TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Büyüme var ama istihdam aynı oranda gelmiyor

 

İşsizlik ve bütçe verileri açıklandı. Her iki veri de bize önemli ipuçları veriyor. Eğer biraz detaya girersek ne yapmamız ya da ne yapmamız konusunda çok açık mesajlar var. Gelin birlikte bakalım.

Önce işsizlik rakamlarından başlayalım...

İyi haber: İşsizlik oranı düşüyor!

Mayıs ayı işsizlik rakamı % 10.2 oldu. Böylece 2016 Haziran ayından beri en düşük işsizlik verisine ulaşmış olduk. Son 12 aylık dönemde toplam 621 bin kişi istihdam edilmiş ve toplam çalışan nüfus 28.5 milyon kişi olmuş. Bu rakamın tarım sektöründen gelen artısı 37 bin, kalanı ise tarım dışı sektörlerden. Hangi sektörler diye düşünüyorsanız hemen onu da ifade edeyim: Tarım dışında yaratılan istihdamın yüzde 54’ü hizmetler sektöründen, yüzde 18.9’u sanayiden, yüzde 7.52’si inşaattan gelmiş.

Geçen senenin aynı dönemiyle karşılaştırdığımızda; hizmetler sektörü istihdama olan katkısını bu sene 0.9 puan artırırken, sanayi sektörünün payı 0.4 puan, inşaat sektörünün payı ise 0.2 puan azalmış. Yani istihdamın zaten lokomotifi olan hizmetler sektörü katkısını daha da artırmış. Böylece sene başında yüzde 13’leri bulan manşet işsizlik, 5 ay sonunda kabaca 3 puan kadar düşmüş durumda.

Şimdi kötü haber: Genç nüfusta istihdam yaratamıyoruz.

Kafalar karıştı değil mi? Evet, sene başındaki yüzde 13’ler civarındaki işsizlik oranı artık geçerli değil. Ama gelin 1 sene öncesiyle durumu karşılaştıralım.

Geçen sene mayıs ayında kabaca işgücümüz 30.7 milyon kişiymiş ve bunun 2.9 milyonu işsizmiş. Bir başka ifadeyle işgücünün yüzde 9.4’ü, genç nüfus olarak ifade edilen 15-24 yaş arasındakilerin ise yüzde 17.4 ‘ü işsizmiş. Mayıs sonuna geldiğimizde ise toplam işgücümüz 31.7 milyon kişi olmuş ve bunun 3.2 milyonu işsiz. Genç nüfusta da işsizlik oranı hâlâ yüzde 20’ler seviyesinde.

Bir başka ifadeyle son 1 yıl içinde istihdam edilenlerin sayısı 620 bin kişi artmasına rağmen işgücüne katılım 1 milyon arttığı için yaklaşık 300 bin yeni işsizimiz oldu. Ayrıca genç nüfus olarak baktığımızda son 1 sendir artan işsizliğin (yaratılan onca istihdama rağmen) en çok 15-24 yaş arasındakileri vurduğu görülüyor.

Gelelim bütçe rakamlarına...

Orada da benzer bir hikâye var aslında. Temmuz ayı itibarıyla ilk 7 ay sonunda bütçe 24.5 milyar TL açık vermiş. Geçen yıl aynı dönemde ise bütçe 1.2 milyar TL fazla veriyormuş. Nasıl olmuş diye baktığımızda ise ilk 7 ayda gelirlerin yüzde 10.7 arttığını, giderlerin ise yüzde 19 arttığını görüyoruz. Geçen seneye göre gelirlerdeki artış 3 puan kadar yükselmiş.

Özellikle yapılandırmadan gelen artı burayı hareketlendirdi. Ancak giderler geçen seneye göre ilk 7 ayda tam 9 puan birden artmış. Neden artmış? Çünkü faiz dışı harcamalarda müthiş bir artış var. Temmuz ayında burada bir miktar frene basılsa da ortaya çıkan tablo şu: Geçen sene 7 ayda bütçe 32 milyar TL faiz dışı fazla veriyormuş. Bu sene ise aynı dönemde 8.4 milyar TL açık vermiş durumda.

Şimdi iki veriyi birleştirelim...

Bütçeye ciddi tahribat veren kamu destekli büyüme ve istihdam seferberliğinin izlerini pozitif anlamda büyüme rakamlarında, negatif anlamda da bütçe açığında görüyoruz. Ancak bu denklemin tabii sonucu olması gereken istihdam ve işsizlik rakamları, işlemin sağlamasını vermiyor. Bu derece büyüme ve kamu kaynaklı harcama seferberliğinin çok daha iyi bir işsizlik verisi çıkarması gerekirdi. Ancak olmuyor. Bunu oturup düşünmemiz lazım.

Yukarı