TVRadyo
Ercan Kumcu
Ercan Kumcu

Dış açıkları azaltmanın maliyeti düşük büyüme mi?

Cari işlemler açığı geçen yıl ile karşılaştırıldığında temmuz ayında da düşmeye devam etti. Cari işlemler açığı son on iki aylık dönemde 61.1 milyar dolara, yılın ilk yedi ayında 34.5 milyar dolara geriledi.
Yılın ilk yedi ayında cari işlemler açığı geçen yılın aynı döneminde 50.2 milyar dolarken, bu yıl 35.5 milyar dolar oldu. Gerilemenin arkasında aynı dönemde dış ticaret açığının (FOB bazında) 54.4 milyar dolardan 40.9 milyar dolara gerilemesi var. İlk yedi ayda cari açıktaki 15.7 milyar dolarlık gerilemenin 13.5 milyar doları dış ticaret açığındaki gerilemeden, 2.2 milyar doları net hizmet gelirlerindeki ve cari transferlerdeki net artıştan kaynaklanıyor.

RİSK ÇOK AZALMIŞ DEĞİL
Dış açıklardaki gerilemenin boyutu küçümsenemez. Bu dönemde FOB bazında dış ticaret açığı yüzde 25 geriledi. Gerilemenin arkasında ithalat düşüşünden çok ihracatın artışı var. İlk yedi ayda toplam ithalat (FOB) 135.9 milyar dolar olmuşken, bu yıl 133.5 milyar dolar oldu. İthalat ilk yedi ayda 2.4 milyar dolar azaldı. Buna karşılık aynı dönemde geçen yıl ihracat 81.4 milyar dolarken, bu yıl 92.6 milyar dolar oldu. İhracattaki artış 11.2 milyar dolara geldi. Kısacası, ekonomik büyümenin düşmesi ithalatı o denli düşürmedi, ama ihracatın artışı (ilk yedi ayda yüzde 13.7) dış ticaret açığını düşürme yoluyla cari işlemler açığını azalttı.
Önümüzdeki dönemde dış açıklardaki gelişmeler büyük ölçüde ihracat performansına bağlı olacak. Ekonomik büyümedeki genel eğilim radikal bir biçimde değişmediği takdirde, ithalattaki azalma sınırlı kalacak. Petrol fiyatlarındaki olası artışlarla düşük büyüme oranı ile dahi ithalat artışları söz konusu olabilir. İhracat artışlarında bir sorun yaşandığı takdirde, cari işlemler açığındaki azalmanın durması, hatta hafif artması söz konusu olabilir.
Yıl sonunda cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 8 civarında gerçekleşmesi çok büyük bir olasılık. Yüzde 10'dan yüzde 8'e gerilemek doğru yönde bir eğilim. Ama, cari açık ekonomik istikrar için bir risk teşkil ediyorsa, böyle bir riskin çok azaldığına işaret eden bir durum yok ortada. Bu anlamda, cari işlemler açığı hala çok yüksek. Bu açıklamalardan şu anlam çıkarılabilir: Türkiye ekonomisinin geldiği reel büyüklük cari işlemler açığının yarattığı riskleri azaltabilecek bir ortama izin vermiyor.

DIŞ FİNANSMAN
Ödemeler dengesi verilerinin en olumlu yanlarından biri yılın ilk üç ayında yaşanan dış finansman dar boğazının son dört aydır aşılmış olması. Dış finansmanın göreli olarak kolaylaşması ve Merkez Bankası'nın munzam karşılık uygulaması sayesinde, resmi döviz rezervleri yılın ilk üç ayında 1.3 milyar dolar artmışken, nisan-temmuz döneminde 8.7 milyar dolar arttı. Sağlanan net dış finansman yılın ilk üç ayında 8.5 milyar dolar olmuşken, son dört ayda sağlanan net dış finansman 30 milyar doları aştı.
Bu yıl dış finansmanın sağlandığı ana kalemler portföy yatırımları ve doğrudan borçlanmalar oldu. İlk yedi ayda sağlanan 41.3 milyar dolara varan toplam net dış finansmanın 17.4 milyarı portföy yatırımlarından, 17.6 milyar doları doğrudan borçlanmalar yoluyla oldu. Doğrudan yabancı yatırımlardan net giriş 6.2 milyar dolarla geçen yılın aynı döneminin gerisinde kaldı.

Yukarı