TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Bakan Yıldız tespitlerimin dışına çıkmamış

Rusya'dan Batı Hattı üzerinden aldığımız doğalgaz kontratının yenilenmeyeceği gündeme geldiğinde neler olabileceğini 3 başlık altında yazdım.
Gaz krizi olmayacağını, Rusya'nın fiyatta indirim yaparak Türkiye'den yine bir kamu kurumuyla kontrat yenileyeceğini, ama karşılığında Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı için Karadeniz'de Türkiye'den onay isteyeceğini kaydetmiştim. Hatta arka planda enerji oyununun devam edeceğini, işlerin burada bitmeyeceğini ve gelişmelere salt doğalgaz tartışması gözüyle bakılmayacağını gündeme getirmiştim. Aynen yazdığım üzere hadiseler devam ediyor.
Henüz Türk-Rus enerji satranç oyunu bitmiş değil. Zira söz verilen ve anlaşması yapılan birçok hususta somut gelişme yok. Bunun için de Putin'in Rusya Devlet Başkanlığı koltuğuna oturmasını beklememiz gerekebilir, notunu düşmüştüm. Ancak Putin erken görüntü vermeye başladı.
Dün Rusya'dan gelen haberlerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin ve Rusya Başbakanı Vladimir Putin fotoğraflarda yer alıyordu. Halbuki görüşme Seçin ile Yıldız arasında olacaktı. Putin kareye girdiğine göre önemli gelişmeler var. Zaten Güney Akım'ın inşasıyla ilgili doğalgaz alanında işbirliği anlaşmasına da imza konmuş. Bakalım Samsun-Ceyhan, rafineri ve diğerlerine sıra gelecek mi?
Ayrıca Rusya'daki anlaşmaya pek göz önüne çıkmayan BOTAŞ Genel Müdürü Fazıl Şenel ve Gazprom Başkanı Aleksey Miller imza koymuş, ama Türkiye'de doğalgazın kamudaki adresi bu tarihten çeşitlenebilir...

***

TMSF avukatları işbaşında...

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)-Sabah-ATV ilişkilerinde kaydedilen önemli gelişmeler olmasına rağmen yazmayalı epeyce zaman geçmiş. Bu arada 2008 ve 2009'daki yazılarımda gündeme getirdiğim muvazaalı işleri, TMSF avukatları yargıya taşımış, başarılı sonuçlar almışlar. Peki, hadise neydi?
Dinç Bilgin ve Başkurt Okaygün fiktif senetlerle Sabah Yayıncılığı borçlandırmış ve bu senetlerle Okaygün'ün şirketlerinde yanında çalıştırdığı çaycı, odacı gibi kişilere senet ciro ederek, sözde alacaklılık/borçluluk ilişkisi oluşturmuşlardı. Bu muvazaalı senetler icraya konulmuş ve o dönemde TMSF kontrolündeki Sabah Yayıncılık'ın avukatlığını yapan, aynı zamanda da Dinç Bilgin'in avukatı olan İplikçioğlu Hukuk Bürosu, bu muvazaalı takibe itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesini sağlamıştı. Sabah-ATV satışından haksız yere para alabilmek için de TMSF'ye müracaat etmişlerdi.
Bu muvazaalı ve TMSF'yi dolandırmayı amaçlayan girişimi köşemde yazarak, TMSF'yi göreve çağırmıştım. Yazılarımdan sonra TMSF yönetimi durumun yazılarımda bahsedildiği gibi olduğunu görünce, TMSF kontrolündeki Sabah Yayıncılık'ın vekilliğini yapan İplikçioğlu Hukuk Bürosu'nu azletti. Yerine atadığı yeni avukatların da senetlerin ve icra takiplerinin muvazaalı olduğunu iddia ederek açtığı dava 14. Asiyle Ticaret Mahkemesi tarafından TMSF'nin lehine sonuçlandı. Mahkeme Hâkimi Aliye Kaya söz konusu fiktif ve muvazaalı senetlerin iptaline karar verdi.
Böylece bu ikilinin kontrolünde yürütülen TMSF kaynaklarından haksız çıkar elde etme girişimi de mahkeme tarafından tespit edilerek iptal edilmiş oldu. TMSF avukatları Pelin Tezeren ve İrfan Şahin'i yürüttükleri davadaki başarılarından dolayı tebrik ediyorum. Haklılığımı tescil etmiş, kamunun hakkını korumuşlar...

Yukarı