TVRadyo
Ercan Kumcu
Ercan Kumcu

Siyasi çekişme ekonomik felakete gidiyor: Çözümü var mı?

Amerikan Devleti bir haftadır tatilde. Bütçe onaylanmadığı için devletin harcama yetkisi yok. Zorunlu hizmetler dışında devlet hizmet edemez durumda. Amerika dışında yaşayanlar açısından görünürdeki etkilerden biri geçen cuma günü açıklanması beklenen istihdam verilerinin açıklanmaması oldu. Fiyat istatistiklerinin de akıbeti aynı yönde. Sorun burada bitmiyor. Bir hafta sonra Amerikan Devleti'nin borçlanma limiti doluyor. Limitin artırılıp artırılmayacağı büyük bir soru işareti.
Bütçe konusundaki çekişmeye bakıldığında, borçlanma limitinin artırılması konusunda fazla iyimser olunamıyor. Yine de, piyasalar bir çözüm bulunacakmış gibi hareket ediyor.
Borçlanma limiti artırılmazsa, ne olacak? Dört olasılık var:
1. Bütçe onaylansa dahi, yeni borçlanmaya ihtiyaç duyulacak harcamalar yapılamayacak,
2. Yeni borçlanma gerektiriyorsa, faiz ödemeleri yapılamayacak,
3. Bütçe onaylanmazsa, yeni borçlanma gerektirecek zorunlu hizmetler de verilemeyecek,
4.Başkan kendini Kongre'nin üzerinde görüp tek taraflı borçlanma limitini artıracak.

HEPİMİZ ÇÖKERİZ
Bu olasılıklardan biri ya da ilk üçünün bazıları aynı anda gerçekleşebilir. Gerçekleştiğinde, Amerikan Devleti iflas etmiş olur. Bunun Amerikan ekonomisi ve küresel ekonomi için bir felaket olacağını öngörmek falcılık olmaz. Amerikan siyasetindeki çekişme yalnızca Amerika'yı değil, tüm dünyayı sallayabilecek nitelikte.
Amerika'nın iflas etmesi dünya ödemeler sisteminin çökmesi anlamına gelir. Amerikan Doları tüm dünyanın döviz rezervlerinin çok önemli bir parçası. İflas, yalnızca Amerika'nın değil, tüm
dünyanın fakirleşmesi demektir. Tüm dünya Amerikan siyasetindeki çekişmenin altında kalır.
Borçlanma limiti Kongre'de artırılmazsa, çözüm olasılıklarının sonuncusu: Başkanın kendini Kongre'nin üzerinde görüp tek taraflı borçlanma limitini artırması. Bunu yapabilir mi?
Konu ekonomik olmaktan çok, hukuki. Amerikan Anayasası'na yapılan 14. Yama (14th Amendment) bazı hukukçulara göre devreye sokulabilir. Hukukçu olmadığımdan, Amerikan yasalarını yazıldıkları şekilde anlamakta zorluk çektiğimden, bu konuda bir yorum yapabilecek durumda değilim. Ama, söz konusu yaklaşımı özetleyebilirim.

YASAL DAYANAK
Anayasaya yapılan 14. Yama 1868 yılında, İç Savaş'ın hemen ertesinde yürürlüğe girmiş. Kongre'de
kabulü de, her eyalet tarafından kabulü de oldukça zor olmuş. Şimdiye kadar hukukçuları en fazla meşgul eden Yama'lardan biri bu 14'üncüsü. Beyaz Saray'ın hukukçuları da dahil olmak üzere, bazı hukukçuların iddiasına göre, Anayasa'ya yapılan 14. Yama'nın 4. Maddesi Başkan'a borç limitini
artırma yetkisi veriyor. Ben nasıl olacağını anlamadım, ama becerebildiğim kadarıyla bu maddenin ilgili cümlesini aşağıda tercüme ediyorum:
"Ayaklanmaları bastırmak için gerekli harcamalar ve emeklilik maaşlarını ödenmesi için de dahil olmak üzere, yasa ile yetkilendirilmiş Amerika Birleşik Devletleri borçlarının geçerliliği sorgulanamaz."
Bu maddeden ne anladınız, bilemem. Ama, bazı hukukçulara göre, Anayasa'ya yapılmış 14. Yama'nın bu maddesi Amerikan Devleti'nin iflas etmesini önler. Bu son çaredir. Olabilir. Başkan bu maddeye dayanarak Amerikan'ın iflasını önleyebilir ve oldukça uzun sürebilecek bir hukuki tartışmayı başlatabilir. Bizler için bir sakıncası yok. Çünkü, Amerikan Devleti'nin iflası bizler için de içinden çıkılması olanaksız ekonomik sorunlara yol açar.

Yukarı