanımladıkları Yunanistan paketini onaylamayı düşünmediklerini ifade ettiler. Yunanistan’ın bu durumda hazirana kadar sürdürebileceği finansal durumu mevcut. Ancak ondan sonrası sıkıntılı.

Bütün bu haberleri size niye verdim?

Çünkü AB’de kazan kaynıyor. AB sürecinin ekonomik olarak tek kazananı olan Almanya, seçimlere giderken hiç rahat değil. Üstelik ABD tarafından açıkça ekonomik kazanımlarından dolayı tehdit ediliyor. İkinci büyük Fransa’da Brexit sonrası AB için bir hezimet gelebilir. Ve Yunanistan bir kez daha kurtarılmak zorunda kalabilir. Hatta AB kalmayabilir...

Yukarı