TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Reeskont kredileri üzerine

 

İçeride KGF, KOSGEB kredileri ile canlı tutulmaya çalışılan bir reel sektör var. Bilindiği üzere her ikisinde de şirketlere kredi kullanabilmeleri için “hem faiz hem de teminat gösterme” açısından oldukça uygun imkânlar verildi. Diğer taraftan da bankalara kredi tahsis etmeleri için “riski kamu tarafı alıyor, rahat olun” mesajı veriliyor. Şu ana kadar açıklanan rakamlara göre KGF ile 146 milyar TL, KOSGEB ile ise 5 milyar TL’lik kredi kullandırımı yapıldı. Hatırlatmak açısından bu KGF’de çıkılabilecek rakam 250 milyar TL, KOSGEB’te ise 20 milyar TL. Reel sektörden özellikle de iç piyasaya iş yapan şirketlerden aldığımız mesaj”KGF tam zamanında yetişti. Döviz şokunu başka türlü atlamazdık.”

İÇERİYE İŞ YAPANLAR TAMAM YA İHRACATÇI?

Hükümetin ekonomide yaşanan soğumayı toparlayabilmek için açıkladığı önlem paketinin ihracatçılar için en önemli kısmı ise “reeskont kredileri” ile alakalı olan “kredi dönüşlerinin TL cinsinden ödenebilmesi, kurun da 3.53’ten fikslenmesi” kararıydı. İhracatçıların TCMB aracılığı ile Eximbank’tan uygun maliyetle Türk Lirası olarak kullandıkları kredilerin geri ödemesinin yine Türk Lirası üzerinden ve oldukça uygun sayılabilecek bir seviyeden yapılması önemli bir teşvikti. Tabii her güzel şey gibi bu hamlenin de TCMB’ye bir zararı dokundu. 2016’da sadece reeskont kredilerinin yabancı para cinsinden ödenmesi sebebiyle, rezervlerini 15 milyar dolar artıran TCMB, bu imkân kalkınca bu sene ciddi bir rezerv erimesi ile karşılaştı.

REESKONT KREDİLERİNE ERİŞİMDE SORUN VAR MI?

İşte şimdi konunun bugünlerde en çok tartışılan kısmına geliyoruz.

İhracatçılar ile görüştüğümüzde reeskont kredilerinin onay süreci ile ilgili uzun bekleme süreleri oluşmaya başladığı, reeskont kredilerinde vadelerin kısaltıldığı ve istenilen miktarların çok altında onay verildiği şikâyetlerini duyuyoruz. Bu durumda akla şu soru geliyor; Bir yanda KGF’de yaşanan çok hızlı kredi artışının piyasada yaratacağı “talep enflasyonu, dövize yönelme” risklerini yönetmeye çalışan TCMB, diğer yandan da reeskont kredilerinde frene basmış olabilir mi?

İSTERSENİZ BİRAZ DAHA DETAYA GİRELİM

... Reeskont kredileri; TCMB’nin 3 milyar doları ticari bankalar aracılığı ile 17 milyar doları ise Eximbank aracılığı ile mal ve döviz kazandırıcı hizmet ihracatında bulunan firmalar için uygun maliyetli finansman sağlamak amacıyla, TL ya da döviz olarak kullanılabilen kredi türüdür. Bu kredilerin özelliği piyasa koşullarına göre çok ucuz maliyet yapısı olması ve ihracatçıya kullandırılıyor olmasıdır. Son aldığımız bilgiye göre ticari bankalar arıcılığıyla kullandırılan 3 milyar dolarlık limit tükenmiş. Artık bu kanaldan ihracatçıların reeskont kredisi kullanması mümkün değil. Eximbank tarafında ise 17 milyar dolarlık limiti kullandırılmış ve stok olarak Eximbank portföyünde bulunan kısmı 8.5 milyar dolar. Bir başka ifade ile Eximbank’ın daha kullandırabileceği 8.5 milyar dolarlık reeskont kredisi var.

PEKİ SORUN NE?

Yıllık 150 milyar dolar ihracat yapan ve 2023 yılında 375 milyar dolarlık ihracat hedefi koyan Türkiye’nin ihracatçısına vereceği en büyük finansman desteği ile ilgili gerçekten bir sıkıntı var mı?

Bu soruyu hem Eximbank’a hem de Merkez Bankası’na sorduk. Aldığımız cevaplar, çok hızlı artan reeskont kredi başvurularının sonlandırılması konusunda gerek likidite eksikliği, gerek bürokratik sebeplerle yukarıda bahsi geçen sorunların yaşanmış olabileceğini doğrular vaziyette. Ancak bu sorunların bu hafta içinde aşıldığı ve önümüzdeki hafta itibarıyla “süre ya da miktar” bazlı bir sıkıntı yaşanmadan ihracatçıların reeskont kredilerini yeniden kullanabileceklerini ifade ediyorlar.

Kaynaklar maalesef kısıtlı. İhtiyaç ise görülüyor ki oldukça yüksek. İhracat ya da iç piyasa diye ayrım yapmak doğru olmaz ama 2023 hedefleri açısından hangi sektörlerin ya da stratejik yatırımların kısıtlı kaynaklarında ne kadar pay alacağını iyi hesap etmemiz lazım. Bu ayrımı iyi yapamazsak bu “küresel yarıştaciddi oranda geri kalmamız büyük olasılık.

Yukarı