TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Bu mantıkla yerli uzay mekiği bile yaparız

Yerli otomobil için ortaya çıkan projeleri ilgiyle izliyorum. Çünkü yerli veya milli sıfatıyla neyi kastettiğimiz de belli değil, nereye varmak istediğimiz de. Bu çıkışlar Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın (SSM) "Yerli katkı oranını artırdık" sloganına dönerse, hiçbir şeye benzemez. Çünkü yerli katkı oranıyla sadece birilerine para aktarıp, abat edersiniz. Teknoloji transferi de teknolojiye yatırım yapan da olmaz, üniversite/sanayi buluşması ise hayal olur. Başladığınız yere para ve zaman kaybederek dönersiniz.
Halbuki yerli katkı oranının yerine, hedefe işlerin sonunda yüzde 100 yerli tasarım kabiliyetine ve üretim becerisine ulaşma stratejisi koyarsanız anlamlı olur. Bir ülkenin, "Kendime ait uçağım, otomobilim, insansız hava aracım, gemim, helikopterim var"diyebilmesi için başarması gereken yerler bellidir. Yoksa uçak yapan, otomobil üreten ülkelerin firmaları, nereden baksanız donanımlarının yüzde 60-70'ini, bazen yüzde yüzünü bile dışarıdan başka ülkelerden, çeşitli firmalardan temin ederler. Tasarım ve teknoloji size ait olduktan sonra üreteceğiniz otomobile veya uçağa Türkiye'de yerli katkı oranı yüzde 10 olsa bile bir şey değişmez. O ürün yerlidir ve yüzde yüz millidir.
Elimde Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'a bağlı SSM'nin çıkardığı "Savunma Sanayii Gündemi' isimli bir dergi var. Daha önce SSM'de çalışmış sonra savunma sanayii alanında önemli işler yapan KOBİ şirketleri kurmuş Emin Ergin ile yapılmış bir röportajdan yerli katkıyı veya yerli ibarelerini güzel anlatan alıntılar yapmak istiyorum.
"SSM'nin ilk dönemlerinde teknoloji kazanımı konusu 'yerli katkı' adıyla tarif edilen ve yüklenici firmalara teslimatı yapılacak ürün bedelinin belli bir oranda yerli katkıyla üretilmiş olması gerektiği gibi genel bir yükümlülük getirilerek yapılmaya çalışıldı. Bu tanım oldukça geniş ve iyi niyetli olmayan yükleniciler tarafından manipüle edilecek bir tanımdır.
Nitekim yürüttüğüm projelerden bir tanesinde yüklenici firmanın Yerli Katkı Raporunu incelediğimde bir örnek vardı ki oldukça çarpıcıdır. Firmanın bir üst düzey yetkilisinin THY ile Business Class'ta yapmış olduğu yolculuk gideri ve Ankara'da kaldığı süre içerisindeki restoran giderleri 'Yer Katkı' raporunda yer almıştı."
Lafı uzatmaya gerek yok. Yerli katkı demek devletin imkânlarını tanıdığınız, bildiğiniz firmalara sunacaksınız, onlar da savunma sanayii veya başka projelere bir kısmını kendileri yaptıkları ürünleri koyacak, gerisini ithal edecek.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaza bağlı bürokratların savunma sanayiinde yerli katkı diye övündükleri manzara budur. Yani SSM'nin yön verdiği Aselsan gibi şirketler ürünü ithal etmiyor, bu işi bir başka yerli şirkete, yerli katkı olarak veriyor. Onlar da temini yapıp faturayı kesiyor. Diyelim ortaya yerli katkı oranı yüzde 90 bir tank çıktı. Bundan anlayacağınız faturanın yüzde 90'ının yerli şirketlerce kesildiğidir. Yerli teknoloji tasarım asla değildir.
Kritik donanımlar yurtdışından sağlanır, devlet de bu işleri bir politika olmadan, özel alan belirlemeden teşvik ederse adına yerli veya milli hangi sıfatı uygun bulursanız bulun uzay mekiği bile üretebilirsiniz. İyi fırlatmalar...

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
19 Ocak 2012 Perşembe, 16:32 Misafir sayın güntay bey yerli kelimesinin içini yanlış dolduruyorsunuz. özellikle savunma sanayi konusunda lütfen yerli üretim oranlarını gözden geçiriniz. son on yılda kat edilen yol hiçte azımsanacak düzeyde değildir. tabiki herşeyin bir anda olmasını bekleyemezsiniz. örneğin bugün hangi ülkeler üretip tasarladıkları gemilerin motorlarını bizati kendileri yapıyor. herşeyi yapamazsınız. bugün mtu gibi büyük firmaların tekelinde gemi vb büyük motorlar. önemli olan yapabildiğinizin en iyisini yapmaktır. ayrıca sizin üretebilmeniz yetmez onu alacak değer verecek bir yönetime de devletçe sahip olmalısın
Yukarı