TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Elektrik ihaleleri dökülmeye devam ediyor...

Elektrik dağıtım ihalelerinden daha çok sıkıntılı haberler gelecek. Dün iki bölge için davet edilen, ikinci sıradaki grupların talep ettikleri ek sürenin son günüydü. Boğaziçi için Aksa'dan ve Trakya bölgesi için de IC-İçtaş'tan gelecek haberlere odaklandım. Zaten hayırlı bir haber olsaydı, son gün beklenmezdi. Trakya'nın rakamı küçük olmasına rağmen IC-İçtaş, bu atmosferde tam olarak finansmanı bulamamış, ancak 575 milyon dolar bulacağı yönündeki inancını koruyarak "ek geçici teminatı" yatırmış.
Fakat Türkiye'nin en büyük elektrik dağıtım bölgesi Boğaziçi için bu atmosferde kaynak bulması gerçekten çok zor. Üstelik Mehmet Emin Karamehmet ve Mehmet Kazancı ortaklığının, ihalelerde akıl ve mantıkla izah edilmeyecek rakamlar teklif etmeleri, Türkiye'ye ciddi zaman kaybettirmekle kalmıyor, imajını da ciddi zedeliyor. Bariz örneği ortada. Aksa da Boğaziçi için gerekli olan 2 milyar 751 milyon dolar finansmanı bulma ümidi taşımadığı için "ek geçici teminatı"yatırmadı. Ve 20 milyon dolarlık "geçici teminatı"Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından irat olarak kaydedildi.
Birinci sıradakiler elenip ikincilere teklif yapıldığında, üçüncü sırada olanların, kendi çalışmalarını, dağıtım bölgeleri için hesap ettikleri nihai rakamları terk edip birincilerin tekliflerine takılarak ihalede yarıştıklarını ve "Bazı bölgeler için üçüncüler bile ipi göğüsleyemeyebilir" vurgusunu yapmıştım. İşte o noktaya doğru hızla gidiyoruz. Ancak devletin ilgili birimlerinin şapkayı önlerine koyup düşünmeleri gerekir. Bu tarz ihaleler için paradan daha kıymetli şeyin, sağlıklı bir elektrik dağıtım sistemine geçiş olduğunu bilmeleri gerekir. Bölgeleri değerinin üzerinde ihale etmek, Türkiye'nin geleceğiyle oynamak değilse nedir?

***

Yedi ihale sıfır sonuç

Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve ÖİB'ye sormak istiyorum: İhalelerde en düşük rakamı verenleri eliyorsunuz, kamu menfaatini gözetmek için. Peki, astronomik rakam verenleri neden elemiyorsunuz? İhaleye çıkmadan önce bu bölgelerin değerine yönelik çalışmaları yaptığınıza göre bir ürüne veya dağıtım bölgesine değerinin iki katı para verilmesini nasıl izah ediyorsunuz? Az vereni elerken, astronomik teklif vereni hangi mantıkla alkışlıyorsunuz? Yedi dağıtım bölgesinin özelleştirme ihalesini yaptınız, ama hiçbiri başarılı olamadı. Her türlü şartlar değişmesine rağmen de sıradakini görüşmeye davet ediyorsunuz.
Yabancı yatırımcı çekilmesi amacıyla ihaleler dolar olarak yapıldı. Ama hiçbir dağıtım bölgesi için yabancılardan teklif gelmedi. Kayıp kaçak gibi önemli bilgilerin doğru çıkmadığı bölgeler de var. İhale yapıldığı esnada dolar 1.45-1.50 aralığındayken, bugün dolar 1.80 seviyesine çıktı. Dolayısıyla hesaplar çok değişti. Avrupa'daki ekonomik tablo bozuldu. Euro bölgesinin başı başta Yunanistan olmak üzere diğer ülkelerle de sıkıntıya girdi. Dünyadaki genel ekonomik hava sebebiyle finansman maliyetleri yükseldi.

***

Türkiye'yi gücünün üzerinde görmenin cezası

Karamehmet, ortağı Mehmet Kazancı ile yüksek fiyat verdiğinde, vizyonerlikten, şapkadan tavşan çıkarmaktan bahseden çok oldu. Şimdi durumu izah eden yok. Dünyanın neresinde böyle bir ihale şekli ve neticesi gerçekleşiyor, merak ediyorum. Neden gerçekle, hesapla, planla fazla ilgilenmiyoruz. Bugün Türkiye'yi gücünün üstünde bir yere konumlandırmak isteyenler ve emperyal sevdaya tutuşanlar için 3 liralık malımızı 6 liraya satmamız büyüklüğümüz, Türkiye gücü olarak sunuluyor. Ve yanlışın büyüğü burada yapılıyor.
Önemli olan elektrik dağıtım gibi hayatın her noktasına temas eden alanlarda sürdürülebilir ihaleler, özelleştirmeler yapmak, güven tesis etmektir. Devlet adına vurgun hesabı yapmak yanlıştır. İhale bedelleri kadar, bu bölgelerde faaliyet gösterecek şirketlerin mali ve teknik yapılarına, planlarına, projelerine de önem verilseydi, bugün bu tabloyla karşılaşmazdık. Özetle ihale mantığı yanlış...

Yukarı