TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

16. büyük ekonomi neden çadır dağıtamadı?

İş uluslararası arenada övünmeye gelince mangal kül bırakmıyoruz. İthalat tarafından ciddi gol yiyor olsak bile dış ticaretin iyi tarafına, ihracata bakmayı marifet sayıyoruz. Ulaşımda ciddi yatırımlar yaptık. Duble yollar, hızlı trenler, Türkiye'nin dört bir yanındaki meydanlarımıza vızır vızır sefer yapan uçaklarımız var. Ama Van'daki depremin gündüz meydana gelmesine rağmen aynı gece birçok insanı çadırsız bırakıyorsak, bütün bunların ne anlamı olabilir? Bir gün sonra mağdurlara çadır, yiyecek ulaştırabiliyorsak ulaşımda devrim yapmış olmamızı nasıl izah edeceğiz? Kızılay iyi bir sınav veremedi. Pazar günü deprem olmuş, ama yetkililerimizin pazartesi sabahı çadırsız kimsenin kalmayacağına dair beyanat vermeleri hoş olmadı.
Başbakan Erdoğan ve ilgili bakanlar kısa sürede olay yerine intikal edip moral desteği verirken, yardım kuruluşlarının yardımları geciktirmeleri kabul edilir gibi değildir. Vaktinde ulaşmayan erzakların, barınma imkânlarının sebebi ne ulaşım sistemi, ne de elde avuçta olmamasıdır. Biliyoruz ki Kızılay son yıllarda ciddi atılımlar yaptı. Depolarında böylesine sıkıntılı günler için yeterince malzeme, kasasında para var. Uçaklar, uçuşlara açık Van Havaalanı varken, bu kadar gecikme neden yaşandı? İşin organizasyon tarafı, beceriksizlik boyutu mutlak surette dikkate alınmalıdır. Halkımız elinden gelen her türlü ayni ve maddi yardım yapmaya her daim gönülden hazırken, Van'da yaşananlar kabul edilemez. Depremi yeni yaşamıyoruz. Çoğumuzun deprem tecrübesi oldu artık. En küçük sarsıntıda bile evlerden kaçarken, böylesine yıkım hadiselerde kimsenin evine yaklaşmayacağı ortadayken, halen daha çadır sorunuyla uğraşıyoruz. Döviz rezervleriyle övünen Türkiye, finansal sıkıntılarla mücadele etmeyi başarırken, artık işin insani boyutunu da dikkate almak zorunda.
Üniversite yıllarımda yurtta aynı odayı paylaştığım Ağrılı bir arkadaşım, pencerenin önünde hüzünlü bir şekilde bardaktan boşanırcasına yağan yağmuru izliyordu. Yüzündeki ifadeden bir şeylere üzüldüğünü anladım ve sordum: "Ne oldu?" Yaklaşık 25 yıl önce verdiği cevap anlamlıydı. "Millet mahvoldu. Bu yağmurda bütün evler akar, bizimkileri, evleri, yayladaki damları düşünüyorum."
Evet, 25 yıl önce yağmurla evinde, yayla damında ıslanan insanımızın, Doğu ve Güneydoğu'daki canların geçen sürede kat ettiği fazla bir şey olmadı. Bırakın depremi, henüz tüm insanlarımızı, yağmurdan koruyacak donanımlı iskânlara kavuşturamadık. Deprem bölgesinde yaşamamıza rağmen işin doğal afet boyutunu halen daha gündemimize almış değiliz.
25 yıl önceki tabloyu merak ettiğimde, hâlâ birçok şeyin değişmediğini, değişimin sandığımızdan çok daha yavaş gerçekleştiğini öğrendim. Hayata daha iyi yerden tutunmak isteyenler büyük şehirlere göç etmişler. Geride kalanların bir kısmı imkânları ölçüsünde yaşam kalitesini yükseltebilmiş, ama o da yağmurdan koruyacak evler inşa ederek. Henüz depreme dayanıklı binaların imarı için yeterli adım atılmış değil. Dileriz son üzücü hadise bunun için başlangıç olur.
Bölgeyi ve bölge insanını bilmeden tuhaf laflar edenlerin, doğal afetlerle imtihan edilmemesini diliyorum. Tüm bahanelerin kaynağında kendimizin olduğunu unutmayalım lütfen....

***

Anka beşinci uçuşunu da yaptı

Türkiye'ye önemli bir ivme kazandıracak Türk İnsansız Hava Aracı (ANKA) pazar günü Eskişehir'de beşinci deneme uçuşunu başarıyla gerçekleştirerek finale bir adım daha yaklaştı. Daha önceki uçuşlarını merakla takip ettiğimden biliyorum ki, insansız hava aracı geliştirmek komplike bir iş. Yerden havalandırmak, havada uçurmak, havadan temin edilen bilgileri merkez istasyona aktarmak ve sağ salim yuvaya dönmenin birçok teknik detayı var.
Projenin ülkemize ümit vaat edecek şekilde başarılı yürüdüğü gözlemliyorum. Fakat ANKA'nın tam anlamıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine girebilmesi için yaklaşık 50'ye yakın uçuş yapması gerekiyor. Ancak başlangıçtaki ilk beş uçuş hayati öneme sahipti. Daha fazla zaman aldı. Hatta ciddi olumsuzluklar da yaşandı. Son beşinci uçuş müjdeli bir geleceğin habercisi diyebilirim. Kanaatimce ciddi bir problem çözüldü.

Yukarı