TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Devlet Denetleme Raporları ne işe yarar?

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu, maden kazalarından hava aracı kırımlarına kadar birçok alanda ilginç denetim raporlarına imza atıyor. Fakat ne netice alındığını veya nasıl bir sonuca ulaşıldığını, ilgili kurumların, bakanların, mahkemelerin neler yaptıkları net bilinmiyor. Başkanı Cemal Boyalı ve üyeler İsmail Hakkı Sayın, Faik Ceceli, Mehmet İlhan, Mehmet Ali Özkılınç tarafından hazırlanarak, internet ortamına koyulmuş 32 adet rapor içinde dikkatimi çekenleri detaylıca okudum. Çok yerinde doğru tespitlerin, usulsüzlüklerin devletin en tepe noktası tarafından ortaya çıkarılması hoşuma gitti, ama düzen bozanlar ortalıkta dolaşıyor. Bahse konu edilen yanlışlar aynen sürüyor, bir düzelme emaresi bile yok. Aklım almadı bu nasıl bir iş.
Elbette bu raporlar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün talimatları doğrultusunda başlatılan denetimler neticesinde hazırlanıyor. Sonra en üst makama sunuluyor. Fakat denetlenen yerlerle ilgili netice değişmiyorsa, bunu nasıl yorumlamamız gerekir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) hakkında raporun tamamına katılıyorum. Belki bu incelemeler sebebiyle ya da başka nedenlerden dolayı eski genel müdür, milletvekili olma sevdasıyla kalktığı koltuğa bir daha geri dönemedi. Ama eleştiri konusu olan havayolları, şirketler aynı yöntemlerle uçuşlarına, faaliyetlerine devam ediyor. Peki bu garip bir durum değil mi? Türk Hava Yolları'na (THY) yönelik bir iltimas olsa milli havayolu denip kısmen hoş görülebilir. Ama özel şirketlere, üçüncü sınıf ülke mantığıyla yapılan ayrıcalıkların hesabını kim soracak. Veya yeter artık kim diyecek?

***

Azerbaycan ile gaz ve petrol sarmalı...

Şahdeniz II'den doğalgaz anlaşması olarak gündeme gelen mevzuların, henüz anlaşma statüsü kazanmadığını ve kazanması için ümitleri yeşerttiğinin altını çizelim. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Petrol Boru Hattı'nın Türkiye bölümünü işleten BOTAŞ International Limited'in (BIL) zarardan kurtarılması için anlaşma tazelemek Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ile yapılan en somut iş. O da Türkiye'yi zarardan kurtaran bir detay olduğu için kayda değer.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Şahdeniz ll'ye yönelik en somut gelişmeyi yakaladığımızın altını çizerken, Azerbaycan ile Türkiye'nin bölgede bugüne değin tek somut olayına işaret ediyor olması üzücü. Ve bu gelişme de henüz tam olarak rayına oturmuş değil. Oturması için de Azerbaycan ile daha yakın çalışmak gerekiyor. Aksi takdirde birileri kafalarını çelebilir.
Şahdeniz II'den 6 milyar metreküp gazı Türkiye alacak, ama bu gazı üçüncü ülkelere de ihraç hakkı olacak. 10 milyar metreküp gaz da Avrupa'ya ihraç edilecek, fakat transit detaylarının tam rayına oturtulması kaydıyla. Az da olsa ihraç kaydıyla gaz almamız önemli, ancak karşılığında Azerbaycan tarafının ne istediği bence daha merak uyandırıyor. Dolayısıyla kardeşlik hukukunu, ticari detaylarla ilerletmek için Azerilere en azından İsviçre hukuku kapsamında İngilizler kadar yakın olmamız gerekiyor.

***

Rusya'nın Avrupa'ya ilgisi azalıyor

Türkiye'nin Nabucco Doğal Gaz Boru Hattı'na çok önem atfettiği günlerde, Rusya da Güney Akım projesiyle yarışta güçlü bir rakip olarak vardı. Hatta Avrupa doğalgaz piyasasının daha fazla çeşitlenmemesi ve Nabucco gibi projelerin önünü kesmek için kendi boru hatlarını daha erkenden faaliyete geçirme yolunda gayret sarf ediyordu. Dün Rusya'yı çok yakından bilen bir misafirim bu ilginin azaldığını, Rusya'nın Çin ve Güney Kore ile enerji anlaşmalarına, boru hatlarını daha öncelediğini söyledi. Hatta Avrupa'nın ekonomik kriz sebebiyle "Doğalgaz fiyatlarını aşağı çekin" teklifine ret cevabı verildiğini ifade etti. Neden olarak da, Rusya'nın ekonomik sıkıntı yaşadığı zor günlerinde Avrupa'dan yardım adı altında gelen yüksek faizli paralan, denizlerinin ve yeraltı kaynaklarının Avrupalılar tarafından talan edilmesini gösterdi. Bana Rusların bu bakışı açısı enteresan geldi.

Yukarı