TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Enerjiye yön verenler yatırımcıya da gaz veriyor

Beklenen kar bu senenin sonuncusu olursa, kış uykusunda en az bir 11 ay daha geçirebiliriz. Ama sonrası felaket görünüyor. Doğalgazdan elektrik üretim projeksiyonumuz çok kötü. Bugün yüzde 50 seviyesinde olan doğalgazın elektrikteki payı 2-3 yıl içinde yüzde 70'lere çıkacaktır. Enerjiye yön veren yetkililer ise daha evvel "Doğalgazın payını yüzde 30'lara çekeceğiz" demişlerdi. Aynı yetkililer diğer yandan da doğalgaz yatırımına ve doğalgazcılara gaz veriyor. Bana inanmayan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş'a sorabilir, kurum nezdinde araştırma yapabilir. Çünkü bu konuyla ilgili verdiğim bilgiler için "yanlış" diyen olmadı. Neydi o bilgi: 53 bin 87 megavatlık 397 yeni doğalgaz santralı için EPDK'da faaliyet var.
19 bin 633 megavat için lisans verilmiş, 3 bin 600 megavatı uygun bulunmuş. İnceleme/değerlendirme aşamasında ise 9 bin 547 megavat varmış. Ve başvuru aşamasında da
20 bin 295 megavat bulunuyor.
Tam bir bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete durumu. Gazımız eksik olmasın...

Kamu ihalelerine ne karıştırılır?
Kamu İhale Kurumu'na (KİK) baskın yapıldığı haberlerini görünce elimdeki bir dosyayı bugün için beklettim. Ancak baskın neticesinden tatmin olmadım. Kamu ihalelerine bakış neden pozitif değil? Daha açık ifade edeyim; hakkaniyetli yapıldığına niçin inanılmaz? Neden her dönemde genelde fesat karıştırılarak alındığı kanaati vardır? Çünkü bu kanaatler boşuna oluşmamıştır. Zira ihaleyi kazanmak kadar imza atma süreci ve sonrasında işe başlayıp götürme dönemi de önemlidir. Basın toplantısıyla halkın gözü önünde yapılan ihalelerin bazıları incelendiğinde bile çeşitli nedenlerden dolayı sıkıntılı noktalar ortaya çıkabiliyor. En büyüklerden birisini de ben biliyorum.
Fakat KİK'te durum daha vahim. Hak aramaya giden, devlete sığınanlar ikinci tokadı da burada yiyebiliyorlar, amma velakin elimde farklı bir örnek, Sağlık Bakanlığı'nın en son çıktığı 3 uçaklık hava ambulansı ihalesi var. 1'i büyük 2 küçük uçakla çıkılan ihalenin 2 uçaklık kısmını birinci sırada kazanan, ama kaybettirilenlerin başvurusuyla ve iyi bir avukatın mücadelesiyle KİK'ten dönmüş. Yürütmeyi durdurma kararı verilmiş.
İhaleye fesat karıştırılmasının bir ucunda ise Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) var. Sağlık Bakanlığı'nın ambulans ihalesini yapan ilgili genel müdürlüğü, SHGM'ye "İhaleyi kazanan şirketin bilmem ne lisansı var mı?" diye soruyor. Onlar da hazır ve nazır olarak "Hayır yok"diyorlar. İhale yapıldıktan sonra gelen böyle bir sorunun amacı bellidir. Aslında doğru cevap da, "Uçak gelince o lisans da doğal olarak verilir"şeklinde olması gerekir. Ama tuzsuz çorba olur mu? Kamu ihalelerinin tuzu da fesatlardır. Çünkü uçağın zamanında gelmeme riskine karşılık da ilgili firmalardan 1.5 milyon lira teminat alınmıştır. Ama detaylarla uğraşılırsa ne ihale iptal edilir, ne de menfaat temini mümkün olur.
Dahası var. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetler Genel Müdürlüğü ile Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı SHGM arasındaki bu ihale kaptırmaca oyunu KİK'e taşındığında, birileri devreye girip "İstediğiniz kararı 300 bin Euro karşılığında çıkarırız"teklifi getiriyorlar. Ama karar çıksa bile neticenin nereye gideceği bilinmediği için teklif kabul görmüyor ve nüfuzlu avukatla iş çözülüyor. Ve yürütmeyi durdurma kararı 3'e karşı 5 oyla çıkarılıyor. Detayları bildiğimden, "hayır"diyen üç üyenin durumunu fazlaca merak ediyorum. Beyaza beyaz diyememiş üç üyenin...
Yakında Sağlık Bakanlığı, ambulans helikopteri ihalesine çıkacak. Koçoğlu'nun 17 helikopterle 5 yıllık süresi doldu. Bu ihaleye ilgi duyan sayısı da arttı. Bazı şirketler Amerika'ya ihale turu bile düzenledi. Ayrıca daha önceki ihalede helikopterlerdeki 5 yaş sınırı da bu turlar sayesinde 10 yaşa çıkarıldı ve ambulans helikopterin ihale şartnamesindeki tarif edilen balon camlı tipi de bir modele yaklaştırıldı. Bu defa işi sıkı tutacaklar anlaşılan, menfaati ve fesadı daha ihale başlamadan kardeş ilan edecekler...

Yukarı