TVRadyo
Ercan Kumcu
Ercan Kumcu

IMF'de söz sahibi olmak

Uluslararası Para Fonu (IMF) 188 üyeli bir kuruluş. Bu ülkeler Genel Kurul'da oy kullanıyorlar. Oylarının gücü ülke ekonomilerinin büyüklüğü ile orantılı. Formülü karışık. Ama, ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılaları formülün önemli bir parçası.
IMF'nin Genel Kurul'dan sonraki en önemli karar organı Yönetim Kurulu. Yönetim Kurulu'nda 24 sandalye var. Bunlardan beşi Amerika, Almanya, Fransa, Japonya ve İngiltere'ye tahsis edilmiş durumda. Bu ülkeler bu sandalyelere temsilcilerini atıyor. Bu grubun şu anda IMF'deki oy gücü toplamı yüzde 37.37 düzeyinde. Bunların dışında, bazı ülkeler ise IMF'ye verdikleri desteğin büyüklüğü göz önüne alınarak tek başına temsil ediliyorlar. Bunlar Çin, Suudi Arabistan ve Rusya. Bu ülkelerin oy gücü, toplamın içinde yüzde 9 düzeyinde Geri kalan 16 sandalye 180 ülkeyi temsil ediyor. Ülkeler kendi aralarında gruplar oluşturarak içlerindeki en büyük ülkelerin temsilcilerini, gruplarının temsilcisi yapıyor.

AMERİKA "EVET" DEMEDEN OLMAZ

Ülkelerin oy gücü bir tarafa, Yönetim Kurulu'nda ayrıcalıklı ülkeler çok açık: Amerika, Almanya, Fransa, Japonya, İngiltere, Çin, Rusya ve Suudi Arabistan. Oy güçleri toplamın yüzde 46'sını aşıyor. 8 ayrıcalıklı sandalyenin 5'i gelişmiş ülkelerden geliyor. 8 sandalye oyunu kullanırken, kendi ülkelerinden başka hiç kimseye danışmak zorunda değiller. Halbuki, diğerleri grupları içindeki ülkelere danışarak kendi konumlarını belirlemek durumunda. Örneğin, Türkiye'nin içinde olduğu grupta Avusturya, Beyaz Rusya, Çek ve Slovak Cumhuriyetleri, Macaristan, Kosova ve Slovenya var. Grubun temsilcisi Avusturyalı, bu ülkelere danışarak grubun görüşlerini Yönetim Kurulu'nda dile getiriyor.
Genel Kurul'da kararlar oyçokluğuyla alınıyor. Dolayısıyla, gelişmiş ülkeler olmadan da, diğer ülkeler kendi başlarına IMF'de karar alabilir gibi bir izlenim var; gerçek hiç de öyle değil. IMF'nin esas mukavelesini değiştirebilmek için yüzde 85 olumlu oy gerekiyor. Yalnızca Amerika'nın oy gücü yüzde 16.75 düzeyinde. Dolayısıyla, Amerika'nın onaylamadığı hiçbir esas mukavele değişikliği önerisi kabul göremez.

YÖNETİM YAPISI DEĞİŞMELİ

Belki de IMF kurulduğundan bu yana oy gücü konusunda tartışmalar yapılıyor. 2000'li yıllarda bu tartışma daha da kızıştı. 2008 yılından bu yana gelişmekte olan ülkelerin oy gücünün artırılması yönünde adımlar atılıyor. 2008 yılından bu yana alınan yol şöyle özetlenebilir: Gelişmekte olan ülkelerin oy gücü, toplamın yüzde 41.8'inden yüzde 45.3'e yükseldi. Buna karşılık, gelişmiş ekonomilerin oy gücü yüzde 58.2'den yüzde 54.7'ye düştü. Oy gücündeki göreli değişiklik anlamlı mı? Hayır. IMF'de şimdi gelişmiş ülkelerin sesi daha fazla mı duyulacak? Alakası yok!
IMF İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika'nın güdümünde İngiltere'nin de entelektüel katkılarıyla kurulmuş bir organizasyon. Doğal olarak, dönemin galip ülkesi Amerika ipleri elinde tutmuş. Şimdi de bırakmaya niyeti yok. Elindeki ipleri diğer gelişmiş ülkelerle bir ölçüde paylaşıyor. Örneğin, IMF başkanları Avrupalı oluyor. Ama, bu paylaşımda gelişmekte olan ülkelere yer yok. Gerçekten IMF'de gelişmekte olan ülkelerin sesi duyulacaksa, IMF'nin yönetim yapısının değişmesi gerekiyor. Henüz bu konuda hiçbir girişim yok. Olsa da, bir sonuç alınması güç.
Şimdilik oy gücü konusunda yapılan tartışmalar da, girişimler de çok marjinal. Kulağa hoş gelse de, sonucu olan şeyler değil.

Yukarı