TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Başbakan'ın ameliyatında Koç katkısı

Gazetelerde yer alan veya ilgili mercilerden gelen haberlere göre Rahmi Koç, Başbakan Erdoğan'a "Geçmiş olsun" ziyaretinde bulunmuş. İstanbul Dolmabahçe'deki çalışma ofisinde Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç'u kabul eden Erdoğan, ziyaret için yaklaşık yarım saat ayırmış.
Görüşmenin içeriğiyle ilgili daha fazla bir açıklama yok. Koç Holding'e yakın kaynaklar, ziyaretin "Geçmiş olsun" çerçevesinde yapıldığını, başka konunun gündeme gelmediğini vurgulamışlar.
Ancak benim öğrendiğim daha ilginç ayrıntılar var. "Geçmiş olsun" ziyaretinin arka planında Başbakan Erdoğan'a ameliyat öncesi verilen Amerikan Hastanesi desteği söz konusu. Bu sebeple Başbakan, Rahmi Koç'un ziyaretine daha bir önem atfetmiş olabilir.
Koç'un ziyaretinin içeriği hakkında fazla spekülasyon yapacak durumda değilim, ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bağırsak problemi nedeniyle "laparoskopik" yöntemle ameliyata hazırlık öncesinde de 1.5 yıllık bir ilaçla tedavi dönemi var.
Ameliyatla ilgili detaylara gelince... Başbakan, ameliyat için özel bir hastaneye karar vermiş. Ancak Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bu durumun hükümeti yıpratacak, "Devletin hastanesi yok mu?"eleştirileriyle kamu hastanelerine güveni azaltacak dedikodulara fırsat vereceği gerekçesiyle, Başbakan Erdoğan'ı Marmara Üniversitesi Araştırma ve Eğitim Hastanesi'nde ameliyata ikna etmiş. Böylece "Sağlık Bakanı ameliyat olacak" bilgisi dahilinde Marmara Üniversitesi Hastanesi'nde hazırlıklar yapılmış.
Marmara Üniversitesi'nin hastanesinde ilgili bölümler kapatılmış. Asansörden kapılara kadar değişimler yapılmış. Acil kapılar bile kapatılmış ve ameliyat için gerekli olan cihazlar da Amerikan Hastanesi'nden getirilmiş.

***

İlaçta ikinci gol geliyor

Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in yürüttüğü ilaç fiyatlarını baskılama çalışmalarında henüz yeterli bir mesafe alınmadı. Hatta temininde güçlük çekilen ve jeneriği olmayan, çoğunluğu ithal ürün olan ilaçların indirim tartışmasında geri adım atıldı. Aslında bu konuda Sağlık Bakanlığı'nın ciddi çalışmalar yaparak fiyatları önemli oranda aşağı çektiği biliniyor. Ancak vatandaşın hastaneye, doktora ve ilaca erişiminin kolaylaşması sebebiyle harcamalar tavan yapmış durumda. Bu çerçevede ithal ürün ile yerli arasındaki makas da giderek açılıyor. 2005 yılında ithal ilacın payı yüzde 41 civarındayken, 2011 sonu itibarıyla yüzde 60'ın üzerine çıkacağına dair işaretler de belirmiş durumda.
Halbuki 2010'da toplam ilaç pazarı 14.7 milyar büyüklüğe ulaşmış ithalin payı % 51 ve yerli üretimin oranı ise % 49'a gerilemişti. Buna rağmen milli ilaç sanayiinin gelişmesi, yerli ilaç endüstrisine yabancı yatırımcı sağlanması için teşvik ve destek politikasına dair bir açıklama olmamıştı. Belki ilaç endüstrisinin tamamına değil, ama nokta tespitlerle belli alanlar için teşvik ve destek politikası gerekiyor.
Eğer ilaç tüketiminde gösterilen hassasiyetler üretiminde de gösterilmezse, gelinen son nokta farklı alarm zilleri çalmasına sebep olacaktır. Geçen yıl takriben 4 milyar dolarlık ilaç ithaline karşılık, 400 milyon dolarlık ihracat yapmışız. İlaçta dış ticaret açığının büyümesi, ithal oranının giderek yükselmesi, içerideki işgücünü, yatırımı, katma değeri de vurmaktadır. Hasılı sadece ilaç fiyatları üzerinden yürütülen tartışmalara başka bir boyuttan bakmak için Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile diğer ilgili bakanların da devreye girmesi gerekir.

***

Düzenleyici kurum faturaları da düzenler!

15 gün önce elektrik faturasını oluşturan kalemleri irdelemiştim. Cevap gelmeyince bir çalışma olduğunu anladım. Düzenleyici kurum dediğin böyle olur. Çözüm üretir. Vatandaşı elindeki faturaların detayına baktırarak üzmez, germez. Enerji Piyasası ve Düzenleme Kurumu (EPDK) da neticede üzerine düşen düzenleme görevini yapmak üzere yola çıkmış. Elektrik faturalarındaki yeni düzenlemeye göre TRT payı ve kayıp-kaçak oranı faturalarda artık gösterilmeyecekmiş. Ne güzel... Şimdiye kadar neden gösterip vatandaşı üzüyordunuz, onu anlamadım?

Yukarı