TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Üçüncü havalimanı ne kadar gerekli?

Türkiye'nin hava ulaşımının son 10 yılda katlanarak arttığını Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile Türk Hava Yolları yetkilileri her fırsatta ifade ediyorlar. Ayrıca bundan 10 yıl öncesine gidip sektörün önde gelen isimlerine, hatta Bakan Yıldırım'a ve diğerlerine "Bugünleri tahmin edin"diye sorsaydık, sanırım böyle bir tabloyu ancak hayal edebilirlerdi. Dolayısıyla emeği geçenlere şükran borçluyuz. Türkiye, Çin, Hindistan, Uzakdoğu ve Ortadoğu'da büyüyen havacılık sektörüyle yarışmakla kalmadı, Doğu ile Batı arasında ülkemizi başka bir lige taşıdı. Ancak bundan sonrası için uçak almak ve meydan yapmaktan öte vizyoner olmamız gerekiyor.
Meydanlarımızın pazarlama şekli, kamu tarafındaki havacılık kurumlarının yönetim yapısı gözden geçirilmelidir. Trafiği az olan Erzurum gibi meydanlar açık semalara (open skies) benzer uygulamalarla teşvik edilebilir. Sürekli olarak belli merkezlerin, HUB'ların aynı hızda büyüme ihtimalleri üzerinden hesap yapılmaması icap eder. Çünkü hava trafiği geliştikçe, noktadan noktaya (point to point) uçuşlar da artacaktır. Bu durumda belli merkezlere yolcu toplayıp dağıtma oranları azalacak, direkt uçuş sayıları artacaktır. Ancak THY'nin öncelikle bölgemizde ve sonrasında dünya genelinde büyümesi, transit yolcu artışını da beraberinde getirecektir. Bu durumda Atatürk Havalimanı, kapasite sorunuyla yeni meydan yapılıncaya kadar sürekli gündemde olacak, THY için önemli bir handikap olmaya devam edecektir. TAV Havalimanları'nın ihaleyle aldığı Atatürk'ü 2021 yılına kadar işleteceği düşünülürse, 8-9 yıldan önce faaliyete geçmesi zor görünen 3. havalimanıyla birlikte düşünmemiz gereken başka realiteler olalı.
Halihazırda Atatürk Havalimanı'ndaki yoğunluk sebebiyle THY uçakları yerde ve havada yılda ortalama 130 milyon dolarlık ilave yakıt harcıyor. Ekstra maliyetlerin sirayet ettiği diğer alanlarla birlikte rakam daha da büyüyor. Buna THY dışındaki şirketleri de eklediğinizde Bakan Yıldırım'ın üçüncü köprüye neden ihtiyaç duyulduğuna yönelik yaptığı yakıt sarfiyatı, zaman ve iş kaybı hesaplarını Atatürk'e uyarladığımızda 8-9 yıllık süre için bir şey yapılması gerçeğini ortaya koyuyor.
Atatürk Havalimanı'nı ne kadar iyi yönettiğimizin, Avrupa'daki benzer büyüklükteki meydanlarla kıyasladığımızda neden aynı oranda hava trafik yönetim olmadığının ve uçak park meselesinin halen daha çözülmediğinin altını çizmek gerekir.
3. havalimanı olarak adlandırılan yeni meydan, gerçekten üçüncü mü olacak, yoksa Atatürk'ün yerine mi ikame edilecek? Hava ulaşımı büyüdükçe diğer şehirlerden yurtdışına olan direkt seferler, Ankara veya İzmir'in yeni bir merkez olma durumu, Sabiha Gökçen'in büyüme potansiyeli ele alındığında, "Atatürk'ün muhafaza edilerek yeniden dizaynı mı gerçekçi, yoksa yeni bir meydan yapmak mı?" sorusuna cevap bulmamız gerekir.
Ayrıca İstanbul'un hava trafiğine hep büyüyecek gözüyle bakıyoruz, ama büyüme hızını etkileyecek diğer ulaşım modlarındaki projeleri unutuyoruz. Mesela İstanbul-Ankara arasındaki Yüksek Hızlı Tren (YHT) 2013 sonunda devreye girdiğinde, iki nokta arasındaki hava ulaşımı en az yüzde 60 azalacaktır. Roma-Milan arasında hızlı trenin devreye girmesiyle ulaşım modları arasında benzer bir trafik dönüşümü örneğini hatırlatmak isterim.
Artık uçak gürültüsü sebebiyle şehir içlerinde kalan meydanların eleştiri konusu olmaktan nasıl çıktığı için de Zürih'e bakmak gerekir. Zürih meydanının gürültü etkisi, yeni nesil uçaklarla 60 desibelin altına inmiş durumda.
Bakan Yıldırım'ın "İstanbul'da 2023 yılında 150 milyon civarında yolcuya erişeceğiz" sözlerine, dünya havacılık sektöründe de gündemde olan, "Yolcuları tek büyük merkeze mi yoksa daha küçük çoklu merkezlere mi toplamalı" müzakereleri çerçevesinde bakılmalıdır. THY, İstanbul'dan New York'a günde 3 sefer mi yapmalı, yoksa bir uçuşunu da Ankara'dan mı gerçekleştirmeli? Önümüzdeki yıllarda dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A380 ile büyük merkezlerden uçuş mu, yoksa küçük merkezlerden dünyanın her tarafına uçan Boeing 787 mi daha rağbet görecek?

Yukarı