TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Günde 250 uçuştan 1050 sefere...

Uzak diyar Moğolistan'da ikinci günümüz. Türkiye'nin iki katı bir toprağa sahip ülkenin nüfusu 2 milyon 800 bin. Nüfusun yandan fazlası da başkent Ulan Batur'da yaşıyor. Burada hangi yöne giderseniz gidin günlerce ıssızlıkla baş başa kalmanız anlamına geliyor, ama başkente yığılmayı becerdiklerinden trafik felaket. Yollar ise çok bozuk. Fakat hızla iyileşme var.
Moğolistan'da insan bir yönüyle kendini yeryüzünde yalnız, gökyüzünde ise ıssız hissediyor. Göktürk Abideleri'ne doğru ciplerle ilerlerken yol boyunca kendi başına dolaşan, atlar, inekler, koyun ve keçi sürüleri burada hayatın başka türlü aktığını gösteriyor. Göçebelerin güneş enerji sistemleriyle donatılmış çadırları, gözün görüş menzilinden çok daha ötelere giden ufuk çizgisi, steplerde tek başına bir Moğol'un atın üzerinde size doğru yavaş yavaş yaklaşması, geçmişte ve günümüzde insanoğlunun bu coğrafyayla nasıl ilişki kurduğu konusunda epeyce beyinleri kurcalatıyor.
Öyle sanıyorum ki, benim gibi ciddi meraklı bir kitlesi var, Moğolistan'da Göktürk Abideleri'ni, Uygur Türkleri'nin başkenti Karabalgasun'u, Moğol İmparatorluğu'nun başkenti Karakurum'u, Cengiz Han'ı ve en önemlisi bu tarihi değerler eşliğinde yer yüzüyle gökyüzünün birbirine adeta temas ettiği bu coğrafyayı görmek isteyen...
Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu'ya Ulan Batur seferiyle milli havayolumuzun kaç noktaya uçtuğunu soruyorum. Biraz düşünmek zorunda kalıyor. Zira biz Moğolistan'dayken, 193'üncü nokta olarak Fildişi Sahili'nin başkenti Abidjan'a ilk uçuş gerçekleştirilmişti. Uzun süredir beklenen Arjantin uçuşları ise ekimde başlayacak. Dolayısıyla Hamdi Topçu'nun detay verirken zorlandığı bir hızla THY büyüyor, gelişiyor. Aslında içten içe bizlerin de egosunu yükseltiyor, dünya genelinde temsil oranımızı ve etkinliğimizi de artırıyor.
THY'nin yeni bir ülkeye, şehre, havalimanına uçması demek oralarda Türk bayrağının sürekli dalgalanması anlamına geliyor. Bayrak daygalanınca sürekli olarak uçulan yerlerde akıllarda oluyorsunuz. Ticaret yapmak isteyenler açısından direkt uçuş, seyahat etmek isteyenler için de Türkiye her yönüyle velud ve zengin bir ülke. Her yeni hatla birlikte o ülkeyle olan ticaretimizin geliştiğinin altını da çizmekte fayda var. Rusya ile Çin arasında sıkışan Moğollar da THY'nin direkt uçuşuyla Batı'ya daha hızlı ulaşıp, ekonomilerini geliştirme şansı yakalayacaklar.
Dolayısıyla her açılan yeni hat aslında THY'nin bağlantılı uçuşlar için yeni yolcular, ürün çeşitliliği anlamına geliyor. Artı değer oluyor. Mesela Batı'ya uçan her bir THY uçağında 70 ayrı noktadan İstanbul'a gelip, seyahata devam eden yolcu varken, yeni açılan hatlarla bu oranlarda yukarı çıkıyor. Doluluk oranı da artıyor.


Uçak alımları dışında borç yok

Bu sene sonu itibarıyla uçak sayılarının 200 adet olacağını ifade eden Topçu, 10 yıl önce cirosu 1.2 milyar dolar olan THY'nin 11 milyar dolar seviyesine ulaştığına, 12 yıl vadeyle alınan uçak leasing'leri dışında borçlarının olmadığına vurgu yaptı. Uçak alımlarında devlet garantisi olmadığı gibi, kamu tarafından sermaye artışı da yok. THY uçak finansmanını da dünyanın en iyi finans şirketleriyle yaptığı gibi, finans durumu da en iyi olan havayolu. Hatta 5 yıl üst üste 'En İyi Uçak Finansmanı Yapan Şirket' ödülünü aldı. Ve daha önemli detaya ise Topçu şöyle işaret ediyor: "THY geçen yıl uçak alımı dışında 950 milyon dolar yatırım yaptı." Bunun anlamı milli havayolu alt şirketleriyle önümüzdeki yıllarda daha görünür olacak.
Topçu'nun verdiği rakamlar analiz edildiğinde, yani başka bir açıdan bakıldığında ise THY havacılık sektörünün lokomotifi olmaktan öteye geçmiş gibi görünüyor. THY'de iştirak şirketleriyle birlikte tam 29 bin 600 kişi çalışırken, Türkiye'de kamu ve özeller dahil havacılık sektöründe çalışan sayısı ise yaklaşık 110 bin. Sektör 13 milyar ciro yaparken, 11 milyarı THY'den geliyor. 2011 yılında 310 milyon TL ile en fazla sigorta primi ödeyen şirket yine THY oldu. THY bu sene yeni uçak alımlarını açıklayacak, ama galiba bunun yeri havacılık fuarı sebebiyle Londra olmayacak...

Yukarı