TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Parayı terminale değil İzmir'in geleceğine verdik

Adnan Menderes Havalimanı'nın ihalesinden sonra TAV Havalimanları CEO'su Sani Şener'le İzmir'de bu yeni gelişmenin geleceğini, en yüksek rakamın verilme nedenini küresel oyuncu olma yolundaki hedeflerini konuştuk. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın İzmir milletvekili olmasının getirdiği hızı, projeleri ve şehrin hinterlandıyla birlikte geleceğini değerlendirip rakamlarla ifade ettiklerini belirten Sani Şener, "İzmir çok önemli kentlerimizden birisi. Ama ulaştırma sektöründe hak ettiği yerlere geldiğine inanmıyorum" notunu düştü. İlginç olan ise Şener'in hak ettiği yere gelmesine olan inancı. "Biz dış hatları yaptık ve işletiyoruz. Fakat şu an baktığımızda dış hatlar istenilen yolcuyu hiçbir zaman yakalayamadı. Bundan sonra İzmir'de büyük bir büyüme olacağına inananlardanız. İç hatların işletmesinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nde, dış hatların da bizde olmasının getirdiği bir sıkıntı vardı. Bir sinerji yaratamıyorduk. Bu durum Türkiye'de en başarılı özelleştirmeyi yapan DHMİ sayesinde ortadan kalktı." Bu sözler gösteriyor ki, TAV İzmir'den çok şey beklediği gibi İstanbul, Ankara hatta Antalya'nın da yükünü hafifletmeye adaylar. Sani Şener'i sorularla biraz detaylı konuşturmaya çalıştım:

"BÖLGENİN YARI MERKEZİ OLACAK"
"Türkiye'de 2002'de 30 milyon olan yolcu sayısı, 102 milyona çıktı. Bu çok önemli bir rakam. Özelleştirme projelerinin nihayetinde oluyor bunlar. Özelleştirme projelerinin önemi şu: İzmir'de iç hatları büyütmemizle birlikte 3 milyon Euro yatırım yapacağız ve dış hatlara bağlayacağız. Öncelikle transfer yolcu artacak, beraberinde İzmir'in yarı hub, İstanbul gibi tam bir hub değil de bölgesel semi-hub yarı merkez olacağına inanıyorum. İstanbul ve Ankara'daki trafik sıkışıklığından dolayı uçuşlar İzmir'e kayacaktır. Japonya bunu böyle yaptı. Tokyo'da trafik çok artınca yurtdışı uçaklarının çoğunu Osaka'ya indirdi. Osaka'dan İstanbul'a taşıdı. Yani aynı slotları çok verimli kullandı. İç ve dış hatlarıyla Ankara'yı da İstanbul'u da biz işletiyoruz. Şimdi, İzmir'de de iç ve dış hatları birlikte işleterek çok ciddi bir sinerji yaratacağız.

BİR MİLYON ARTIŞ BİN KİŞİLİK İSTİHDAM
Devletin altyapı sağlayıcısı durumunda olan havalimanlarını ticari müesseselere çeviriyoruz. Gelir artıyor, ciddi istihdam yaratılıyor. Havacılıkta bir milyon yolcu artışı, havalimanında bin kişiye istihdam sağlar. Şehirde de bin kişiye istihdam sağlar. Bin kişi de bundan faydalanır. Yani 3 bin kişi bir milyon yolcudan fayda alır. Çarpan etkeni yani ekonomiye katkısı 3.25'tir. Finans sektörünün 2'dir ama ulaştırma sektörünün, havalimanının 3.25'tir. Çok ciddi bir çarpan etkisi vardır.
İzmir'in iç hatlarında 6.5 milyon yolcu var. Bu çok ciddi bir rakam. 2.5 de burada (dış hatlarda) var. Toplamda 9 milyon yolcu demek, bu 9 milyon yolcunun yetmeyeceğine inanıyorum. İzmir müthiş bir potansiyel. Yani biz iç hatların büyümesiyle birlikte İzmir'de iç turizmin çok ciddi artacağına inanıyoruz. İzmir'deki sözleşmemiz 2015'te bitecekti. Önceden 6 yıllık bir süremiz vardı. Bu da çok kısa bir süreydi. Bu sürede çok uzun vadeli planlar yapamıyorduk. Ama şimdi İzmir'de bundan sonraki 20 yıl, 2032'ye kadar havalimanı bizim. Çok ciddi, uzun vadeli planlarımız olacak. İzmir'in tanıtımına çok faydamız olacağına inanıyorum. Üsküp'ü, Tunus'u, Gürcistan'da Tiflis'i, Batum'u tanıtıyoruz. Burada da İzmir'i tanıtacağız.
Bizim organizasyonel mimarimize baktığınızda, standartlarla o yerdeki lokal yapının denge sağlıyoruz. Kendi standartlarımız var. Onları uyguluyoruz. Ama uygularken Tunus'un, Medine'nin, Gürcüstan'ın, İzmir'in, İstanbul'un ayrı dinamikleriyle hareket ediyoruz."


'İhaleyi 11 havalimanı tecrübesiyle aldık'

"Bizim ihalelere hazırlanmamız rakiplerimize göre çok çok daha kolay. Çünkü biz 11 tane havalimanında çok büyük bir deneyim kazanmışız. Yani bilgi sermayemiz çok yüksek. Bu bilgi sermayesiyle bizim diğer rakiplere göre avantajımız var. Öyle bir finansman tarihçemiz var ki, rakiplerimiz bulduğumuz rakamlarla finansman bulamıyor. Onun için biz devlete daha fazla para verebiliyoruz. En önemli kısım burada finansmandır. İkincisi TAV'ın nakit sermaye yatırabilecek durumu çok yüksek. Üçüncüsü biz tüm kaynakları ortak kullanabiliyoruz. Güvenlik, IT Ticaret, Duty Free, Yiyecek-İçecek şirketimiz var. Bizim ölçek ekonomisinde maliyetimizi düşürüyor. Türkiye'nin bu özelleştirmelerdeki karizmasının çizilmemesi lazım. Aksi takdirde dünyadaki finans piyasalarından, finansal enstitülerden para almanız çok zorlaşır.

YOLCU SAYIMIZ 220 MİLYON OLABİLİR
Türkiye'nin uçan yolcu sayısı 102 milyon, nüfusu 73 milyon GDP'si 1.4 milyon. Gelişmiş ülkelerde GDP 3, yani Türkiye'nin yolcu sayısı 210-220 milyon olabilir. Bu kadar büyüyebilir. Dünyanın da uçma eğilimine bakarsanız 5 milyar yolcu var, 7 milyar nüfus var, 0.7 oluyor. Daha çok büyüyecek dünya nerede büyüyecek Asya'da, niye çünkü Çin'de daha 0.30. Biz de 1.4 onlarda 0.30.

Yukarı