TVRadyo
Ercan Kumcu
Ercan Kumcu

Arjantin bir kez daha iflas ediyor

1990’lı yılların gelişmekte olan ekonomileri içinde “başarı hikâyesi” yaratan Arjantin yeniden iflasın eşiğine geldi. O yıllardaki başarı, parasının değerini dolara sabitlemesinden (para kurulu) kaynaklanmıştı. Enflasyon durmuş, döviz rezervlerini nereye koyacağını şaşırmıştı. O dönemde herkesin göz ardı ettiği gerçek, maliye politikalarının giderek para politikasıyla daha uyumsuz hale gelmesiydi. Sonunda başarı hikâyesi bir başka kaosa dönüştü. Arjantin 2001 yılı sonunda iflas etti, borçlarını yeniden yapılandırmak zorunda kaldı. 2005 ve 2010 yıllarında alacaklılarla Arjantin’in borçlarının bir bölümünün silinmesini de içeren iki kez yeniden yapılandırma anlaşmaları yapıldı. Tüm alacaklılar yeniden yapılandırma anlaşmalarına taraf olmak istemediler. Yaklaşık 6 milyar dolar kadar Arjantin bonosuna yatırım yapmış kurumlar anlaşmanın dışında kaldı. Onlar paralarını tam olarak almak istediler. Şimdiki sorun da buradan kaynaklanıyor.

MARJİNAL HALE GELDİLER

Geçenlerde bir Amerikan mahkemesi; borç anlaşmasına taraf olmayanlara alacakları ödenmediği sürece borçların yeniden yapılandırılmasına taraf olanlara ödeme yapılamayacağına karar verdi. Haziran ayı sonunda 600 milyon dolara varan faiz ödemesini Arjantin yapmak istediği halde, mahkeme kararı olduğundan ödemeyi yapması gereken aracı bankalar parayı bloke etmek zorunda kaldı. Bir aylık bir süre var. Bu ay sonuna kadar sorun çözülemediğinde, Arjantin resmen yeniden iflas etmiş olacak.

Arjantin devleti gazetelere ilan vererek 2005 ve 2010 yıllarında yeniden yapılandırma anlaşmalarına taraf olan yatırımcıları, haklarını aramaya davet ediyor. Sorun 600 milyon dolara yakın faizi ödemek değil, yeniden yapılandırma anlaşmalarına taraf olmayı reddeden 6 milyar dolara yakın alacakları olan yatırımcılara ana parayı ödeyememek.

On üç yıl önce Arjantin iflas ettiğinde, ortalık karışmıştı. Gelişmekte olan ülkelere fon akımı durmuştu. O dönemde Türkiye zaten krizde olduğundan olumsuz yöndeki küresel gelişmelerin bize ek bir etkisi olmamıştı. Şimdi, Arjantin’in iflas etmekte olduğu, hayatın bir gerçeği gibi kabul ediliyor. Normal karşılanıyor. İflas, Arjantin dışındaki gelişmekte olan ülkelere yatırım yapanları hiç rahatsız etmiyor. 2001 yılında Arjantin iflas ettiğinde, Arjantin bonolarının gelişmekte olan ülke bonoları endeksindeki ağırlığı yüzde 20’nin üzerindeydi. Arjantin önemli bir ülkeydi. Şimdi, Arjantin bonolarının bu endeksteki ağırlığı yüzde 1.3 civarında. Arjantin artık gelişmekte olan ülkeler grubunda çok marjinal hale geldi.

NEREDEN NEREYE

1800’lü yılların sonunda Arjantin dünyanın yedinci büyük ekonomisiydi. Bugünlerde gelişmekte olmaktan gelişmiş statüsüne geçme yarışında “Çin mi yoksa Hindistan mı kazanır?” tartışmaları yapılıyor. 1800’lü yılların sonunda çok benzer bir tartışma “Arjantin mi, yoksa Amerika Birleşik Devletleri mi önde?” şeklinde yapılırmış. Çoğu tartışmacı Arjantin’e daha çok şans tanırmış. Sonuç ortada. Arjantin nerede, Amerika nerede...

Aslında, Arjantin, demokrasisini geliştiremeyen gelişmekte olan ülkeler için, günü kurtarmaya yönelik siyasetin bir ekonomiyi ne denli hırpalayabileceğinin en canlı örneği. Ders alınması gereken bir ekonomi tarihi yazdılar. Yazmaya da devam ediyorlar. İyi futbol oynuyorlar. İyi futbolcu yetiştiriyorlar. Bugün Dünya Kupası’nı da alabilirler. Ama, ülkelerini ve ekonomilerini idare etmeyi beceremiyorlar.

Yukarı